Brent petrol için 2026 yılında üç kritik senaryo

Okuma Süresi: 4 Dakika
Brent petrol için 2026 yılında üç kritik senaryo
Doviz.com
19.01.2026 11:36

Küresel petrol piyasalarında yüksek arz beklentileri ve zayıf talep öngörüleri hakim olurken, Venezuela'nın üretim kapasitesinin yeniden devreye girmesi ve İran merkezli jeopolitik risklerin etkisiyle 2026 başında fiyatların 55-65 dolar aralığında seyretmesi bekleniyor.

Petrol piyasası, dünyanın en zengin petrol rezervlerine sahip ülkesi Venezuela'nın küresel arza yeniden dahil olma potansiyeliyle aşağı yönlü bir baskı altında bulunuyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın 3 Ocak tarihinde Venezuela'ya yönelik gerçekleştirdiği askeri müdahale sonrasında, Washington yönetiminden gelen ülkenin enerji sektörünü Amerikan şirketlerine açma ve petrol akışını tekrar canlandırma yönündeki mesajlar piyasadaki düşüş eğilimini kuvvetlendirdi.

Diğer taraftan, Trump'ın İran'daki toplumsal ve siyasi gelişmelere paralel olarak askeri hamleleri ajandasına aldığına dair gelen bilgiler ve Tahran ile ticari ilişkilerini sürdüren ülkelere yönelik yüzde 25 oranında gümrük vergisi uygulama kararı, fiyatları yukarı yönlü dengeleyen unsurlar olarak öne çıktı.

Bu karmaşık dinamikler altında Brent petrolün varil fiyatı, senenin ilk haftasını 60,73 dolardan kapattıktan sonra, 16 Ocak'ta biten haftayı yüzde 4,8'lik bir yükselişle 63,63 dolar seviyesinden tamamladı.

Küresel piyasalarda iki zıt kuvvetin mücadelesi

Londra Enerji Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Öğütçü, 2026 yılına girerken petrol piyasasının artık sadece geleneksel arz ve talep dengesiyle değil, daha çok risk algılamaları üzerinden fiyatlandığını dile getirdi. Öğütçü, piyasa üzerinde eş zamanlı olarak iki karşıt gücün etkili olduğunu vurgulayarak, Venezuela kaynaklı gelişmelerin fiyatları aşağıya doğru baskıladığını, İran'ın ise fiyatları doğrudan yukarı fırlatmasa dahi piyasadaki oynaklığı ciddi şekilde artırdığını belirtti.

Bu sebeple 2026 senesini tek bir sabit fiyat tahminiyle değil, belirli senaryo bantları çerçevesinde değerlendirmenin daha isabetli olacağını ifade etti.

Venezuela tarafındaki en dikkat çekici gelişmenin, büyük ticaret devlerinin bu ülkenin ham petrolünü yeniden Asya pazarlarına yönlendirmesi olduğunu söyleyen Öğütçü, Vitol ve Trafigura gibi küresel aktörlerin Venezuela petrolünü Çin ve Hindistan'daki rafinerilere sunmaya başladığını ve bu operasyonların ABD'nin onayladığı bir çerçevede yürütüldüğünü paylaştı.

Buna mukabil İran'da durumun tam tersi bir seyir izlediğini, ülkedeki protestoların yarattığı siyasi gerginliğin ve artan yaptırım baskılarının piyasaya arz kesintisi korkusu olarak yansıdığını ekledi. Ayrıca İran'ın deniz üzerindeki depolarda bekleyen petrol miktarının 166-170 milyon varil ile rekor kırdığını belirten Öğütçü, bu durumun kısa vadeli bir güvenlik stoğu gibi görünse de, satılamayan ürün algısını pekiştirerek belirsizliği tırmandırdığını aktardı.

Gelecek dönem için üç farklı arz senaryosu

2026 yılı petrol arz görünümüne dair üç ana senaryonun bulunduğunu belirten Öğütçü, İran ve Venezuela kaynaklı ek arzın tamamen ABD yaptırımlarına, teknik kapasiteye ve jeopolitik kırılganlıklara bağlı olduğunu kaydetti. Baz senaryoya göre küresel arzda günlük 150 bin ile 300 bin varil arasında sınırlı bir artış öngörülürken, Venezuela'nın bu sürece katkısının günlük 150-250 bin varil düzeyinde kalacağı, İran'ın üretiminin ise zayıf ama sürekliliğini koruyan bir yapıda olacağı tahmin ediliyor.

