Bakan Uraloğlu: Türkiye denizcilikte dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdi

Okuma Süresi: 5 Dakika
Bakan Uraloğlu: Türkiye denizcilikte dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdi
Doviz.com
12 Şubat 2026 16:36

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul'da gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 2'nci Ulaştırma Bakanları Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin son 23 yılda ulaştırma ve haberleşme altyapısına 355 milyar dolardan fazla yatırım yaptığını belirten Uraloğlu, Türk Deniz Ticaret filosunun dünya sıralamasında yükselerek ilk 10 ülke arasına girdiğini vurguladı.

İslam İşbirliği Teşkilatı'nın (İİT) 2'nci Ulaştırma Bakanları Toplantısı İstanbul'un ev sahipliğinde yapıldı.

Bakan Abdulkadir Uraloğlu, toplantı kapsamında üye ülkelerin bakanlarıyla bir araya gelerek ulaştırma alanındaki iş birliği imkanlarını değerlendirdi.

Uraloğlu, Türkiye'nin jeostratejik konumu ve lojistik kabiliyetleriyle küresel ticarette vazgeçilmez bir merkez haline geldiğini ifade etti.

Türkiye küresel bir güven aktörü haline geldi

Toplantıda katılımcılara hitap eden Bakan Uraloğlu, ulaştırma alanındaki iş birliğinin dünya ekonomisindeki dönüşümle birlikte daha stratejik bir hal aldığını söyledi.

Uraloğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

"Bugün, İslam İşbirliği Teşkilatı çatısı altında, ulaştırma alanında Bakanlar düzeyinde yeniden biraraya gelmenin anlamı ve önemi son derece büyüktür. Aradan geçen yaklaşık 40 yıl içinde dünya ekonomisi, ticaret yolları, üretim merkezleri ve ulaştırma teknolojileri köklü bir dönüşüm geçirmiştir. Bu dönüşüm, ulaştırma alanında işbirliğini her zamankinden daha stratejik hâle getirmiştir. Bu kapsamda Türkiye, sahip olduğu coğrafi konum, gelişmiş altyapısı ve çok modlu lojistik kapasitesiyle bugün küresel ticaretin vazgeçilmez merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Asya ile Avrupa, kuzey ile güney arasında kurduğu kesintisiz bağlantılar sayesinde Türkiye, yalnızca bir geçiş ülkesi değil, küresel tedarik zincirlerinin güvenilir, öngörülebilir konumlarındandır. Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü, sağlam ve güvenli liderliğiyle, Türkiye uluslararası diplomasideki yapıcı duruşu ve kriz çözme kabiliyetiyle jeostratejik bir güven adası haline gelmiştir. Bu nedenle artık sadece Türkiye'nin jeopolitik konumundan değil, küresel bir güven aktörü olma özelliğinden de söz ediyoruz, ki bu özellik, uluslararası istikrarı destekleyen ve taraflar arasında köprü kuran benzersiz bir diplomasi mirasıdır"

Ulaştırma ve haberleşme alanındaki dev yatırımlar

Son 23 yılda hayata geçirilen projelerin detaylarını paylaşan Bakan Uraloğlu, Marmaray, Avrasya Tüneli ve İstanbul Havalimanı gibi dev eserlerin Türkiye'nin ulaştırma ağını güçlendirdiğini belirtti.

Yatırımların ulaştığı boyutları rakamlarla özetleyen Uraloğlu, Türkiye'nin entegre ve çok modlu bir ulaştırma sistemi tesis ettiğini dile getirdi.

Yatırım Alanı / Gösterge Eski Veri Güncel Veri
Ulaştırma ve Haberleşme Yatırımı - 355 milyar dolar
Bölünmüş Yol Uzunluğu 6 bin 101 km 30 bin km üzeri
Otoyol Ağı Bin 714 km 3 bin 796 km
Demiryolu Ağı 11 bin km 14 bin km
Hızlı Tren Hattı - 2 bin 251 km
Aktif Havalimanı Sayısı 26 58
Dış Hat Uçuş Noktaları 60 (50 ülke) 356 (133 ülke)

Bakan Uraloğlu, denizcilik ve bölgesel koridorlarla ilgili hedeflerini şu sözlerle detaylandırdı:

