Küresel petrol fiyatlarındaki derin dalgalanmaların devam etmesi bekleniyor

Küresel piyasalarda petrol fiyatları son yılların en yüksek seviyelerinde seyrederken, uzmanlar, fiyat dalgalanmalarının piyasanın karşı karşıya kaldığı arz ve talep zorlukları nedeniyle mevcut aralıklarda devam etmesini bekliyor.

Geçen hafta 125,19 dolara yükselen Brent petrolün varil fiyatı, piyasalarda ekonomik büyümenin yavaşlayacağı ve petrol talebinin azalacağı endişelerinin güçlenmesiyle 111,72 dolara kadar gerileyerek haftayı 113,12 dolardan tamamladı.

Arz tarafındaki endişelerin talep endişelerini gölgede bırakmasıyla bu haftaya yeniden yükselişle başlayan ve salı günü 116,25 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, çarşamba günü artan resesyon endişelerinin yanı sıra akaryakıtta vergi indirimi için ABD Başkanı Joe Biden'ın harekete geçeceği beklentileriyle 107,03 dolara kadar geriledi.

Aynı tarihlerde Batı Teksas türü (WTI) ham petrolünün varil fiyatı ise 112,47 dolara kadar yükseldikten sonra hızlı bir düşüşle 101,58 doları gördü.

Arz ve talebe ilişkin gelişmeler küresel petrol piyasaları üzerinde etkili olurken, petrol fiyatlarındaki mevcut dalgalanmaların devam etmesi bekleniyor.

İngiltere Merkezli Danışmanlık Şirketi Crystol Energy Üst Yöneticisi Carole Nakhle, AA muhabirine, petrol fiyatlarının son birkaç yılın en yüksek seviyelerinde seyretmesine rağmen yoğun dalgalanma gözlemlediğini söyledi.

Nakhle, tıpkı diğer emtia piyasalarında olduğu gibi petrol piyasalarında da geniş çaplı fiyat dalgalanmalarının sürmesinin beklendiğini belirterek, "Büyük ekonomilerde resesyon olasılığı arttı. Gerçekleşmesi durumunda bunun petrol talebinin artması üzerinde önemli bir etkisi olacak, ki bu da şu anki aşağı yönlü fiyat baskısını açıklıyor. Mevcut aralıklarda fiyat dalgalanmalarının devam etmesini bekliyoruz." dedi.

Biden'ın vergi muafiyeti hamlesi fiyatları yeniden yükseltebilir

Araştırma ve danışmanlık şirketi Strategy International Araştırmacısı Dimitrios Makousis de fiyatlardaki düşüşün piyasa dinamiklerinden ziyade piyasa oyuncularının hassasiyetlerinden kaynaklandığını anlattı.

Makousis, Fed'in tarihi faiz artırımının ardından hisse senetlerindeki değer kaybının ve bu mukabilde beklenen ekonomik yavaşlamanın petrol talebinde azalmaya işaret ederek fiyatları aşağı çektiğini ifade etti.

Biden'ın ülkede artan benzin fiyatlarıyla mücadele için Kongre ve eyaletlere vergi muafiyeti çağrısı her ne kadar tüketicilerin cebine katkıda bulunmayı amaçlasa da Makousis’e göre, Biden'ın bu hamlesi aynı zamanda talebi artırarak fiyatları yükseltebilir.

Makousis, fiyatlardaki düşüş eğilimine daha kısıtlı da olsa katkıda bulunan diğer faktörlere de dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"ABD'nin, Birleşik Arap Emirlikleri'nin yanı sıra arz tarafını destekleyebilecek yedek kapasiteye sahip Suudi Arabistan'ı arz artışı konusunda ikna etme çabalarının sonucu olarak OPEC+ grubunun temmuz ve ağustosta üretimini artırması, fiyatlardaki yükselişi bir miktar yavaşlattı. Maduro rejimine yönelik ABD yaptırımlarının gevşetilmesinin ardından yakın zamanda gerçekleşen Venezuela-İran anlaşması da Venezuela'nın pazarlara yeniden girmesine olanak sağlıyor. ABD Dışişleri Bakanlığı ise Avrupalı ENI ve Repsol'a Venezuela'nın ham petrol ithalatını yeniden başlatma yetkisi verdi ve teslimatlar yola çıktı bile."

Fiyatları etkileyen diğer bir etkenin indirimli fiyatlardan satılan Rus petrolü olduğunu anımsatan Makousis, Rusya'ya uygulanan petrol ambargosu normalde Avrupa'ya gidecek Rus petrolünün yön değiştirerek Çin, Hindistan ve diğer Asya ülkelerine yüzde 30 indirimle satılmasını sağladığını vurguladı.

