Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kıbrıs ziyareti kapsamında bölgedeki askeri hareketliliğe dair önemli uyarılarda bulundu. Yılmaz yaptığı açıklamalarda, adanın Orta Doğu'daki operasyonlar için bir üs olarak kullanılmasının bölge güvenliği açısından ciddi riskler taşıdığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, perşembe günü Kıbrıs'a gerçekleştirdiği ziyaret sırasında adanın Orta Doğu'yu hedef alan operasyonlarda kullanılmasına karşı uyarılarda bulundu. Ercan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Yılmaz, bu tür operasyonların bölgedeki tüm ülkeler için risk oluşturduğunu ifade etti. Geçtiğimiz hafta yaşanan gelişmelerin durumu daha somut hale getirdiğini belirten Yılmaz, pazartesi günü adadaki İngiliz Akrotiri hava üssünün İran yapımı bir insansız hava aracıyla vurulmasına dikkat çekti. Bölgesel güvenlik ve askeri hareketlilik İngiliz savaş uçaklarının salı gecesi Ürdün hava sahasında uçan insansız hava araçlarına müdahale ederek düşürmesi sırasında Kıbrıs'ın muhtemel bir fırlatma rampası olarak kullanılması, Yılmaz'ın açıklamalarının zeminini oluşturdu. İngiliz Savunma Bakanlığı o dönemde F-35 savaş uçaklarının "Ürdün'ü savunmak amacıyla insansız hava sistemlerini düşürdüğünü" duyurmuştu. Yılmaz, insansız hava aracı saldırısının ardından Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Yunanistan ve Fransa gibi ülkelerden askeri takviye çağırmasından duyduğu rahatsızlığı da dile getirdi. "Güney Kıbrıs Rum yönetiminin adadaki askeri üslerde üçüncü ülkelere kullanım imtiyazı tanıması, orada yaşayan herkes için risk oluşturmaktadır" diyen Yılmaz, Rum yönetiminin adanın tamamına sahipmiş gibi davrandığını belirtti. Yılmaz, "Kıbrıs Türk halkının iradesini ve egemen eşitliğini hiçe sayan kararları, son askeri angajmanları ve kendi üsleri üzerindeki politikalarıyla büyük güç rekabetlerinde kendisine rol bulma yaklaşımı, ada için güvenlik risklerini artırmaktadır" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin garantörlük rolü ve istikrar Türkiye'nin adadaki rolüne değinen Yılmaz, mevcut durumun Türkiye'nin garantör olarak sorumluluğunu ve tarihi yükümlülüğünü daha da belirgin kıldığını söyledi. "Garantör ve ana vatan olarak adadaki askeri varlığımız, yarım asırdan fazla bir süredir tüm adanın güvenlik ve istikrar açısından gelişmesine katkı sağlamıştır" diyen Yılmaz, Türkiye'nin varlığının sadece KKTC ve Kıbrıs Türk halkı için değil, güneyde yaşayan Kıbrıslı Rumlar için de daha güvenli bir ortam oluşturduğunu kaydetti. Adada 50 yılı aşkın süredir barış, güvenlik ve huzurun hakim olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Hem Rum tarafı hem de KKTC bu ortamda gelişmiş ve refahını artırmıştır" sözleriyle konuşmasını tamamladı. [news_id:813039]