Avrupa Birliği üyesi ülkeler, Güney Ortak Pazarı ile çeyrek asırdır süregelen ticaret anlaşması müzakerelerinde tarihi bir adım atarak imzaya onay verdi. Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Antonio Costa, üye ülke temsilcilerinin Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay'dan oluşan MERCOSUR bloğu ile yapılacak ticaret anlaşmasını kabul ettiklerini duyurdu. Costa, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, söz konusu kararın Avrupa'daki tüketiciler ve işletmeler için önemli kazanımlar sunacağını ifade etti. Anlaşmanın AB'nin egemenliği ve stratejik özerkliği açısından kritik bir role sahip olduğunu belirten Costa, bu ortaklıkla AB'nin küresel ekonomiyi şekillendirdiğini bildirdi. Metinde ayrıca işçi hakları, çevre koruma ve Avrupalı çiftçiler için çeşitli güvencelerin yer aldığı kaydedildi. Ekonomik büyüme ve istihdam hedefleri AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Konseyin kararını tarihi bir gelişme olarak nitelendirdi. Anlaşmanın ekonomik büyüme ve istihdama doğrudan katkı sağlayacağını vurgulayan von der Leyen, AB'nin MERCOSUR ile birlikte toplamda 700 milyon insanı kapsayan devasa bir ortak pazar oluşturacağını belirtti. 27 üye ülkeden 21'inin nitelikli oy çokluğuyla kabul ettiği kararda; Fransa, Polonya, Avusturya, Macaristan ve İrlanda karşı oy kullanırken Belçika çekimser kaldı. AB mevzuatına göre kararın geçmesi için nüfusun yüzde 65'ini temsil eden 15 üye ülkenin onayı yeterli sayılıyor. Küresel ticaretin en büyük serbest bölgesi Gelecek hafta Paraguay'da resmi imzaların atılması planlanan süreçte, son adım olarak Avrupa Parlamentosu onayı gerekecek. 25 yılı aşkın süredir devam eden müzakereler sonucunda sığır eti, kümes hayvanları, süt ürünleri ve şeker gibi tarım ürünlerinde gümrük kolaylıkları sağlanacak. Buna karşılık MERCOSUR ülkeleri de pazarlarını Avrupa sanayi ürünlerine açacak. Brüksel yönetimi bu adımı Latin Amerika pazarındaki etkisini artıracak jeopolitik bir kazanım olarak değerlendiriyor ancak Avrupalı çiftçiler, düşük maliyetli ithal ürünlerin rekabeti bozarak yerel işletmelerin iflasına yol açabileceği endişesiyle anlaşmaya yönelik protestolarını sürdürüyor.