ABD başkanı Donald Trump'ın İran'ın stratejik petrol merkezi olan Hark adasını ele geçirmek için askeri bir operasyon planladığı iddia ediliyor. Washington yönetiminin bölgedeki enerji altyapısını kontrol altına alarak Tahran rejimini müzakere masasında taviz vermeye zorlamayı hedeflediği belirtiliyor. Amerika Birleşik Devletleri yakında İran topraklarına asker çıkarabilir. Başkan Donald Trump, savaşı ABD lehine sonuçlandırmak amacıyla İslam rejimi için kritik bir petrol merkezi olan Hark Adası'nı ele geçirmeye yönelik bir operasyonu değerlendiriyor. Associated Press'in aktardığına göre, Trump müzakerelerde koz elde etmek için "İran'ın petrol endüstrisini sekteye uğratmak" amacıyla Hark'ı cazip bir hedef olarak görüyor. Uzmanlar ise olası bir ABD saldırısının "Amerikalıların hayatını riske atacağı" ve muhtemelen "savaşı bitirmede yine de başarısız olacağı" görüşünü savunuyor. Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü'nden Michael Eisenstadt, adanın İran ana karasına yakınlığı nedeniyle rejimin "kendi altyapısına zarar vermeyi göze alması durumunda adaya büyük bir yıkım yağdırabileceğini" ifade ediyor. İsrail Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü'nden Danny Citrinowicz, Amerikan kuvvetlerinin adayı "almasının zor" olacağını ve "elde tutmanın da zor olacağını" belirtiyor. İran'ın stratejik hamleye karşı olası misillemeleri Bloomberg, İran'ın Hark işgaline muhtemelen "Orta Doğu genelindeki enerji altyapısına yönelik artan saldırılarla" yanıt vereceğini öngörüyor. Savaş nedeniyle petrol fiyatlarının "varil başına 100 doları çoktan aştığı" küresel petrol piyasalarında bu durum ilave bir kargaşa yaratabilir. Eski General Mark Hertling, The Bulwark'ta yaptığı değerlendirmede Hark'ı ele geçirmenin "askeri açıdan mümkün olabileceğini" söylüyor. ABD ordusunun "arazi ele geçirme, baskın düzenleme" ve diğer operasyonları "eşsiz bir hassasiyetle" yürütebileceğine dikkat çeken Hertling, askeri kampanyaların "hedefler, yöntemler ve araçlar arasında uyum" gerektirdiğini ancak şu an "bu uyumun belirgin olmadığını" vurguluyor. Amerika Birleşik Devletleri; rejim değişikliği, Tahran'ın nükleer programının sona erdirilmesi veya başka bir nihai hedef konusunda net bir anlayışa sahip olmadan bu operasyona girişirse "başarı geçici olacaktır." Hertling, ABD'li liderlerin askerlere "onlardan talep edilen riske değer bir strateji" borçlu olduğunu dile getiriyor. Ekonomik baskı ve askeri harekat senaryoları The Spectator'dan Marcus Solarz Hendriks, Hark'ın ele geçirilmesinin İran rejimini "çökmeden önce teslim olmaya" zorlayabileceğine inanmak için "dayanaklar olduğunu" savundu. Ülke ekonomisinin "ham petrol ihracatı olmadan ayakta kalamayacağı" belirtilirken, siyasi sistemin normal şartlarda halkına böyle bir ekonomik acı yaşatmaması gerektiği ancak "İslam Cumhuriyeti'nin bunu yapabileceği" ifade ediliyor. Mevcut rejimin uzlaşmaya veya teslim olmaya niyetli görünmediği bir ortamda, Tahran'ın ancak "Amerika'nın sarsılmaz bir kararlılık sergilemesi" durumunda geri adım atacağı öngörülüyor. Trump'ın zafer yolu, "riskler çok büyük olsa bile gerilimi tırmandırmaktan" geçiyor. Operasyonel riskler ve Pentagon hazırlıkları The New York Times, Hark Adasının ABD birlikleri için tek potansiyel hedef olmadığını, Hürmüz Boğazı'nı yeniden açma veya İran'ın nükleer materyallerini ele geçirme girişimlerinin de seçenekler arasında bulunduğunu aktarıyor. Bu seçeneklerin her birinin taşıdığı riskler "muazzam" olarak nitelendirdi.. Financial Times'a konuşan Trump, askerlerin adayı ele geçirmesi durumunda "bir süre orada kalabileceklerini" söylüyor. The Washington Post ise, Pentagon'un İran'da "haftalarca sürecek kara operasyonlarına" hazırlandığını bildirdi. Bu hazırlıkların kesin bir karar verildiği anlamına gelmezken, Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt, Savunma Bakanlığı'nın "Başkomutan'a maksimum seçenek sunmak" için çalıştığını belirtiyor.