Birleşik Krallık parlamentosu polise protestoları kısıtlama konusunda geniş yetkiler tanıyan tartışmalı yasa tasarısını kabul etti. İnsan hakları savunucuları ve muhalif milletvekilleri, yeni düzenlemelerin demokratik gösteri hakkını ciddi şekilde erozyona uğratacağı konusunda uyarılarda bulundu. Birleşik Krallık Parlamentosu, polise protestoları kısıtlama, engelleme ve gösteriler üzerinde katı koşullar uygulama konusunda benzeri görülmemiş yetkiler veren tartışmalı bir yasa tasarısını onayladı. Özellikle Filistin'e destek veren ve İsrail'in Gazze, Lübnan ile İran'a yönelik operasyonlarına karşı çıkan aktivistler, bu adımların gösteri yapma hakkını tehdit ettiğini belirterek karara sert tepki gösterdi. Milletvekillerinin özgürlüklerin kısıtlanmasına yönelik itirazları Avam Kamarası'nda 14 Nisan Salı akşamı gerçekleşen oturumda, İşçi Partili milletvekili Andy McDonald partisinden ayrılarak bir protesto başlattı. Genişletilmiş yetkilerin reddedilmesini öneren McDonald, bu düzenlemeleri "sivil özgürlüklerin ciddi şekilde aşınması" olarak nitelendirdi. İşçi Partili bir diğer isim Apsana Begum ise protesto hakkına yönelik saldırının "çok endişe verici bir yola" girebileceği uyarısında bulundu. Avam Kamarası'nda çoğunluğu elinde bulunduran İşçi Partisi hükümeti, McDonald ve farklı partilerden 31 üyenin, tasarıya eklenen protesto haklarıyla ilgili maddelerin ayrı ayrı oylanması talebini geri çevirdi. Hükümet bunun yerine mevzuatın tamamını kapsayan tek bir oylama yapılmasında ısrar etti. İçişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Sarah Jones, Avam Kamarası'na yeni polis yetkilerinin sadece "küçük bir değişiklik" olduğunu savundu. Jones konuşmasında, "Halkın protesto haklarını kısıtlama niyetimiz yok ve hiçbir zaman da böyle bir arayış içinde olmayacağız" ifadelerini kullandı ve 550 sayfadan fazla olan tasarıyı "bir nesilde yürürlüğe giren en büyük ceza adaleti tasarısı" olarak tanımladı. Bağımsız milletvekili Adnan Hussain, köklü temel özgürlükleri savunmaya devam edeceğini belirterek barışçıl protestoları kısıtlama girişimlerini eleştirdi. Hussain, polise gösterileri yasaklama veya üzerlerine koşullar koyma yetkisi verilmesine karşı çıktı. İşçi Partili Kim Johnson ise yayımladığı videoda "protesto hakkınız devlet tarafından verilen bir hediye haline geliyor" diyerek duruma tepki gösterdi. Tasarıdaki tartışmalı maddeler ve polis yetkileri Lordlar Kamarası'ndaki inceleme sırasında eklenen iki ana madde, ifade özgürlüğü ve protesto haklarına yönelik tehdit iddialarının odağını oluşturuyor. İlk madde olan "kümülatif bozulma", polisin bir protesto başvurusunu değerlendirirken gösterilerin o bölgedeki genel etkisini dikkate almasını zorunlu kılıyor. Polis, organizatörler ve amaçlar farklı olsa bile aynı konumda daha önce yapılmış protestoları hesaba katabiliyor. İkinci madde ise ibadethanelerin yakınındaki protestolarla ilgili düzenlemeleri içeriyor. Bu maddeye göre polis, sinagog gibi alanların yakınındaki toplanmaları engelleyecek koşullar dayatma yetkisine sahip oluyor. "Yakın" teriminin net bir şekilde tanımlanmamış olması, siyasi nedenlerle protestoların engellenmesi için geniş bir uygulama alanı yaratabileceği endişesini doğuruyor.