ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen tankerlere refakat edebileceklerini söylemesi enerji piyasaları üzerindeki baskıyı azaltsa da lojistik sektörü temsilcileri ise bu formülün sorunları tamamen çözmeye yetmeyeceğini savundu. ABD ve İsrail’in hafta sonu İran’a yönelik gerçekleştirdiği hava operasyonlarının ardından bölgede tırmanan gerilim, küresel enerji ticaretinin merkezi olan Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğini durma noktasına getirdi. ABD Başkanı Donald Trump ise krizin ekonomik etkilerini hafifletmek amacıyla gemilere refakat edebileceklerini kamuoyuna duyurdu. Söz konusu hamle petrol fiyatlarındaki sert yükselişi bir miktar yavaşlatsa da denizcilik sektörü temsilcileri, girişimin "kısmi ve geçici" bir çözüm teşkil ettiğini paylaştı. "Trump'ın planının ne kadar hızlı hayata geçeceği belirsiz" Bloomberg tarafından paylaşılan bilgilere göre, dünyanın en büyük karşılıklı sigorta kuruluşları olan P&I Kulüpleri'nin bölgedeki gemiler için "savaş riski" teminatını geri çekmesi, armatörlerin bölgeye giriş kararlarını zorlaştırıyor. Trump yönetimi tarafından hazırlanan çözüm planı, normal şartlarda gelişmekte olan ülkelere finansman desteği sunan ABD Uluslararası Kalkınma Finansmanı Kurumu’nun (DFC) sürece dahil edilmesini kapsıyor. Hazırlanan modelin geçmişte Ukrayna tahıl koridoru için Lloyd’s sigortacıları ile hayata geçirilen yapıya benzetilmesi hedeflense de analistler iki durum arasındaki ölçek farkına vurgu yapıyor. RBC Capital Markets LLC stratejistleri, konuya dair hazırladıkları notta şu ifadelere yer verdi: "Hürmüz üzerinden geçen petrol, gaz ve akaryakıt hacmi, Ukrayna modelinden çok daha büyük ve karmaşık bir yapı gerektiriyor. Bu planın ne kadar hızlı hayata geçirilebileceği konusunda ciddi soru işaretleri var." Askeri koruma ve fiziksel güvenlik endişeleri Lojistik sektöründe hakim olan bir diğer kaygı ise fiziksel güvenlik şartları. İran’ın saldırılarının devam ettiği bir ortamda ABD Donanması’nın hem saldırı operasyonlarını yönetip hem de yüzlerce tankere eskortluk yapıp yapamayacağı tartışma konusu olmaya devam ediyor. Tankerlerin büyük bir bölümünün ABD bayraklı veya ABD mülkiyetinde olmaması, askeri koruma faaliyetlerinin hukuki ve operasyonel sınırlarını zorlayan bir unsur olarak öne çıkıyor. ING Groep NV Emtia Stratejisi Başkanı Warren Patterson, donanma gemilerinin İran saldırıları karşısında "hedef" haline gelebileceği yönünde bir uyarıda bulunurken, bu tür bir mekanizmanın işler hale gelmesinin zaman alacağını ifade ediyor. [news_id:812762]