Bakan Şimşek'ten Çin ile ticaret açığı için 3 çözüm önerisi

Okuma Süresi: 3 Dakika
Bakan Şimşek'ten Çin ile ticaret açığı için 3 çözüm önerisi
Doviz.com
09 Şubat 2026 21:58

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin küresel ekonomideki belirsizliklere karşı serbest ticaret anlaşmaları, güçlü hizmet ihracatı ve yapısal reform programı sayesinde dayanıklılığını koruduğunu açıkladı.

Suudi Arabistan'ın El-Ula kentinde düzenlenen Gelişmekte Olan Ülkeler Konferansı'nın kapanış panelinde konuşan Bakan Mehmet Şimşek, küresel ekonominin geçtiğimiz yıl "oynaklık, belirsizlik, karmaşıklık ve muğlaklık" içeren zorlu bir süreçten geçtiğini belirtti. Gelişmekte olan piyasaların bu belirsizliklerden doğrudan etkilendiğini dile getiren Şimşek, ihracata dayalı büyüme modellerinin korumacı önlemler karşısında kırılganlık oluşturduğuna dikkat çekti. Kural bazlı bir sistemin düşük risk primi ve iş yapma maliyetleri açısından bu ülkeler için hayati önem taşıdığını vurguladı.

Türkiye'nin ticari dayanıklılığı ve serbest ticaret ağları

Türkiye'nin küresel ticaretteki parçalanmalara karşı sahip olduğu avantajlara değinen Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu: "AB ile Gümrük Birliğimiz var. Buna ek olarak 27 ülkeyle daha serbest ticaret anlaşmamız bulunuyor. Yani ihracatımızın yaklaşık yüzde 62'si serbest ticaret anlaşmaları kapsamına giriyor. Bu elbette tam bir güvence sağlamıyor, ancak ticaret ortaklarınız kurallara uygun davrandığı sürece, serbest ticaret anlaşmaları bir miktar koruma sağlıyor. Tamamen bağışık değiliz. Ticaretimizin geri kalanı da Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya olmak üzere yakın coğrafyaya yoğunlaşmış durumda."

Hizmet ticaretinde Türkiye'nin dünyada ilk 20 ülke arasında yer aldığını hatırlatan Şimşek, turizmde dördüncü sırada bulunulduğunu, inşaat ve dizi ihracatında ise küresel liderler arasında olunduğunu belirtti. Hizmetler sektörünün korumacı önlemlerle henüz karşılaşmamasının Türkiye için büyük bir avantaj sunduğunu ifade eden Bakan Şimşek, katma değeri yüksek bu alana odaklandıklarını söyledi.

Ekonomik reformlar ve makroekonomik istikrar

Uygulanan ekonomi programının Türkiye'yi daha az kırılgan bir konuma getirdiğini savunan Şimşek, son iki buçuk yıldır makroekonomik istikrar ve reform adımlarının atıldığını kaydetti. Çatışmaların yoğun olduğu bir coğrafyada bulunulmasına rağmen büyüme ve ticaretin dirençli seyrettiğini belirten Şimşek, "Elbette küresel sorunlara karşı tam bağışık değiliz. Ancak Türkiye olarak uyguladığımız program sayesinde daha az kırılgan bir konumda bulunuyoruz. Son iki buçuk yıldır, makroekonomik istikrar ve reform programını uyguluyoruz. Bu program, tamponları güçlendirmemize ve dayanıklılığı artırmamıza yardımcı oldu. Kolay bir coğrafyada yaşamıyoruz, çatışmaların ve gerilimlerin yoğun olduğu bir bölgede yer alıyoruz. Buna rağmen büyüme ve ticaret dirençli seyretti, dengesizlikleri gideriyor ve sürdürülebilirliği artıracak yapısal adımlar atıyoruz." ifadelerini kullandı.

Çin ile ticaret açığı ve çözüm önerileri

Türkiye'nin Çin ile olan ticaret dengesizliğine dikkat çeken Şimşek, bu ülkeyle olan açığın 47 milyar dolara yaklaştığını ve bunun toplam ticaret açığının yüzde 50'sinden fazlasını oluşturduğunu bildirdi. Bu sorunun çözümü için Çinli muhataplarına sundukları önerileri şöyle sıraladı: "Türkiye büyüklüğündeki bir ülkenin bu sorunu tek başına çözmesi mümkün değil. Bu nedenle Çinli muhataplarımıza şunu söylüyoruz: 'Gelin bunu birlikte çözelim, tek yönlü bir ticaret ilişkisi olmasın, karşılıklı ve sürdürülebilir hale getirelim.' Örneğin daha fazla Çinli turistin Türkiye’ye gelmesini önerdik. Bir diğer önerimiz küresel ölçekteki Çinli bankaların Türkiye’de uzun vadeli altyapı projelerine veya sanayi yatırımlarına yönlendirilmesi oldu. Üçüncü olarak, Çinli şirketlerin Türkiye pazarına sadece ürün satarak değil, üretim yaparak girmesini öneriyoruz."

Teknoloji, enerji ve bağlantısallık stratejisi

Yapay zeka, altyapı ve insan sermayesine yönelik yatırımların öncelikli olduğunu belirten Bakan Şimşek, bölgesel entegrasyonu güçlendirmek amacıyla yeni koridorlar inşa ettiklerini dile getirdi. Türkiye'nin Pekin'den Londra'ya uzanan orta koridorun kritik bir parçası olduğunu söyleyen Şimşek, Orta Doğu'yu Türkiye üzerinden dünyaya bağlayacak yeni hatlar üzerinde çalıştıklarını aktardı. Yapay zekanın enerji ihtiyacına vurgu yaparak nükleer enerji yatırımlarının sürdüğünü ve önümüzdeki on yıllarda iki-üç yeni santralin daha devreye alınmasının hedeflendiğini sözlerine ekledi.

IMF Başkanı Kristalina Georgieva ile Katar ve Ekvador maliye bakanlarının da yer aldığı panelde Türkiye'nin ekonomik dönüşüm yolculuğu detaylandırıldı.

REKLAMI KAPAT X