Arz tarafındaki gelişmeler piyasanın dengelenmesine yardımcı olabilir

Makousis, Libya'nın 2022 ham petrol üretim tahmininin Şerara ve Sarir sahalarının yeniden faaliyete geçmesiyle geçen hafta günlük 100 bin varilden 700 bin varile revize edilmesini ise piyasalar açısından dikkate değer bir gelişme olarak tanımladı.

İran ile yapılacak potansiyel bir nükleer anlaşmanın piyasaya günlük yaklaşık 1-1,5 milyon varillik ilave kapasite ekleyebileceğini ifade eden Makousis, ekonomilerin salgın sonrası yeniden açılmasından bu yana artan talebi dengeleyecek bu ilave varillerin fiyatların dengelenmesine de yardımcı olacağını belirtti.

Makousis ayrıca, ABD'nin başı çektiği stratejik rezervlerden petrol satışı hamlesinin daha önce fiyatların dengelenmesine katkıda bulunduğunu anımsattı.

Piyasa birçok zorlukla karşı karşıya

Mevcut piyasa görünümüne de değinen Makousis, "Fiyatlarda son günlerde görülen düşüş eğiliminin kısa vadede devam etmesi muhtemel. Öte yandan, uzun vadeli tahminlerde bulunmak ise riskli. Devam eden bir enerji savaşı ve buna mukabil artan belirsizlikle birlikte piyasaların son derece oynak seyrettiği bu dönemde birçok zorluk önümüzde duruyor." dedi.

Makousis, ABD Enerji Bakanı Jennifer Granholm ile yedi petrol şirketi arasında yakıt fiyatlarını düşürmek için perşembe günü yapılan toplantıya da işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:

"Batılı devletlerin fiyatları kontrol etmek için petrol ve gaz şirketlerine vergi uygulama girişimleri istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Bazı petrol ve gaz şirketlerinin mevcut veya gelecekteki yatırımlardan çekilmeye istekli görünmeleri arz tarafında ciddi bir risk oluşturuyor. Biden'ın petrol ve gaz şirketleriyle olan anlaşmazlığı, enerji dönüşümüne ilişkin gelişmelerle birleştiğinde arz sıkıntısına neden olabilir."

İstikrarsızlık beklentisi fiyat dalgalanmalarını artırabilir

Rusya'nın günlük petrol üretiminin yaklaşık 1 milyon varil azaldığını ve üretim için ihtiyaç duyduğu teknoloji ithalatının ambargolar kapsamında yasaklandığını anımsatan Makousis, bunun küresel üretim kapasitesinin daha da azalacağı beklentilerini artırarak potansiyel bir arz şoku endişelerini beslediğini söyledi.

Makousis, piyasaların karşı karşıya kaldığı bir diğer sorunun ise rafinerilerin ekonomiye güç sağlamak için petrol ürünleri ve yakıt tedarik etme kapasitesi olduğunu belirterek, "Küresel tedarik zinciri henüz salgının olumsuz etkisinden kurtulamamışken Rusya-Ukrayna Savaşı işleri daha da kötüleştirdi. Normalde böyle durumlarda hükümetler talebi yapay olarak yok ederek fiyatları kontrol altına almaya çalışır. Bu kapsamda, Çin'in sıfır Kovid-19 politikası talebi azaltarak fiyatların düşmesine neden oldu." değerlendirmesinde bulundu.

Petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların nedenlerinin bunlarla sınırlı olmadığını dile getiren Makousis, "Piyasanın gidişatını etkileyen diğer faktörler arasında düşük ham petrol ve gaz stokları, petrol üreticisi ülkelerdeki yedek kapasite yetersizlikleri, yaz seyahat dönemi nedeniyle talepteki artış ve Biden'ın yaklaşan Suudi Arabistan ziyareti yer alıyor." diye konuştu.

Makousis, küresel ekonomideki zorluklara da değinerek şunları kaydetti:

"Küresel enerji piyasasının yeniden şekillenmesi, yüksek enflasyon, durgunluk riski, azalan rafineri kapasiteleri, jeopolitik risklerin yol açtığı oynak üretim kapasitesi, kesintiye uğrayan tedarik zincirleri, enerji dönüşümü ve hükümet politikalarının enerji yatırımlarına etkisi göz önüne alındığında piyasalar üzerindeki tehdidin sona erdiğini ve fiyatların düşük seviyelerde istikrar kazanacağını söylemek çok uzak bir ihtimal. Mevcut durumda, kapsamlı ve rasyonel politika kararlarını engelleme eğiliminde olan uluslararası sistemdeki artan istikrarsızlık nedeniyle daha fazla fiyat dalgalanmaları muhtemel görünüyor."

SİBEL MORROW / FİRDEVS YÜKSEL