Avrupa Birliği’nin Çin ile olan mal ticaretindeki açık temmuz ayında günlük 1,18 milyar euro seviyesini aşarak toplamda 36,5 milyar euroya ulaştı.
Avrupa ile Çin arasındaki ticaret dengesizliği otomotiv sektörünü yeniden tartışmaların odağına yerleştirdi. Çin’den Avrupa pazarına yönelen malların miktarı hızla artış gösterirken, Avrupa’nın Çin’e yaptığı ihracat rakamlarında gerileme kaydediliyor. Mevcut baskının en yoğun hissedildiği alanların başında ise hibrit otomobiller geliyor.
Avrupa Birliği temmuz ayında Çin’e 17,4 milyar euroluk mal ihraç etmesine karşın, aynı dönemde bu ülkeden 53,9 milyar euroluk ithalat gerçekleştirdi. Sadece bir ay içinde oluşan ticaret açığı 36,5 milyar euro düzeyine çıkarken, temmuz ayının 31 günü üzerinden yapılan hesaplamalar Avrupa’nın Çin karşısındaki açığının günlük yaklaşık 1,18 milyar euroya tekabül ettiğini ortaya koyuyor. Geçen yılın aynı ayında 32,3 milyar euro seviyesinde olan dış ticaret açığı, ithalatın bir yılda yüzde 8 artması ve ihracatın yüzde 1,6 gerilemesiyle derinleşti. Avrupa Birliği’nin temmuz ayında dünyanın geri kalanıyla olan ticaretinde 8 milyar euro fazla vermesi, Çin ile yaşanan devasa açığın büyüklüğünü daha belirgin hale getiriyor.
Otomotiv sektöründe derinleşen rekabet ve ithalat verileri
Ticaret dengesizliğinin en hararetli tartışıldığı mecra haline gelen otomotiv sektöründe Avrupa, Çin’de üretilen bataryalı elektrikli araçlara ilave vergiler uyguluyor. Plug-in hibrit araçların bu önlemlerin dışında kalması, Çinli üreticilerin ihracat stratejilerini bu alandaki boşluğa kaydırmasına yol açtı. Çin’den Avrupa’ya gönderilen hibrit otomobil sayısındaki değişim ve genel ithalat payları aşağıdaki tabloda detaylandırılmaktadır:
| Veri Kategorisi | Dönem / Değer |
|---|---|
| Hibrit Otomobil İthalatı (Ekim 2024) | 3.800 adet |
| Hibrit Otomobil İthalatı (Temmuz 2026 tahmini) | 50.000 adet |
| Artış Oranı (İki yıldan kısa sürede) | 10 kattan fazla |
| Çin’in AB Elektrikli Araç İthalatındaki Payı (Değer bazlı - 2024) | %55 |
| Çin Menşeli Araçların AB Toplam İthalatındaki Payı | %17 |
Brüksel kulislerinde konuşulan gönüllü kota seçeneği
Çinli üreticilerin düşük fiyat avantajıyla Avrupa pazarında alan kazanması, kıtadaki otomobil üreticileri üzerindeki rekabet baskısını yukarı çekiyor. Brüksel koridorlarından sızan bilgilere göre Avrupa Birliği, ticaret geriliminin tırmanmasını önlemek adına Çin’den hibrit otomobil ihracatını gönüllü olarak sınırlandırmasını talep ediyor. Masadaki seçenekler arasında, Çin üretimi hibritlerin Avrupa pazarındaki payının mevcut seviye olan üçte birin üzerinden yaklaşık yüzde 15’e çekilmesi yer alıyor. Henüz resmî bir kota kararı alınmamış olsa da taraflar ek vergi ve daha sert ticari yaptırımlara başvurmadan önce müzakere yoluyla uzlaşma zemini arıyor. Avrupa yönetimi, Çin’in sadece ihracatını kısıtlamasını değil, aynı zamanda Avrupa’dan daha fazla ürün satın alarak karşılıklı ticareti dengelemesini bekliyor. Ekim ayında gerçekleştirilecek görüşmelerin seyrini bu beklentiler belirleyecek.
Türkiye üzerindeki olası etkiler ve sanayi politikası
Avrupa Komisyonu tarafından yürütülen araştırmalar, Çin’in 2024 yılında Avrupa Birliği’nin ithal ettiği bataryalı elektrikli otomobillerin değer olarak yüzde 55’ini sağladığını gösteriyor. Avrupa markalarının Çin pazarındaki pozisyonunun zayıflamasıyla beraber Brüksel, sadece gümrük vergilerini değil, yerli üretimi, Avrupa menşeli parça kullanımını ve stratejik sektörlerin korunmasını odağına alan geniş kapsamlı bir sanayi politikası inşa ediyor. Hibrit otomobillerin de bu stratejik çerçeveye dahil edilmesi durumunda rekabette yeni bir safhaya geçilecek. Avrupa’nın ticaret politikasındaki bu dönüşüm, Türkiye tarafından da dikkatle takip ediliyor. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki mal ticareti 2025 yılında 217,6 milyar euroyu aşarak rekor seviyeye ulaşırken, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 42,7’si Avrupa Birliği ülkelerine yapılıyor. Çin üretimi hibrit otomobillere yönelik olası kısıtlamalar doğrudan Türkiye’yi hedef almasa da Avrupa’nın yerel üretim ve tedarik zinciri güvenliğine öncelik vermesi, Türkiye’deki otomotiv üreticileri için yeni kuralları ve beraberinde fırsatları gündeme getirebilir.