Barrack: Erdoğan tansiyonu düşürmede harika iş çıkarıyor

Okuma Süresi: 5 Dakika
Barrack: Erdoğan tansiyonu düşürmede harika iş çıkarıyor
Doviz.com
22 Ağustos 2026 21:07

Trump’ın Suriye özel temsilcisi Barrack, bölgedeki güncel gelişmeler ve Türkiye-İsrail ilişkileri hakkında kapsamlı açıklamalarda bulundu. Suriye’de yaşanan rejim değişikliği sonrası güvenlik dengelerinin dönüştüğünü belirten Barrack, Ankara’nın bölgedeki caydırıcı gücünün altını çizdi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi ve ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, video paylaşım platformu Youtube üzerinden gerçekleştirilen canlı yayında gündeme dair önemli değerlendirmeler paylaştı. İsrail’in Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırı ve ardından yükselen bölgesel gerilime dair soruları yanıtlayan Barrack, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun sınırlardan gelebilecek güvenlik risklerine tolerans gösterilmeyeceği yönündeki sözlerini anımsattı. Suriye’nin mevcut rejim değişikliği sonrasında İsrail için bir güvenlik tehdidi oluşturmadığını dile getiren Barrack, "Suriye saldırganca davranmadı. Lübnan'da ise durum farklı. Bunu daha sonra konuşabiliriz. Lübnan'da, güney bölgesiyle ve İsrail ile çatışma halinde olan İran vekili Hizbullah konusunda devam eden bir sorunumuz var. Ancak yeni bir hükümete sahip olan Suriye'de böyle bir durum söz konusu değildi" ifadelerini kullandı.

Bölgesel aktörlerin seçim süreçleri ve stratejik iş birlikleri

Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin 2000'li yılların başındaki olumlu seyrine atıfta bulunan Barrack, "Günümüze gelirsek, inancım ve umudum bunun tekrar yaşanacağı yönünde" dedi. İki ülke arasında son dönemde gözlemlenen gerilimin siyasi süreçlerle ilişkili olabileceğini kaydeden Barrack, "Bu ülkelerin üst düzey liderlerinin söylemlerinde duyduğunuz şeyler, herkesin siyasi kampanya sürecinde yapmak zorunda oldukları şeyler değil mi? Başbakan Binyamin Netanyahu Ekim ayında yapılacak seçimlere doğru ileriyor. Seçmen kitlesinin ne istediğini biliyor" yorumunu yaptı. Gerilimli atmosfere rağmen İsrail, Türkiye ve Suriye’nin ortak çıkarları olduğunu vurgulayan Barrack, "Rubik küpü içinde bir Rubik küpü durumu var. Sadece Suriye bile Kürtlerle, SDG ile ve DEAŞ ile uğraşıyor. Biliyorsunuz, bu arada biz her akşam Türkiye, İsrail ve Suriye ile DEAŞ teröristlerini avlamak için koordinasyon halindeyiz. Çünkü güç boşluğu devam ettikçe DEAŞ kendini yeniden inşa etmek için büyük bir çaba sarf ediyor" şeklinde konuştu.

İsrail’in Ebu Zuhur Hava Üssü saldırısının nedenine ilişkin kesin bilgiye sahip olmadığını belirten Barrack, kendisine iletilen muhtemel senaryoları şu sözlerle aktardı: "Birincisi, sizin de duyduğunuz üzere İsrail'in şu 3 ihtimalden birinin gerçekleştiğine dair bazı istihbarat bilgilerine sahip olmasıydı: Ya sahada Türk askeri ya da askeri unsurları bulunuyordu. Biz durumun böyle olmadığını biliyoruz. Bu konu İsrail tarafından daha önce hiç gündeme getirilmemiş değildi. Konu yaklaşık 6 gün önce bize iletilmiş ve 'Sahada bizi çok endişelendirecek bir Türk hareketliliği olabileceğine dair istihbaratımız var' denilmişti. Hepimiz üzerimize düşeni yaptık. Kendi istihbarat kurumlarımıza başvurduk. Aldığımız cevap, 'Hayır, böyle bir şey yaşanmıyor' şeklinde oldu. İkinci ihtimal ise o sırada hareket halinde olan ve başka kimsenin fark etmediği bir tehdidin İsrail’in kendi istihbaratına takılması ve bu durumun, onlarda acil müdahale gerektiği düşüncesine yol açmasıydı. Üçüncüsü ve muhtemelen en güçlü ihtimal, Türklerin o tesisteki bir eğitim programını genişletmeye yönelik planladıkları bir stratejiye dair istihbarat edinmiş olmalarıydı"

