Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten yeni anayasa vurgusu

Okuma Süresi: 4 Dakika
Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten yeni anayasa vurgusu
Doviz.com
02 Mayıs 2026 22:00

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Milli Türk Talebe Birliği tarafından düzenlenen Siyaset Okulu programında yaptığı konuşmada Türkiye'nin siyasi tarihini ve milli irade üzerindeki vesayet odaklarını değerlendirdi. Milli Türk Talebe Birliği çatısı altında yetişen kadroların ülkenin geleceğine yön verdiğini belirten Gürlek, terörden arındırılmış bir Türkiye ve yeni anayasa hedeflerine vurgu yaptı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) tarafından düzenlenen Siyaset Okulu programına katılarak gençlerle bir araya geldi. MTTB'nin sıradan bir teşkilat olmadığını ifade eden Bakan Gürlek, Birliğin fikrin karakter kazandığı, inancın aksiyona dönüştüğü, iradenin omurga bulduğu bir mektep olduğunu söyledi. Milli Türk Talebe Birliği bünyesinde yetişen kadroların Türkiye'nin geleceğine yön verdiğini belirten Gürlek, ülkenin yakın tarihine dikkat çekerek şunları kaydetti:

"Yakın siyasi tarihimizde birçok trajediler vuku bulmuş, demokrasimiz ciddi rahatsızlıklar yaşamış, siyaset kültürümüz olgunlaşmaya bile fırsat vermeden oluşturulan krizlerle karanlık dehlizlere doğru itilmiştir. Her defasında millet inancını korumaya devam etmiş, sabırla ve vakur bir şekilde siyasetin en önemli çıkış yolu sandıkta millet üzerine kurulu oyunları bozmayı becermiştir"

Türkiye'nin demokrasi tarihindeki darbe ve vesayet süreçleri

Milletin siyasetin ayarlarını bozmak isteyen odaklara karşı kararlı bir duruş sergilediğini dile getiren Bakan Gürlek, 1960 darbesinin vesayet düzeninin kurumsallaşmasının başlangıcı olduğunu vurguladı. 12 Eylül 1980 darbesiyle siyasetin askıya alındığını ve milli iradenin yok sayıldığını hatırlatan Bakan Gürlek, darbelerin sadece iradeye pranga vurmadığını, aynı zamanda toplum hafızasını tahrip ettiğini belirtti. Bakan Gürlek konuşmasına şu sözlerle devam etti:

"Darbecilerin ve cuntacıların anlayamadığı şudur; tarihin onlara yaptıklarının yanlış olduğunu defalarca yüzlerine vurulmasına rağmen milletimizin teslim olmayışı, geri çekilmeyişi, aşağılanma hislerinin yok oluşu ve millet aklının her defasında ayağa kalkarak vesayet duvarını yıkabilmesi tarihi bir gerçek olarak her seferinde ortaya konulmuştur. Zamanı geldiğinde milli iradenin yansıdığı seçim sandığının kurulmasıyla birlikte millet elindeki tek argüman olan hür seçim atmosferini çok iyi kullanmayı bilmiştir. Bu millet sandıkla konuşur, iradesini yeniden ortaya koyar, kendisine çizilmek istenen sınırları aşmasını bilir ve her seferinde kendi içinden yeni bir başlangıç iradesi çıkararak yoluna devam eder."

Vesayet zincirinin sinsi halkalarından biri olarak tanımladığı 28 Şubat 1997 sürecine değinen Gürlek, cuntacıların "28 Şubat bin yıl sürecek" sözünün karanlık bir leke olduğunu ifade etti. 1990'lı yıllarda Türk siyasi tarihinin kaderini değiştiren bir liderlik mücadelesine şahit olunduğunu belirten Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni bir dil ve umutla milletin gönlünde yeşerdiğini söyledi. İstanbul'da başlayan yürüyüşün sıradan bir belediye hikayesi olmadığını vurgulayan Gürlek, "O gün atılan adım yıllarca bastırılmış bir iradenin yıllarca ötelenmiş bir özgüvenin senelerce sesi kısılmış bir milletin yeniden şahlanışıdır. 'Sessiz çoğunluğun sesiyiz' haykırışıdır" ifadelerini kullandı.

