ABD'de sanat ve eğlence dünyasında üstün başarı sergileyenlere tahsis edilen olağanüstü yetenek vizesinde OnlyFans içerik üreticileri ile sosyal medya fenomenleri öne çıkmaya başladı. Amerika Birleşik Devletleri'nde sanat ve eğlence branşlarında olağanüstü yetenek sahibi olduğu kabul edilen bireylere sağlanan O-1 çalışma vizeleri, son dönemde OnlyFans ve çeşitli sosyal medya mecralarında paylaşım yapan dijital içerik üreticileri tarafından tercih edilmeye başlandı. Financial Times verilerinden elde edilen bilgilere göre, koronavirüs pandemisi sonrasındaki süreçte influencer’lar ve dijital platform üreticilerinin O-1B vizesi için yaptıkları başvurularda gözle görülür bir artış kaydedildi. Hukuk camiasından uzmanlar, devasa takipçi sayılarının, yüksek izlenme istatistiklerinin, elde edilen gelir miktarlarının, sponsorlu marka anlaşmalarının ve prestijli etkinliklere katılımın, resmî vize değerlendirme süreçlerinde mesleki yetkinlik ve başarı kanıtı olarak geçerlilik kazandığını ifade etti. Dijital başarı ölçütleri mesleki yetkinlik olarak görülüyor ABD içerisinde olağanüstü yetenek statüsündeki kişilere yönelik hazırlanan O-1 çalışma vizeleri, geçtiğimiz yıllarda sosyal medya fenomenlerinin ve OnlyFans benzeri dijital ağlarda faaliyet gösterenlerin odak noktası hâline geldi. Yapılan analizler, COVID-19 salgını sonrası dönemde bahsi geçen bu topluluklardan gelen O-1B taleplerinde keskin bir yükseliş olduğunu ortaya koydu. Göçmenlik alanında uzmanlaşan avukatlar ise günümüzde influencer’ların O-1 başvurusu yapan danışan kitlenin çok büyük ve önemli bir parçasını oluşturduğunu vurguladı. Avukatlar, bir adayın sosyal medyadaki takipçi sayısı, videolarının izlenme oranları, kazandığı paralar, ücret karşılığı yaptığı marka iş ortaklıkları ve sektörel organizasyonlardaki varlığının mesleki başarı belgesi olarak resmî dosyalara eklenebildiğini söyledi. Vize onaylarında artış yaşanıyor McEntee Law Group kurucularından Fiona McEntee ise dijital ortamlardaki başarının somut ve ölçülebilir verilerle sunulmasının vize başvurularını teknik anlamda güçlendirdiğini belirtti. Buna karşın bazı eleştirel görüşler, mevcut uygulamanın vize sisteminin asıl kuruluş felsefesinden uzaklaştığını savundu. Göçmenlik hukukçusu Protima Daryanani, teknik şartları kâğıt üzerinde yerine getiren ancak gerçek anlamda olağanüstü yetenek tanımına tam oturmayan kişilerin dahi onay alabildiğine dikkat çekti. İstatistiki veriler de bu durumu destekledi; O-1B ve benzeri O-1A vizelerinin miktarı 2014 ile 2024 yılları arasındaki on yıllık süreçte yüzde 50 oranında artış gösterdi. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından paylaşılan rakamlara göre, 2021–2022 döneminde onaylanan O-1 vize sayısı 7 bin 294 seviyesinden 19 bin 102’ye yükseldi. 2024 yılına gelindiğinde ise bu rakam 19 bin 457 seviyesine kadar dayandı. Tüm bu artışlara rağmen O-1 vize türü toplam vizeler içinde hâlâ kısıtlı bir dilimi temsil ediyor ve yüksek vasıflı çalışanlara ayrılan H-1B vizelerinin sayısal olarak onda birinden daha az yer tutuyor. Politik kısıtlamaların olduğu bir dönemde gelen yükseliş Bu dikkat çekici artış, Donald Trump yönetiminin H-1B ve F-1 gibi birçok farklı vize kategorisinde kriterleri ağırlaştırdığı ve yaklaşık 40 farklı ülkeden gelen kişilere giriş yasağı getirdiği bir zaman dilimiyle aynı döneme denk geldi. Yönetim bu süreç içerisinde ayrıca H-1B başvuruları için 100 bin dolarlık yeni bir hizmet bedeli uygulamasını da kamuoyuna ilan etmişti. [news_id:798572]