İsrail sınırındaki güvenlik hassasiyetleri ve türk ordusunun gücü

ABD Başkanı Donald Trump’ın daha önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "Neden 8 Aralık'ta Suriye'yi almadınız?" sorusunu yönelttiğini hatırlatan Barrack, "Cumhurbaşkanı Erdoğan ise ‘Çünkü orayı istemiyoruz. Suriye'nin, bu çok zorlu coğrafyanın ortasında bir tuval ve koruyucu bir örtü olarak egemen ve bağımsız bir ülke olmasını istiyoruz’ cevabını verdi. Suudi Arabistan da aynı şekilde düşünüyor. Elbette İsrail de aynı görüşte. Ancak Türkiye'nin o sınır ve hatlardaki varlığı ve oradaki Türk askeri eğitim unsurları her zaman mevcuttu" bilgisini paylaştı. İsrail sınırına 85 kilometre uzaklıktaki T4 ve Palmira bölgelerinin İsrail için kritik güvenlik endişesi taşıdığını söyleyen Barrack, "İsrail, Türkiye'ye, ‘Lütfen bu iki üsse de yeniden yerleşmeyin. Çok yakın. Suriye hükümetinden emin değiliz. Sizin Suriye hükümetiyle olan uyumunuzdan da emin değiliz. Bu yüzden lütfen buralara yeniden yerleşmeyin, aksi takdirde oraları vururuz’ diyordu. Bu konu bir süre gidip geldi ama Türkler akıllıca davranarak İsrail'le savaşmak istemediklerini söylediler ve Türklerin sürekli mesajı da bu yönde oldu" dedi. Türk ordusunun yetkinliğine vurgu yapan Barrack, "Türk ordusu güçlü, cesur, çok iyi donanımlı ve ne yaptığını biliyor. Bu, İkinci Dünya Savaşı gibi bir şeye dönüşebilir mi? Bizim görüşümüz, tıpkı İkinci Dünya Savaşı'nda göreceğiniz gibi kasıtsız bir eylemin her an yeni bir dünya savaşına yol açabileceği yönünde ve sanırım hepimizin engellemeye çalıştığı şey de bu" ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin jeopolitik konumu ve itidalli yönetim anlayışı

Barrack, İsrail’in Türkiye sınırına yakın bölgeleri hedef alarak provokasyon yapma ihtimali üzerine dururken, "Bir teori, İsraillilerin Türkleri kışkırttığı yönünde. Hatırlarsanız, Türkler benzer şartlar altında bir Rus savaş uçağını düşürmüştü, değil mi? Sınırda bildirimde bulunmadan, bir anlaşma olmadan savaş uçakları konuşlandırmak çok tehli bir oyundur. Ciddi ve endişe verici olan kısım buydu. Çünkü Türklerin istihbarat teşkilatlarının, üst düzey yönetimlerinin, dışişleri bakanlarının, cumhurbaşkanlarının, istihbarat başkanının, hepsinin itidale odaklandığını biliyorum. Gerçekten öyle. Bu bir gerçek. Saldırgan değiller. İsrail'e saldırmakla, hatta herhangi bir kinetik veya düşmanca ilişkiye girmekle ilgilenmiyorlar. Bu bölge için iyi değil. Kendileri için de iyi değil" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin bölgesel önemine dikkat çeken Barrack, "Türkiye, herkesi tedirgin eden ancak kendisi için harika olan yeni ve güçlü bir döneme giriyor. Biliyorsunuz, etrafında 8 ülke ve 4 deniz bulunan, bir tarafında Orta Asya, diğer tarafında Hazar ve Akdeniz yer alan, Arap olmayan, ancak işlevsel, hoşgörülü ve Müslüman bir ülke olarak bir merkez konumundalar. Coğrafi mevcudiyeti itibarıyla caydırıcı bir görünüme sahip. Bu nedenle aklıselimin hakim olacağına dair umutluyum. Cumhurbaşkanı Erdoğan tansiyonu düşürmeye çalışarak harika bir iş çıkarıyor" dedi.

Konu / Bölge Detay ve Durum
Kritik Tarihler 8 Aralık (Suriye sorusu), Ekim (İsrail seçimleri)
Hassas Bölgeler T4, Palmira ve Ebu Zuhur Hava Üssü
Güvenlik Mesafesi İsrail sınırına 85 kilometre
İstihbarat Paylaşımı Saldırıdan yaklaşık 6 gün önce iletilen bilgiler