İran'dan ABD'nin tekliflerine yanıt: Çok iddialı, gerçekçi olmayan ve mantıksız talepler içeriyor

Okuma Süresi: 3 Dakika
İran'dan ABD'nin tekliflerine yanıt: Çok iddialı, gerçekçi olmayan ve mantıksız talepler içeriyor
Doviz.com
30 Mart 2026 13:53

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD'nin nükleer teklifini gerçekçi bulmadıklarını belirtirken, İsrail'in saldırgan tutumunun uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, başkent Tahran’da düzenlediği haftalık basın toplantısında gündemdeki sıcak gelişmelere dair önemli değerlendirmeler paylaştı.

ABD’li yetkililerin tutumlarını sürekli değiştirdiğini ve açıklamalarında tutarsızlıklar barındırdığını dile getiren Bekayi, ABD tarafından sunulan 15 maddelik teklife yönelik eleştirilerde bulundu.

Teklifin içeriğine değinen Bekayi, “ABD tarafından gönderilen teklif çoğunlukla çok iddialı, gerçekçi olmayan ve mantıksız talepler içeriyor.” dedi.

Bölgesel iş birlikleri ve Türkiye ile ilişkiler

Pakistan’ın komşu ülkelerle yürüttüğü diplomasi trafiğine değinen Bekayi, bölge ve komşu ülkelerin barış ile güvenlik arayışındaki çabalarının takdire şayan olduğunu belirtti.

Pakistan'ın bu görüşmeleri kendi planları dahilinde yürüttüğünü söyleyen Bekayi, “Ancak Pakistan'ın komşu ülkelerle yaptığı görüşmeler, kendi planları çerçevesinde gerçekleşmektedir ve biz bu çerçeveye dahil olmadık.” açıklamasını yaptı.

Türkiye’nin diğer bölge devletleriyle beraber barış adına attığı adımların güvenlik kaygılarını yansıttığını ifade eden sözcü, İran ile Türkiye arasındaki ilişkilerin dostane bir zeminde ilerlediğini vurguladı.

İran ve Türk yetkililerin sürekli temas halinde olduğunu hatırlatan Bekayi, “Türkiye ile dostça bir ilişkimiz var. İran ve Türk yetkililer sürekli temas halindedir. Hem resmi düzeyde hem de halk nezdinde İran ile dayanışma gösterilmesi ve saldırıların kınanması takdire şayan bir durumdur. Türk yetkililer her zaman Siyonist rejimin Gazze’deki soykırım suçunu ve bölge ülkelerine karşı işlediği suçların bölgesel güvenlik için sorun olduğunu dile getirmiştir.” sözlerini kullandı.

Güvenlik ihlalleri ve nükleer tesislerin durumu

Bölge ülkelerindeki askeri üslerin İran'a yönelik saldırılarda kullanılması ihtimaline dikkat çeken Bekayi, toprakların başka bir ülkeye saldırı amacıyla kullandırılmasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu hatırlattı.

Bölge ülkelerini hiçbir zaman düşman olarak görmediklerini ancak pasif kalmanın yeterli olmayacağını savunan Bekayi, “Biz hiçbir zaman bölge ülkelerini düşman olarak görmedik. Ancak ‘Biz savaşın parçası değiliz’ şeklinde bir açıklama yapmak yeterli değildir.” dedi.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin İranlılara ait varlıklara el koyacağı iddiaları üzerine ise İranlıların bu ülkenin ekonomik kalkınması için yoğun çaba sarf ettiğini belirterek vatandaşlarının haklarını koruyacaklarını ifade etti.

Suudi Arabistan ve Lübnan ile diplomatik ilişkilerin aktif şekilde sürdüğünü ekleyen sözcü, Buşehir Nükleer Santrali’ne yönelik tehditler hakkında, “Santral faaliyetine devam etmektedir. Buraya gerçekleştirilen saldırılar son derece tehlikelidir ve yine bu saldırılar ABD ve Siyonist rejimin hiçbir kırmızı çizgi tanımadığını göstermektedir.” diyerek tehlikenin boyutuna dikkat çekti.

Hürmüz Boğazı ve nükleer anlaşma tartışmaları

İran’ın İsrail’e karşı misket bombası kullandığı yönündeki iddiaları yalanlayan Bekayi, “Bu küstahça bir iddiadır ve doğru değildir. Misket bombası denilen şey çok başlıklı füzelerdir.” ifadesini kullandı.

Küresel petrol fiyatlarındaki artışın ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerginliğin sorumlusunun İran olmadığını belirten sözcü, boğazın saldırılar öncesinde açık olduğunu ve İran koruması altında ücretsiz hizmet verdiğini hatırlattı.

Mevcut tablonun ABD ve İsrail saldırılarının bir sonucu olduğunu kaydeden Bekayi, bazı gemilerin İranlı yetkililerle koordineli olarak geçişe devam ettiğini bildirdi.

İran’daki üniversite ve medya kurumlarına yönelik saldırıları sert bir dille eleştiren Bekayi, “Hitler’in diğer ülkelere karşı yürüttüğü savaşta bile, insancıl hukuk bu ölçüde ayaklar altına alınmamıştır.” dedi.

Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması'ndan (NPT) ayrılma konusunun kamuoyunda tartışıldığını doğrulayan sözcü, “İran hala anlaşmanın tarafıdır ve yükümlülüklerine bağlıdır ancak İran anlaşmadaki haklardan yararlanamayacakla anlaşmaya taraf olmanın ne anlamı var?” diyerek sitemini dile getirdi.

REKLAMI KAPAT X