JPMorgan, son yayımladığı Türkiye notunda, olası seçim tarihi, siyasi riskler ve kur gelişmelerine yönelik yorumlara yer verdi. JPMorgan, Türkiye ekonomisine ilişkin yayımladığı son analizinde Türk lirasına yönelik olumlu görüşünü sürdürdü. Bankanın müşterileriyle paylaştığı son notta, küresel ölçekte doların güçlenmesine rağmen dolar/TL'de gözlenen hareketlerin Merkez Bankası'nın öngördüğü kontrollü değer kaybı patikasıyla uyumlu ilerlediği aktarıldı. Kurdaki oynaklığın kamu bankalarının döviz satışları sayesinde sınırlı kaldığı belirtilen raporda, “USD/TRY kuru, halen kamu bankalarının satışlarıyla kontrol altında tutuluyor ve şu anda 46,4975 seviyesinde bulunuyor; bu da beklenen kademeli yükseliş patikasıyla genel olarak uyumlu” denildi. Dolarizasyon sinyali görünmüyor Bireysel yatırımcıların yeniden dövize yöneldiğine dair güçlü bir işaret bulunmadığının altını çizen JPMorgan, mevcut para politikasının başarısı açısından en kritik unsurun yerli yatırımcıların Türk lirasında kalmaya devam etmesi olduğunu söyledi. Dolarizasyonun kontrol altında kalması halinde mevcut döviz politikası çerçevesinin sürdürülebileceğini değerlendiren JPMorgan, son haftalarda yabancı sermaye girişlerinin hızlandığını bildirdi. Sermaye girişlerinin Merkez Bankası rezervlerine de olumlu yansıdığına dikkat çeken JPMorgan, swap hariç net uluslararası rezervlerin yeniden yaklaşık 30 milyar dolar seviyesine ulaştığını paylaştı. “Siyasi riskleri yakından izliyoruz” Raporda siyasi gelişmelere de yer verildi. Son haftalarda siyasi risk algısında kısmi bir iyileşme yaşandığını ifade eden JPMorgan, Özgür Özel hakkında hazırlanan dokunulmazlık fezlekesinin komisyona gönderildiğini hatırlatarak siyasi gelişmeleri yakından izlemeye devam edeceklerini açıkladı. Seçim takvimine ilişkin beklentisini de paylaşan JPMorgan, bankanın temel senaryosunun genel seçimlerin 2027 yılının sonuna yakın bir tarihte yapılacağı yönünde olduğunu duyurdu. Piyasaların gündeminde haziran enflasyonu olacak JPMorgan, Türkiye piyasaları açısından bir sonraki önemli gündem maddesinin ise gelecek hafta açıklanacak haziran ayı TÜFE verisi olacağını paylaştı. Notta, özellikle daha güçlü dolar zemininde yüksek bir enflasyon verisinin, TL’de enflasyonun altında kalmak kaydıyla bir miktar daha hızlı nominal değer kaybını haklı çıkarabileceği ifade edildi. Bunun amacının ise TL’de reel getiri çıpasını korumak ve yeniden dolarizasyon baskısının önüne geçmek olduğu aktarıldı. [news_id:890140]