Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Londra’daki kapsamlı yatırımcı görüşmelerini bitirmesinin ardından ekonomi programındaki son ilerlemeleri paylaşmak üzere ABD’ye gidiyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomi programı kapsamında yaşanan güncel gelişmeleri ele aldığı Londra temaslarını dün itibarıyla sonlandırdı ve yatırımcı toplantılarına bugün ABD’de devam edecek. Bu yeni durak noktasında, özellikle dezenflasyon süreci, mali disiplinin korunması ve finansal istikrar alanlarında kat edilen mesafe görüşmelerin temel gündem maddelerini oluşturacak. Türkiye’nin ekonomi vizyonunun ve yol haritasının uluslararası arenada anlatıldığı bu diplomasi trafiği, küresel finans merkezlerinde büyük bir ilgiyle takip ediliyor. Londra temaslarının detayları Hazine tarafından dün servis edilen bilgilere göre Şimşek, İngiltere’nin başkenti Londra’da toplamda 20 ayrı toplantı icra etti. Bu görüşmeler sırasında, yönettikleri fon büyüklüğü 58 trilyon doları aşan devasa yatırım kuruluşlarının temsilcileri olan 500’ün üzerinde yatırımcı ile bir araya gelme fırsatı buldu. Ayrıca Şimşek, Londra seyahati çerçevesinde dünyanın önde gelen kredi derecelendirme kuruluşları olan Standard & Poor’s, Moody’s ve Fitch Ratings’in üst düzey yöneticileri ve Türkiye masası ekipleriyle de özel temaslar gerçekleştirerek ülke ekonomisine dair verileri paylaştı. Ekonomi programının öncelikleri ve dezenflasyon stratejisi Hazine tarafından paylaşılan sunum notlarına göre, Mehmet Şimşek’in öncelikli hedefleri arasında fiyat istikrarının kalıcı hâle getirilmesi, mali disiplinden taviz verilmemesi, sürdürülebilir cari dengenin sağlanması ve yapısal reformlar yoluyla uluslararası rekabet gücü ile yönetişim mekanizmalarının kuvvetlendirilmesi yer aldı. Kalıcı dezenflasyonu sağlayacak temel unsurlar ise sıkı para politikası, destekleyici mahiyetteki maliye ve gelir politikaları ile gıda, enerji ve konut sektörlerindeki arz yönlü tedbirler şeklinde detaylandırıldı. Bunlara ek olarak, olumlu baz etkisinin, enflasyon beklentilerinde gözlenen iyileşmenin, negatif çıktı açığının ve uygun dış koşulların bu sürece önemli katkılar sunacağı ifade edildi. Finansal istikrar ve bakiye iyileşmesi verileri Sunumun finansal istikrara ayrılan bölümünde, Türkiye’nin koşullu yükümlülüklerinde ciddi bir azalma yaşandığı ve son iki buçuk yıllık dönemde ülke bilançosunda toplam 274 milyar dolarlık bir iyileşme kaydedildiği vurgulandı. Bu veriler, ekonomideki direncini artırma çabalarının bir yansıması olarak yatırımcılara sunuldu. Kur korumalı mevduat (KKM) sisteminde 2023 yılının Ağustos ayında 143 milyar dolar olan bakiyenin, 2026 yılı Ocak ayında 0.1 milyar dolara kadar düşürüldüğü bilgisi paylaşıldı. Ayrıca, 2023 yılı Mayıs ayında eksi 60.5 milyar dolar seviyesinde bulunan swap hariç net rezervlerin, Ocak 2026 itibarıyla 70.1 milyar dolar seviyesine yükseldiği kaydedildi. Bütçe disiplini ve borç çevirme hedefleri Yatırımcılara sunulan verilerde, harcama disiplininin sıkı bir şekilde uygulanması ve gelir performansının güçlü seyretmesi sayesinde bütçe açığının millî gelire oranında düşüş beklendiği belirtildi. Bu oranın 2023 yılındaki yüzde 5.1 seviyesinden, 2024’te yüzde 4.7’ye ve nihayetinde 2025 yılında yüzde 2.9 seviyesine gerileyeceği öngörülüyor. Son iki yılın ortalamasında yüzde 135 seviyelerine kadar tırmanan iç borç çevirme oranının ise, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 80 olarak gerçekleştiği ve 2026 yılı için belirlenen yüzde 106’lık hedefin altında kalacağı bilgisi sunumda önemli bir detay olarak yer buldu. [news_id:798360]