Düşük olasılıklı senaryoda ise ek arzın günlük 0 ile 100 bin varil arasında kısıtlı kalabileceğini belirten Öğütçü, Venezuela'daki teknik ve lojistik engeller ile finansman maliyetlerinin üretimi zorlaştırdığını, İran'da ise iç karışıklıkların ihracat ağlarını felç edebileceğini dile getirdi.

Yüksek olasılıklı senaryo çerçevesinde ise küresel arzın günlük 400 bin ile 600 bin varil bandında artabileceğine işaret eden Öğütçü, Venezuela'daki petrol sahalarının hızla iyileştirilmesi ve İran'da siyasi tansiyonun düşmesiyle birlikte gayriresmi ihracat kanallarının tekrar işlerlik kazanmasının bu durumu tetikleyebileceğini sözlerine ekledi.

Arz artışı beklentilerinde temkinli yaklaşım

Bu projeksiyonları kritik kılan temel noktanın OPEC üretim verileri olduğunu söyleyen Öğütçü, Aralık 2025 verilerinin İran ve Venezuela'da üretim kayıplarına işaret ettiğini, bu yüzden 2026 başındaki hızlı arz artışı beklentisine ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini ifade etti.

Öğütçü, 2026 için temel mottonun "Venezuela fiyatı aşağı çekerken, İran oynaklığı yükseltir" olduğunu belirtti ve Brent petrol için üçlü bir fiyat aralığı tanımladı. Düşük senaryoda fiyatların varil başına 45-55 dolar seviyesine inebileceğini, bunun ancak arz fazlasının belirginleşmesi ve İran'da gerilimin bitmesiyle mümkün olacağını vurguladı. Baz senaryoda ise fiyatların 55-65 dolar arasında bir denge bulacağını, Venezuela'nın baskısına rağmen İran risk priminin zaman zaman etkili olacağını savundu.

Yüksek fiyat senaryosunda ise 70-85 dolar bandının görülebileceğini, bunun da İran'daki iç huzursuzluğun ve dış baskının ihracat hatlarına fiziksel zarar vermesi, ikincil yaptırımların sertleşmesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik endişelerinin artmasıyla tetikleneceğini belirtti.

Yatırımcıların takip etmesi gereken kritik başlıklar

Piyasa paydaşlarının 2026 yılında odaklanması gereken beş temel faktörün altını çizen Öğütçü, Venezuela'nın günlük ihracat verileri, tanker trafiği ve nafta gibi seyreltici maddelerin akışının arz güvenliği için hayati olduğunu bildirdi. İran cephesinde ise protestoların enerji altyapısına etkisi ve lojistik hatlardaki olası aksamaların en büyük sinyaller olduğunu aktardı.

Ayrıca ABD'nin İran ile iş yapanlara getireceği yüzde 25'lik gümrük tarifesinin uygulama biçiminin ve hukuki sınırlarının titizlikle izlenmesi gerektiğini vurguladı. OPEC+ grubunun üretim konusundaki disiplini ve aralık ayı rakamlarının doğru analiz edilmesinin önemine değinen Öğütçü, Orta Doğu jeopolitiği ve Hürmüz Boğazı'ndaki risklerin sigorta ve nakliye maliyetlerinde şok yaratabileceğini hatırlattı.

Petrol piyasasında artık sadece varil miktarının değil, güvenli sevkiyatın da fiyatın bir parçası olduğunu belirten Öğütçü, Venezuela'nın bir geri dönüş hikayesi vaat ettiğini ancak İran'ın bu süreci sürekli yeni belirsizliklerle gölgelediğini ifade ederek, 2026 yılının kaderinin sadece üretim tesislerinde değil, Washington, Tahran ve Caracas'taki karar merkezlerinde belirleneceğini dile getirerek konuşmasını noktaladı.

REKLAMI KAPAT X