ABD'de istihdam verilerinin beklentilerin altında kalması ve Fed'in faiz artıracağına yönelik beklentilerin zayıflaması geçtiğimiz hafta değerli metalleri 7 haftanın zirvesine taşıdı. Uzmanlar ise değerli metallerin yükselişinde gümüşün altını gölgede bırakabileceğini söyledi.
ABD’de istihdam verilerinin beklentilerin altında kalması, ABD Merkez Bankasının (Fed) öngörüldüğü kadar sıkı bir para politikası izlemeyebileceği yönündeki tahminleri güçlendirerek geçtiğimiz hafta altın ve gümüş fiyatlarında sert yükselişler yaşanmasını sağladı.
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, altındaki yükselişte jeopolitik riskler, yüksek petrol fiyatları ve faiz artırımı ihtimallerinin fiyatlamalara yansımasının belirleyici olduğunu söyledi.
Ergezen, artan risklere karşın altının 3 bin 400 dolar bandının altına gerilememesinin, olumsuz gelişmelerin büyük ölçüde fiyatlara dahil edildiğini gösterdiğini belirtti.
İyimser beklentiler değerli metalleri destekliyor
Piyasalarda artık olumlu gelişmelerin daha güçlü fiyatlanmaya başladığına işaret eden Ergezen, uzlaşma ve ateşkes beklentilerinin altın fiyatlarına hızla yansıdığını ifade etti.
Ergezen, değerli metallere yönelik para girişinde de artış yaşandığını belirterek şunları söyledi:
"Bütün bu riskler fiyatlamaların içerisine girmiş durumda. Bundan sonra daha olumlu haberleri daha fazla fiyatlama eğiliminde olacağı beklentisiydi ki bunu da görmeye başladık yavaş yavaş. Uzlaşma ve ateşkes beklentileri hemen fiyatlamalara yansıdı. Bu etki bir süre daha devam edecektir diye düşünüyorum. Son yükselişi bir miktar para girişinin artışına da bağlayabiliriz. Artık hem kurumsal yatırımcılar hem de merkez bankaları tarafına baktığımız zaman en kötünün görüldüğü beklentisi oluşmaya başladı. İyimserlik tarafı bir miktar daha ağır basmaya başladı."
Dolar endeksi altın ve gümüşün yönünde belirleyici
Altın ve gümüş fiyatlarının seyri açısından dolar endeksinin yakından izlenmesi gerektiğini vurgulayan Ergezen, değerli metaller ile dolar arasındaki ters yönlü ilişkinin belirginleştiğini kaydetti.
Dolar endeksindeki gerilemenin altını desteklediğini, endeksteki yükselişin ise fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Ergezen, bu korelasyonun son dönemde güçlendiğine dikkati çekti.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş faiz baskısını artırıyor
Ergezen, savaşın ve Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş sorunlarının devam etmesinin petrol fiyatlarını yüksek tuttuğunu söyledi. Yüksek petrol fiyatlarının enflasyon endişelerini artırdığını belirten Ergezen, bu durumun tahvil faizleri ve merkez bankalarının para politikaları üzerinde de etkili olduğunu ifade etti.
Ergezen, mevcut tabloyu şöyle değerlendirdi:
"Şimdi baktığımız noktada şöyle bir tabloyla karşı karşıyayız; savaş devam ettiği sürece, Hürmüz Boğazı kapalı kaldıkça, buradan geçişler devam etmedikçe petrol fiyatları yüksek kalıyor. Petrol fiyatlarının yüksek kalması enflasyon endişelerini beraberinde getiriyor. Enflasyon endişeleri ise tahvil faizlerini yukarıda tutuyor. Bu da Merkez Bankalarının faiz artırım ihtimallerini artıran unsurlardan. Böyle bir senaryo içerisindeyiz. Faizlerin yüksek oluyor olması ise veya faiz beklentilerinin artıyor olması küresel büyümede yavaşlamaya yol açıyor. Bununla da talep tarafının azaldığını görüyoruz."
Petrolün 70 dolara gerilemesi değerli metalleri destekleyebilir
Petrol fiyatlarının altın ve gümüşün görünümünde daha önemli hale geldiğini bildiren Ergezen, petroldeki olası düşüşün değerli metallere yönelik alımları artırabileceğini söyledi.
Petrolün bu hafta itibarıyla 80 doların üzerinde seyrettiğini hatırlatan Ergezen, şu ifadeleri kullandı:
"Böyle bir tablo içerisinde dolayısıyla faizlerin yüksek kalıyor olması ve petrolün bağımlılığı çok daha önemli hale gelmiş durumda. Burada petrol fiyatları geri çekildikçe altın ve gümüş tarafında alıcıların da artmaya devam ettiğini göreceğiz. Bu hafta itibarıyla yine 80 doların üzerinde bulunuyor petrol fiyatı. Ne zaman ki burada 70 dolarlar civarını görürüz, altın ve gümüş tarafında çok daha olumlu fiyatlamalar görme ihtimalimiz yüksek. Dolar endeksi ise hala 100 seviyelerine yakın, bu bir risk unsuru hala."
Altında 4 bin 400 dolar kritik direnç
Dolar endeksinin 100 seviyelerine yakın, petrol fiyatlarının ise 80 doların üzerinde bulunmasının altın ve gümüşteki yükselişi sınırlayabileceğini belirten Ergezen, daha güçlü bir hareket için her iki göstergede de gerileme görülmesi gerektiğini vurguladı.
Altında izlenecek teknik seviyelere değinen Ergezen, "Aksi takdirde altın tarafında 4 bin 400 dolar seviyesi önemli bir seviye, bunun üstüne çıkmakta zorlanacaktır diye düşünüyorum. Onun üstünde ise 4 bin 550 dolar seviyesi var." dedi.
Gümüş altından daha güçlü performans gösterebilir
Gümüş fiyatları üzerinde de yüksek faizlerin etkili olduğunu belirten Ergezen, buna karşın gümüşün altına göre daha güçlü bir seyir izleyebileceğini söyledi.
Gümüşteki fiyat dalgalanmalarının altına kıyasla daha yüksek olduğuna işaret eden Ergezen, bunun başlıca nedeninin metalin sanayi üretimi ve küresel büyümeye daha duyarlı olması olduğunu kaydetti.
Ergezen, altın-gümüş rasyosu ve gelecek döneme ilişkin beklentilerini şöyle aktardı:
"Bunun en büyük sebebi gümüşün endüstriyel gelişmelere çok daha duyarlı olması. Büyüme endişelerinin gümüş tarafında çok daha net hissedildiğini söylememiz mümkün. Burada altın-gümüş rasyosuna eğer anlaşma sağlanırsa altın-gümüş rasyosunun yeniden 60'lar seviyesine düştüğünü görebiliriz. Onun haricinde 70 seviyelerinin üzerinde ise gümüşün yine altına göre avantajlı olacağını söylemek mümkün. Eğer burada savaşın daha da kötümserleşeceği beklentisi yoksa veya faiz artırım ihtimalleri daha da fazla gerçekleşmiyorsa önümüzdeki en azından 1-2 aylık süre içerisinde gümüşün altına göre bir miktar daha iyi performans göstermesi de beklenebilir."