Sosyal medya düzenlemesine ilişkin konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş , “Düzenlememizle beraber inşallah Türkiye'ye özgü bir modeli hayata geçirmiş olacağız” dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Habertürk yayınında Habertürk Ankara Temsilcisi Nasuhi Güngör'ün sorularını yanıtladı.
Bakan Göktaş'ın açıklamalarından öne çıkanlar şunlar oldu:
“Dijitalleşme, teknoloji bunların gelişimi elbette kıymetli ama sosyal medyanın arkasında çok büyük şirketler var. Çocuklarımızın ne kadar ekranda kalırsa o kadar çok para kazanan şirketler var. ABD'de şu an büyük davalar var biliyorsunuz. Özellikle şirketler bağımlılık yaratan unsurlarla ilgili Meta'ya ve diğer şirketlere dava açtı. Çok büyük rakamlarla uzlaşı sağladılar.
Avustralya 16 yaş sosyal medya düzenlemesini hayata geçirdi ve firmalara 1 yıl uyum süresi verdi. Şunu demek istiyorum dünyada benzer akımlar ve çalışmalar var. Dünyanın pek çok ülkesi bu konudan muzdarip.
Sosyal medyanın bağımlılık yaratan unsurları var, sosyal medyada 15 yaş düzenlemesinde bütün hesaplar yaş doğrulamasından geçecek ve belli filtreler oluşturulacak.
Biz nasıl ki çocuklarımızı sokaktaki tehlikelerden koruyorsak, evlerin içindeki bu tehlikelerden de korumak zorundayız.
15 yaş altına sosyal medya erişimi olmayacak. Hepsini e-devlet entegrasyonu ile yaptık, aslında e-devlet ile yaş doğrulama sistemini hayata geçiriyoruz, geçtiğimiz hafta yayınlanan yönetmelik ile de nasıl yapılacağına dair bir güzergahımız oldu. 1 Kasım itibarıyla yeni hesaplar için yürürlüğe girmesi bekleniyor, 31 Mart'a kadar da bütün hesaplar aslında yaş doğrulama sisteminden geçecek.
Herkes bir şekilde yaş doğrulamadan geçecek. Nasıl olacak bu doğrulama? e-Devlet'e yönlendirileceğiz ve e-devlet bize hesap açmak için bir dijital doğrulama kodu sunacak bu kod ile de yaş denetimi de sosyal platformuna bağlanabilecek.
15 yaş altı giremeyecek, 15-18 arasına da ayrıltırılmış hizmet sunulacak. Burada da bağımlılık oluşturulan filtreler olacak, çocuklarımızın özellikle ilk aşamadan itibaren güvenli hesap olacak, herkese açık olmayacak, canlı yayın olmayacak, sonsuz kaydırma da olmayacak. Ekran görüntüsü alınamayacak, kişiselleştirilmiş reklam çocuklarımızın karşısına çıkamayacak. Ebeveyn kontrol araçlarını da güçlendiriyoruz.
Bir de sosyal medyada bazı şeyleri silebilirsiniz ancak fotoğrafı silseniz dahi dijital ayak izinin önüne geçemiyorsunuz, bu verilerin hepsi depolanıyor. Akran zorbalığına maruz kalabiliyorsunuz, siber zorbalığa maruz kalabiliyorsunuz. Dolayısıyla biz aslında çocuklarımıza daha güvenli bir dijital ortam sunmak istiyoruz. Ve bu düzenlememizle beraber inşallah Türkiye'ye özgü bir modeli hayata geçirmiş olacağız.”