Milli iradeye yönelik saldırılar ve 15 temmuz süreci

Ülkenin 2002 yılında düştüğü zor durumda AK Parti'nin milletin öngörüsüyle iktidara geldiğini hatırlatan Gürlek, o dönemdeki mücadelenin zorluklarına ve karanlık yapıların zalimliğine değindi. Tehditlerin devam ettiğini belirten Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "biz bu yola kefenimizle çıktık" sözünün sembolik bir önem taşıdığını vurguladı. 27 Nisan E-muhtırası ve Gezi Kalkışmasının milletin ferasetiyle aşıldığını dile getiren Bakan Gürlek, gençleri Türkiye düşmanlarına karşı uyarırken 17-25 Aralık sürecini de bir darbe girişimi olarak nitelendirdi. Milletin kumpaslara geçit vermediğini belirten Gürlek, 15 Temmuz hain darbe girişiminin siyasi tarihin en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu söyledi. Bakan Gürlek konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

"Bu caniler 251 insanımızı şehit etmiş, yüzlerce vatandaşımızı yaralamış, onlarca kurumumuzu zayi etmiş, ihanet unsurları olarak bu ülkenin en kötü anılacak ve tarihin çöplüğüne atılacak yapıdır. Bu hain darbe girişiminin ekonomimize verdiği zararı boyutlarında hesap edilemeyecek kadar çoktur"

Türkiye'nin kaderinin vesayet kalıntılarının süpürülmesiyle değiştiğini ifade eden Bakan Gürlek, ülkenin artık küresel ölçekte stratejik akıl üreten bir aktöre dönüştüğünü belirtti. Türkiye'nin artık yön verilen değil, yön tayin eden ve denge kuran bir ülke olduğunu söyleyen Gürlek, "Türkiye artık masada yer arayan değil, baş köşede oturan, masayı kuran ülke konumundadır. Ancak şu hususu unutmamak gerekir. Şer ittifakları asla uymaz. Bugün Gazze'de yaşananlar yakın coğrafyamızın zulüm düzeni ve küresel hesapları bize şunu göstermektedir. Güçlü olmayanın adaleti olmaz" dedi.

Yeni anayasa ihtiyacı ve gelecek vizyonu

Gelecek dönemde Türkiye'yi şekillendirecek iki büyük hedeften ilkinin terörden arındırılmış, güvenli ve huzurlu bir ülke ideali olduğunu belirten Bakan Gürlek, terörün sadece bir güvenlik sorunu değil, aynı zamanda demokrasiyi ve kalkınmayı tehdit eden bir unsur olduğunu kaydetti. 1982 Anayasası'nın artık gündemden çıkarılması ve çağın ihtiyaçlarına cevap veren yeni bir anayasanın hazırlanması gerektiğini vurgulayan Gürlek, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Anayasa bir devletin sadece yönetim çerçevesi değil, aynı zamanda millet ve devlet arasındaki hukuki ve ahlaki sözleşmeyi ifade eder. Bugün geldiğimiz noktada ulusal güvenlik tehditleri, toplumsal barış, değişen dünya şartları, gelişen toplum yapısı, artan hak ve özgürlük talepleri karşısında mevcut anayasamız maalesef yetersiz kalmaktadır. Yeni bir anayasa zorunluluktur"

Tarihini bilmeyen bir gençliğin geleceğini kuramayacağını ifade eden Bakan Gürlek, adalet sisteminin her türlü fitne odağına karşı kararlılıkla mücadele edeceğini belirtti. Program, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar ve MTTB Genel Başkanı Tahsin Başarı'nın konuşmalarının ardından eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve diğer davetlilerin katılımıyla sona erdi.

İLGİLİ HABER Adalet Bakanı Tunç'tan yeni anayasa mesajı Yeni anayasaya ihtiyaç duyulduğunu belirten Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sivil ve demokratik bir anayasanın milletin ortak beklentisi olduğunu söyledi.
REKLAMI KAPAT X