"Türk Deniz Ticaret Filomuzu dünya sıralamasında sınıf atlattık ve denizcilikte lider 10 ülke arasına ülkemizi taşıdık. Bu yatırımlarımız üretime 1 trilyon dolar atkı sağlamış, yıllık ortalama 1 milyonun üzerinde de istihdama imkan sağlamıştır. Karayolu, demiryolu, havayolu ve denizyolunda eş zamanlı yürütülen bu yatırımlar sayesinde Türkiye entegre ve çok modlu bir ulaştırma sistemi tesis etmiştir. Bizim için esas hedef, bu altyapının bölgesel ve küresel ulaştırma koridorlarının taşıyıcı omurgası haline gelmesidir. Çünkü bugün ulaştırma koridorları, yalnızca malların taşındığı güzergâhlar değil, ticaretin, yatırımın ve refahın aktığı stratejik hatlardır. Türkiye olarak, bu yeni küresel tabloyu doğru okuyarak, ulaştırma koridorlarını çeşitlendirmeyi, tedarik zincirlerini daha dayanıklı hâle getirmeyi ve bölgeler arası bağlantısallığı güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu anlayışla geliştirdiğimiz Orta Koridor, Asya ile Avrupa arasında en kısa, en güvenli, en öngörülebilir ve en ekonomik güzergâhlardan biri olarak öne çıkmaktadır. Kalkınma Yolu Projesi ise Basra Körfezi'nden başlayarak Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanan yeni bir doğu-batı ve kuzey-güney bağlantısı tesis etmeyi hedeflemektedir. Bu proje, Ortadoğu ile Avrupa arasında kesintisiz bir kara ve demiryolu hattı oluşturarak, ulaştırma sürelerini kısaltacak ve maliyetleri düşürecektir. Türkiye olarak, bu ve benzeri koridor girişimlerini rekabet yerine tamamlayıcılığı esas alan, bölgesel refahı, istikrarı ve ekonomik bütünleşmeyi artırmayı hedefleyen projeler olarak değerlendirmenin doğru olduğunu düşünüyoruz. Bu hatlar, küresel tedarik zincirlerine çeşitlilik ve dayanıklılık kazandırmakta, yalnızca Türkiye'nin değil, İslam İşbirliği Teşkilatı coğrafyasının küresel ticaretle entegrasyonunu da derinleştirecektir. Afrika'daki kardeşlerimizin kaderini değiştirecek Dakar-Port Sudan Demiryolu Projesi gibi girişimlere ise her türlü teknik desteği vermeye hazır olduğumuzu da huzurlarınızda belirtmek istiyorum"

Kararların sahada sonuç üretmesi gerekiyor

Teşkilatın yönetişim kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğine değinen Uraloğlu, alınan kararların somut uygulamalara dönüşmesinin önemini vurguladı.

Uraloğlu, Türkiye'de bir 'Kara Ulaştırma Merkezi' kurulması yönündeki önerisini dile getirdi:

"İslam İşbirliği Teşkilatı’nın yönetişim kapasitesini güçlendirmek istiyorsak artık çok net bir şekilde önceliklerimizi belirlemeliyiz. Ortaya koyduğumuz metinler üzerinde mutabık kaldığımız kararları sahada sonuç üretir hâle getirmeliyiz. Çünkü kurumsal itibarımızı büyütecek olan olgu, kabul edilen metinler değildir. Sınırda, ticarette, lojistikte ve vatandaşın günlük hayatında görünür hâle gelen uygulamalardır. Bugün ihtiyacımız olan, temenniden icraata, deklarasyondan etkiye geçiştir. Bu hedefe ulaşmak için kurumlarımız arasında net ve tamamlayıcı bir görev paylaşımı tesis etmek zorundayız. Bu çerçevede, 1987 yılında aldığımız karara dayanarak Türkiye’de İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde 'Kara Ulaştırma Merkezi' adıyla bir Uzmanlık Kuruluşu oluşturulması dahil, Birleşmiş Milletler'e (BM) Türkiye tarafından sunulan söz konusu belge çerçevesinde kara ulaştırması alanında küresel bir yapılanmanın tesis edilmesi aşamasında gerekli tüm adımların 2'nci İslam İşbirliği Teşkilatı Ulaştırma Bakanları Konferansı Başkanı sıfatıyla Türkiye tarafından atılmasının kararlaştırılmasını; bununla birlikte gerekli belgelerin Genel Sekreterlik ile eşgüdüm içerisinde hazırlanarak 2028 yılında düzenlenecek 3'üncü İslam İşbirliği Teşkilatı Ulaştırma Bakanları Konferansı’na sunulmasını hepinize öneriyorum."

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın video mesajı katılımcılara izletildi. Program, aile fotoğrafı çekimi ve ülkeler arasındaki ikili görüşmelerle devam etti.

İLGİLİ HABER Gemi ve yat sektörü 2,2 milyar dolarlık ihracatla rekor kırdı Gemi, yat ve hizmetleri ihracatı 2025 senesinde yüzde 17,4 oranında bir artış kaydederek 2 milyar 243 milyon 952 bin dolar seviyesine çıktı ve böylece tarihinin en yüksek yıllık ihracat rakamına ulaştı.
REKLAMI KAPAT X