Orta Doğu'daki askeri gerilimin piyasalar üzerinde yarattığı şok devam ederken, hisse seçiminin önemi de daha fazla arttı. Uzmanlar ise yüksek faiz ve artan maliyetlerin sanayi ile otomotiv sektörleri üzerindeki baskıyı artırabileceğini belirterek, bu dönemde savunma sanayi, enerji ve gıda perakendesi gibi defansif alanların kazanç potansiyeli sunduğunu söyledi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri harekatı sonrasında piyasalarda sert fiyat hareketleri gözlendi. Stratejist Tuncay Turşucu, önümüzdeki dönemde savaşın etkileriyle enerji, elektrik, kimya ve emtia sektörlerinde güçlü performanslar görmenin mümkün olduğunu ifade etti. Yakın zamanda açıklanacak bilançoların ve makro verilerin takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Turşucu, "Bunların yanında sektör verilerine bakarsak Sigorta, Leasing ve Factoring siketlerinde güçlü 3 aylık veriler alacağız gözüküyor. Ayrıca nakit akışı güçlü Hizmetler sektöründe yine güçlü seyir olabilir" dedi. İlerleyen aylarda enflasyonda düşüş yaşanması durumunda bankacılık ve GYO sektörlerinde pozitif seyir görülebileceğini belirten Turşucu, uzak vadede çimento ve seramik sektörlerinin olumlu etkilenebileceğini dile getirdi. "Sanayi sektöründen karışık veriler alacağız görünüyor. Genelde zayıf sonuçlar görmek mümkün. Ancak bunların içinde pozitif ayrışanlar olacak" diyen stratejist, otomotivde hacim ve maliyet baskılarının sürdüğünü, beyaz eşya ve tekstilde ise zayıf performans beklendiğini aktardı. Gıda perakendecilerinin güçlü kalacağını öngören Turşucu, "GYO sektöründe faizler yüksek kaldıkça kira geliri düşük olan şirketlerde yatay seyirler olabilir. Kira geliri yüksek Şirketlere bakmakta yarar var" ifadelerini kullandı. Petrol fiyatlarının 70-75 Dolar bandını aşarak 100 Dolar seviyesine ulaştığını hatırlatan Stratejist Cüneyt Paksoy ise jeopolitik risklerin petrol fiyatlarını gündemin üst sırasına taşıdığını belirterek, performansın savaş süreci ve olası barış dönemi olarak ikiye ayrılması gerektiğini vurguladı. “Nakit akışı güçlü şirketler tercih edilmeli” Savunma sanayi ve enerji sektörlerinin arz dinamikleriyle desteklendiğini ifade eden Yatırım Finansman Müdürü Seda Yalçınkaya da, "Gıda perakendesi ve temel tüketim, talep dayanıklılığı nedeniyle pozitif ayrışmaya devam edebilir" değerlendirmesinde bulundu. Yalçınkaya, para politikasının sıkı kalması sebebiyle inşaat ve GYO sektörlerinde baskı oluştuğunu belirtti. Yalçınkaya, "Dayanıklı tüketim, talep daralması ve krediye erişim zorluklarından ötürü baskı altında kalmaya devam ediyor. Teknoloji ve büyüme hisseleri, globalde yüksek faiz ortamında değerleme baskısı yaşayabilir. İç talebe aşırı bağımlı ve borçluluğu yüksek şirketler genel olarak kırılgan görünüyor" ifadelerini kullandı. Kısa ve orta vadede nakit akışı güçlü şirketlerin tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Yalçınkaya, "Bu dönemde nakit akışı güçlü sektörler bilanço yapısını da güçlü kıldığı için daha tercih edilir tarafta olmalı" dedi. "Tedarik zinciri aksamaları Türkiye için fırsat sunabilir" Ahlatcı Holding Strateji Direktörü Tonguç Erbaş ise Borsa İstanbul’da bankacılık ve holding hisseleri öncülüğünde yükselişin sürebileceğini öngördü. Petrol fiyatlarındaki geri çekilmenin havacılık ve ulaştırma için maliyet avantajı sağladığını belirten Erbaş, 5G yatırımlarının telekomünikasyon sektörünü desteklediğini dile getirdi. Türkiye'nin Orta Doğu’daki tedarik zinciri aksamalarından fırsat devşirebileceğini kaydeden Erbaş, kimya ve gıda sektörlerinde güçlü bilançosu olan şirketlerin daha iyi performans sergileyebileceğini söyledi. Erbaş, iç talepteki yavaşlama nedeniyle beyaz eşya ve mobilya sektörlerinde toparlanmanın sınırlı kalabileceğini ifade etti. [news_id:845501]