Alüminyum fiyatları 4 yılın zirvesini test etti

Okuma Süresi: 4 Dakika
Alüminyum fiyatları 4 yılın zirvesini test etti
Doviz.com
15.01.2026 12:42

Londra Metal Borsası bünyesinde işlem gören alüminyumun ton fiyatı, 3 bin 225 dolar seviyesini aşarak Nisan 2022 döneminden bu yana kaydedilen en yüksek noktaya ulaştı.

Küresel piyasalarda temel metaller, Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası'nın faiz indirim döngüsüne sadık kalacağı yönündeki güçlü beklentiler, Çin merkezli talebin süreklilik arz etmesi, ticaret tarifelerine ilişkin kaygılar ve arzın mevcut talebi karşılamakta zorlanacağına dair projeksiyonlarla birlikte yıla oldukça hareketli bir başlangıç yaptı. Bunun yanı sıra, ABD dolarına olan talebin görece zayıf kalması da metal fiyatlarındaki bu yükseliş trendini destekleyen unsurlar arasında yer aldı.

Maden sahalarında meydana gelen operasyonel aksaklıklar ve üretici firmaların yıllık üretim hedeflerinde revizyona giderek beklentileri düşürmesi, baz metallerin piyasa değerini yukarı yönlü baskılamaya devam etti.

Geride bıraktığımız yıl boyunca maden üretimindeki artışın son derece cılız kalması ve bu yıl için de sınırlı bir kapasite artışı öngörülmesi, piyasadaki arz endişelerini diri tuttu.

Özellikle bakır madeninde gözlemlenen sert fiyat artışları ve ralli süreci, alüminyum dahil olmak üzere diğer temel metallerin de değer kazanmasında katalizör görevi gördü.

Fiyatlarda Nisan 2022 sonrası en yüksek seviye

Yaşanan bu makroekonomik ve sektörel gelişmeler sonucunda, alüminyumun ton fiyatı Londra Metal Borsası'nda 3 bin 225 dolara kadar tırmanarak son iki buçuk yılın zirvesini test etti.

Bu zirve noktasının ardından bir miktar geri çekilen fiyatlar, 3 bin 186 dolar bandında bir denge arayışına girdi.

2025 yılının kapanışını 2 bin 995,50 dolar seviyesinden gerçekleştiren bu stratejik metal, cari yılın henüz ilk on beş günlük diliminde yatırımcısına yüzde 6,4 oranında bir getiri sağladı. Hafızaları tazelemek gerekirse, alüminyum fiyatları Nisan 2022 tarihinde 3 bin 530 doları görerek tarihi rekorlarından birini kırmıştı.

Günümüzde inşaat sektöründen otomotive, ambalaj sanayiinden yüksek teknoloji ürünlerine kadar çok geniş bir yelpazede kullanılan alüminyum, küresel ekonomideki toparlanma emarelerinden doğrudan etkileniyor.

Yeşil enerji dönüşümünün de temel taşlarından biri haline gelen bu metal, güneş panelleri, rüzgar türbinleri, elektrikli araç bileşenleri ve yeni nesil batarya teknolojileri için vazgeçilmez bir hammadde olma özelliği taşıyor. Ayrıca yapay zeka alanındaki devasa yatırımlar, veri merkezlerinin inşası, enerji nakil hatlarının yenilenmesi ve elektronik sektöründeki canlanma, alüminyum talebini tetikleyerek piyasada bir ralli oluşmasına zemin hazırladı.

Çin'in ekonomi hamleleri ve uzman görüşleri

Çin yönetiminin ülke ekonomisindeki durgunluğu aşmak adına hayata geçirmeyi planladığı destekleyici paketler, metal fiyatlarındaki yukarı yönlü ivmeyi besleyen bir diğer kritik faktör olarak öne çıkıyor.

Çinli yetkililerin deflasyon tehlikesine karşı metal üretim kapasitelerini dizginleme ve dengeleme çabaları da fiyatların düşmesini engelleyen bir yapı oluşturuyor.

Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, 2026 yılının finansal piyasalarda faiz indirimlerine odaklanılan bir atmosferle başladığını ifade etti.

Ergezen, mevcut Fed Başkanı Jerome Powell'ın görev süresinin dolacağını ve yerine ABD Başkanı Donald Trump tarafından atanacak yeni ismin daha agresif faiz indirimleri yapabileceği beklentisinin piyasaları domine ettiğini belirtti.

Bu durumun ekonomik canlanmayı beraberinde getirerek emtia grubuna olan ilgiyi artıracağını savunan Ergezen, Çin'deki büyüme projeksiyonlarının alüminyum gibi otomotiv ve beyaz eşya sektörlerinin ana girdisi olan ürünlere olan talebi en üst seviyeye taşıdığını vurguladı.

Jeopolitik riskler ve küresel ticaretin etkileri

Piyasa uzmanı Ergezen, küresel ekonominin özellikle 2026 yılının ikinci yarısından itibaren tam bir toparlanma sürecine girmesinin beklendiğini ve şirketlerin şimdiden bu döneme hazırlık yaparak ileri vadeli işlemlerde pozisyon aldıklarını anlattı.

Arz tarafındaki risklere de değinen Ergezen, dünyanın en büyük alüminyum üreticileri olan Çin ve Rusya arasındaki dengeye dikkat çekti.

Rusya'nın uluslararası yaptırımlar nedeniyle piyasa dışında kalmaya devam ettiğini, Çin'in ise kendi iç tüketimini canlandırmaya çalıştığını ifade eden uzman, ithalatçı konumdaki ABD ve Japonya gibi ülkelerdeki talep artışının da fiyatları desteklediğini kaydetti.

Ergezen değerlendirmelerini şu sözlerle tamamladı:

"Tarifeler konusundaki endişeler, dolar endeksindeki gerileme keza burada gene alüminyum fiyatlarını bir miktar yukarıya çekiyor. Diğer taraftan baktığımız zaman alüminyum tüketicisi ülkelerin içerisinde veya ithalatçısı ülkelerin içerisinde ABD başta yer alıyor, Japonya yer alıyor. Burada da toparlanma beklentisinin etkili olduğunu söylememiz mümkün. Faiz indirimleri, enflasyon endişeleri, ekonomilerde toparlanma beklentisi, kısıtlı da olsa tarifelerin etkisi, dolar endeksindeki değer kaybı, Çin'in iç teşvikleri, Rusya'ya uygulanan yaptırımlar ve arz tarafındaki endişeler genel olarak alüminyum fiyatlarının yukarı doğru yönelmesine yol açtı."

İLGİLİ HABER Trump tonunu yumuşattı: Altın ve gümüş zirvesinden uzaklaştı Altın ve gümüş fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump’ın hem Fed Başkanı Powell hem de İran konusunda daha yumuşak bir ton benimsemesinin ardından zirvesinden uzaklaştı.
REKLAMI KAPAT X