Enerji maliyetleri enflasyon baskısını artırırken Fed masada faiz seçeneğine döndü

Okuma Süresi: 4 Dakika
Enerji maliyetleri enflasyon baskısını artırırken Fed masada faiz seçeneğine döndü
Doviz.com
26 Temmuz 2026 12:34

Petrol fiyatlarındaki yükseliş ve artan enflasyon baskıları ABD Merkez Bankası'nın faiz kararına ilişkin beklentileri kökten değiştiriyor. İran ile yaşanan gerilimlerin brent petrolü 100 doların üzerine taşıması, piyasa oyuncularının temmuz ayı toplantısında faiz artırımı ihtimalini çok daha güçlü şekilde fiyatlamasına neden oluyor.

ABD Merkez Bankası'nın (Fed) gelecek hafta gerçekleştireceği faiz toplantısı öncesinde piyasalardaki dengeler yeniden kuruluyor. İran'da tırmanan çatışmaların etkisiyle petrol fiyatlarının tekrar 100 doların üzerine çıkması, enflasyon baskılarının artabileceği endişesini güçlendirirken yatırımcılar Fed'in temmuz toplantısında faiz artırımı ihtimalini daha yüksek bir oranla fiyatlamaya başladı. CME Group'un federal fon vadeli işlemlerine dayanan verilerine göre, Fed'in 30 Temmuz'daki toplantıda politika faizini 25 baz puan artırma olasılığı bir hafta önceki yüzde 13 seviyesinden yüzde 38'e yükseldi. Temmuz ayı başında açıklanan düşük enflasyon verisinin ardından neredeyse gündemden düşen faiz artırımı seçeneği, enerji fiyatlarındaki sert yükselişle tekrar değerlendirme aşamasına geldi.

Enerji piyasasındaki arz endişeleri ve petrol fiyatları

Değişimin temel nedeni, İran ile yaşanan çatışmaların küresel enerji piyasasında yarattığı yeni arz endişeleri olarak görülüyor. Brent petrolün varil fiyatı, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik "çok büyük bir saldırı" seçeneğini değerlendirdiğini açıklamasının ardından 100 dolar seviyesini aşarak mayıs ayından bu yana en yüksek düzeyine ulaştı. Brent fiyatı haziran ayındaki Fed toplantısından bu yana yaklaşık yüzde 25 yükselirken benzin ve motorin fiyatlarındaki artış hem tüketicilerin hem de Amerikan sanayisinin maliyetlerini yukarı çekmeye başladı.

Yeni Fed Başkanı Kevin Warsh, göreve başlamasından bu yana en önemli sınavlarından biriyle karşı karşıya kalıyor. Warsh, temmuz ayında Kongre'deki sunumunda yüksek enflasyona karşı "hiç tolerans göstermeyeceğini" söylemiş ancak para politikasına ilişkin net sinyaller vermemişti. Fed'in yakından takip ettiği PCE enflasyonu mayıs ayında yıllık yüzde 4,1 ile yüzde 2'lik hedefin oldukça üzerinde bulunuyor. Piyasalar, Warsh'ın enflasyonla mücadelede selefi Jerome Powell'dan daha sert bir duruş sergileyip sergilemeyeceğini yakından izliyor.

Fed içinde faiz artırımı konusundaki görüş ayrılıkları

Bank of America ABD Faiz Stratejisi Başkanı Mark Cabana, temmuz toplantısının artık tamamen açık hale geldiğini söyledi. Cabana'ya göre mevcut para politikası sanıldığı kadar sıkı olmayabilir ve yeniden yükselen petrol fiyatları Fed'i harekete geçmeye zorlayabilir. PGIM Başekonomisti Robert Sockin de gelecek haftaki toplantıyı "neredeyse yazı tura" olarak nitelendirerek faiz artırımı ihtimalinin ciddi biçimde yükseldiğini ifade etti. Fed Açık Piyasa Komitesi (FOMC) içinde de faiz artırımı isteyen üyelerin sayısının arttığı görülüyor. Dallas Fed Başkanı Lorie Logan ile Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, yüksek enflasyonla mücadelede daha fazla beklenmemesi gerektiğini savunuyor. Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari'nin de faiz artırımını destekleyebileceği belirtilirken PGIM'den Robert Sockin, "Fed içindeki şahin görüşler kritik kütleye ulaşmaya başladı" değerlendirmesinde bulundu.

New York Fed Başkanı John Williams gibi etkili isimler ise eylül ayına kadar beklemenin daha doğru olacağını düşünüyor. Haziran ayında tüketici enflasyonunun yüzde 3,5 ile beklentilerin altında kalması Fed içinde temkinli yaklaşımı destekleyen önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor. Eski Fed ekonomistlerinden Claudia Sahm, faiz artırımının ciddi biçimde tartışılacağını ancak şu aşamada çoğunluğun henüz bu yönde oluşmadığını belirtiyor. Clocktower Group'tan Eric Wallerstein, mevcut verilerin piyasaları şaşırtacak ani bir faiz artırımını haklı çıkaracak kadar güçlü olmadığını savunuyor.

Enflasyon üzerindeki yapısal riskler ve başkanlık sınavı

Ekonomistlerin görüşlerine göre enerji fiyatları tek risk teşkil etmiyor. Trump yönetiminin gümrük tarifeleri, yapay zekâ yatırımlarının yarattığı güçlü talep ve hizmet sektöründeki kalıcı fiyat baskıları, ABD'de enflasyonun hedefe dönmesini zorlaştırıyor. Columbia Threadneedle'dan Edward Al-Hussainy, mevcut enflasyon baskılarının önemli bölümünün petrol dışında kalan yapısal faktörlerden kaynaklandığını ifade ediyor. Bazı analistler ise Kevin Warsh'ın başkan olarak güvenilirlik kazanması için temmuz toplantısının önemli bir fırsat sunduğunu dile getiriyor. SMBC Nikko Securities Başekonomisti Joe Lavorgna'ya göre Warsh'ın şimdi faiz artırması, enflasyon beklentilerini kontrol altına alarak uzun vadeli tahvil faizlerinin düşmesine katkı sağlayabilir. Tercih edilen bu yaklaşım, kısa vadede siyasi baskılar yaratsa da uzun vadeli finansman maliyetlerinin düşmesine yardımcı olabilir.

Veri Türü Mevcut Değer / Durum Önceki Değer / Hedef
PCE Enflasyonu (Yıllık) %4,1 %2,0 (Hedef)
Temmuz Faiz Artışı Olasılığı %38 %13 (Bir hafta önce)
Brent Petrol Fiyatı 100 Dolar + %25 Artış (Haziran'dan bu yana)
Haziran Tüketici Enflasyonu %3,5 Beklenti Altı
İLGİLİ HABER Küresel enflasyon tedirginliği geri döndü Enflasyon endişesi üç farklı cepheden geri döndü. Orta Doğu'daki çatışmaların petrol fiyatlarını yükseltmesi, Trump yönetiminin yeni gümrük vergilerine hazırlanması ve yapay zekâ yatırımlarındaki büyük harcama dalgası, fiyat baskılarının kalıcı olabileceği tedirginliğini artırdı.