Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla yükselen petrol fiyatları küresel piyasalarda endişe yaratırken, enerji maliyetlerindeki artışın Türkiye ekonomisindeki temel makroekonomik dengeler üzerinde baskı oluşturması bekleniyor. Brent petrolün varil fiyatının 93 dolar seviyesini aşmasıyla birlikte enerji arz güvenliğine yönelik riskler artarken, ekonomistler bu tablonun enflasyon ve cari açık gibi kritik göstergelere olumsuz yansıyacağı yönünde görüş bildiriyor. İran’a yönelik operasyonlar ve ardından Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, dünya genelindeki enerji piyasalarında sert fiyat hareketlerini beraberinde getirdi. Petrol sevkiyatı açısından stratejik bir öneme sahip olan boğazın devre dışı kalması sonucunda Brent petrolün varil fiyatı 93 doları geçti. Yaşanan bu durum, arz tarafındaki daralma beklentilerini güçlendirerek enerji maliyetlerinin tırmanmasına neden oldu. Küresel piyasalarda yaşanan bu hareketlilik, Türkiye ekonomisinin dış ticaret dengesi ve maliyet enflasyonu açısından yeni bir risk ortamı oluşturdu. Ekonomist Mahfi Eğilmez, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, bölgedeki gelişmelerin Türkiye üzerindeki muhtemel ekonomik etkilerini mercek altına aldı. "Gelen gideni aratacak" Önümüzdeki süreçte cari dengenin giderek bozulacağını vurgulayan Eğilmez, enflasyonun yükseleceği, bütçe açıklarının artacağı ve büyüme rakamlarının gerileyeceği bir döneme girildiğine işaret etti. Eğilmez, ilgili paylaşımında şunları aktardı: "Brent petrolün varil fiyatı 93 doları geçti. Önümüzdeki dönem cari dengenin giderek bozulduğu, enflasyonun yükseldiği, bütçe açıklarının arttığı, büyümenin düştüğü bir dönem olacak. 2025 kötü bir yıldı. Ne yazık ki gelen gideni aratacak." [news_id:803115] [news_id:]817527