Diyarbakır'da üç farklı kuyudan çıkarılan doğal gaz kaynaklarıyla üretilen elektrik enerjisi, bölgedeki 11 petrol kuyusunun enerji ihtiyacını tek başına karşılıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından paylaşılan resmi verilere göre Diyarbakır, Türkiye'nin enerji arz güvenliğinde stratejik bir merkez olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Geçtiğimiz yıl içerisinde gerçekleştirilen yeni petrol keşifleriyle tüm dikkatleri üzerine çeken bölgede Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, yatay sondaj tekniğini kullanarak kaya petrolü üretimine başlamak için hazırlıklarını titizlikle yürütüyor. Bu çalışmaların yanı sıra Diyarbakır, hâlihazırda doğal gaz üretimi yapılan aktif kuyulara da ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Üç ayrı kuyudan elde edilen gazın elektrik enerjisine dönüştürülmesi sayesinde, bölgede faaliyet gösteren 11 farklı petrol kuyusunun tüm elektrik gereksinimi bu yerli kaynakla sağlanıyor. Günlük 60 bin metreküp üretim kapasitesi Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın Diyarbakır sınırları içinde işletmesini sürdürdüğü Katin-6, Derin Barbes-1 ve Derin Barbes-3 isimli kuyulardan her gün toplamda 60 bin metreküp doğal gaz çıkarılıyor. Yer altından çıkarılan bu doğal gaz, üretim hatları vasıtasıyla Katin İstasyonu'na naklediliyor ve burada gerçekleştirilen bir dizi teknik işlemin ardından gaz ve sıvı birbirinden ayrılıyor. İşlemler sonucunda elde edilen kuru gaz, tesis bünyesindeki 12 adet aktif gaz çevrim jeneratörüne iletilerek elektrik üretimi sağlanıyor. Toplamda 15,4 megavat kurulu güç kapasitesine sahip olan Katin Güç Ünitesi, günlük ortalama 9,3 megavat seviyesinde elektrik üretme kabiliyetine sahip bulunuyor. Sistemin ürettiği bu enerji, TPAO'nun bölgedeki 11 petrol kuyusunun ve yüzeydeki tüm tesislerinin enerji ihtiyacını, dışarıdan hiçbir ek kaynağa ihtiyaç duymadan tamamen karşılıyor. Yaklaşık 50 bin hanenin elektrik tüketimine eşdeğer bir güç üreten bu ünitenin Türkiye ekonomisine sağladığı yıllık katkı miktarı ise 475 milyon lira olarak hesaplanıyor. Katin gaz kuyularından sağlanan elektrik, üretim sahalarının öz tüketimini karşılarken aynı zamanda operasyonel süreçleri de güvence altına alıyor. TPAO, yerli kaynaklardan maksimum verim alma vizyonu çerçevesinde bu tür projeleri diğer üretim alanlarında da uygulamak için yeni planlamalar yapıyor.