Çelik sektöründe işten çıkarma furyası

Okuma Süresi: 3 Dakika
Çelik sektöründe işten çıkarma furyası
Doviz.com
17 Şubat 2026 16:21

Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB), küresel piyasalardaki daralma, artan korumacılık önlemleri ve yükselen maliyetler nedeniyle sektörde vardiya kapatma ve işten çıkarmaların yaşandığını duyurdu. Sektör, yüksek lojistik maliyetler ve kotalar karşısında uzak pazarlar yerine Avrupa ve komşu coğrafyalara odaklanan yeni bir strateji izleme kararı aldı.

Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Başkanı Adnan Aslan, Türkiye çelik sektörünün büyüme stratejisini yeniden şekillendirdiğini açıkladı.

Küresel piyasalardaki daralma ve artan korumacılık önlemleri karşısında uzak pazarların yerine yakın coğrafyalara odaklanacaklarını belirten Aslan; Avrupa Birliği ülkeleri, Balkanlar ve Doğu Avrupa'nın öncelikli hedef olacağını vurguladı.

Sektörün 2025 performansının değerlendirildiği toplantıda konuşan Aslan, "Küresel çelik piyasasında fiyatlar ciddi baskı altında. Çin'in yüksek ihracat hacmi ve dünya genelindeki arz fazlası fiyatları aşağı çekiyor. Bu ortamda büyümeyi ancak doğru pazarlara odaklanarak ve esnek bir stratejiyle sağlamak mümkün" dedi.

Deniz aşırı ve yüksek maliyetli pazarların yerine coğrafi yakınlığın avantajlarını kullanacaklarını ifade eden Aslan, "Uzak pazarlarda hem lojistik maliyetler artıyor, hem de gümrük vergileri ve kotalar ciddi bir engel oluşturuyor. Buna karşılık yakın pazarlarda hızlı teslimat, esnek üretim ve güçlü ticari ilişkiler gibi avantajlarımız var" diye konuştu.

Avrupa pazarında toparlanma beklentisi

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) belirsizliğinin Avrupa pazarındaki durgunluğun ana nedenlerinden biri olduğunu söyleyen Aslan, 2026 yılına ihracatta düşüşle başladıklarını ancak sürecin netleşmesiyle ivme beklediklerini kaydetti.

Aslan, "Avrupa'da alımlar bir süre ertelendi. Ancak Mart ve Nisan aylarından itibaren özellikle Avrupa kaynaklı bir toparlanma öngörüyoruz" dedi.

Toplantıdaki verilere göre 2025 yılında AB'ye 7,9 milyon ton, AB dışındaki Avrupa ülkelerine ise 3,7 milyon ton çelik ihracatı yapıldı. Avrupa pazarının toplam ihracattaki payı yüzde 60 seviyesinde gerçekleşti.

İhracat hedefleri ve katma değerli üretim

Sektörün 2026 yılı tonaj hedefi 20 milyon ton, değer hedefi ise 17 milyar dolar olarak açıklandı.

Türkiye 2025 yılını 19,4 milyon tonluk ihracat ve 16,5 milyar dolarlık değerle kapatmıştı.

Stratejinin ikinci ayağının katma değerli ürünler olduğunu vurgulayan Aslan, bu dönüşümün Türk çelik sektörünü Çin ve Hindistan gibi düşük maliyetli üreticilerle doğrudan fiyat rekabetinden uzaklaştıracağını söyledi.

Vardiyalar kapanıyor ve istihdam azalıyor

ÇİB Başkan Yardımcısı Uğur Dalbeler, en büyük risklerden birinin artan ithalat olduğunu belirtti.

Türkiye'nin 38 milyon ton üretim ve 39 milyon ton tüketim kapasitesi olduğunu söyleyen Dalbeler, "Türkiye aslında arz fazlası olan bir ülke değil. Ama bizde dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir şey var. Biz tüketimimizin neredeyse yarısını ithal ediyoruz. Asıl sıkıntımız orada" dedi.

Küresel korumacılık ve Uzak Doğu'daki devlet desteklerine Türkiye'deki maliyet baskısının eklendiğini ifade eden Dalbeler, sektördeki son durumu şu sözlerle özetledi:

"Birçoğumuz vardiya kapatmaya başladı, işçi çıkarıyoruz. Maliyetlerimizde artışlar var. Enerji maliyetleri, işçilik maliyetleri doların üzerindeki baskıdan dolayı inanılmaz artmış durumda."

İşçilik maliyetlerinin 5 yıl öncesine göre dolar bazında 3 kat arttığını ifade eden Dalbeler, MESS verilerine göre Ocak ayı itibarıyla son 6 ayda istihdamda 20 bin kişilik azalma kaydedildiğini paylaştı.

İç talepteki durgunluğa da değinen Dalbeler, "Geçmişte kamu harcamaları bu sektörü destekliyordu. Son üç senedir bunu göremiyoruz. Deprem konutlarından kaynaklı bir artış vardı. Ama herhalde o da sonuna geldi. O yüzden durgun geçme ihtimali yüksek" diye konuştu.

İLGİLİ HABER Türkiye çelik tüketiminde tüm zamanların rekorunu kırdı Türkiye'nin çelik sektörü 2025 yılını büyük bir başarıyla geride bırakarak üretimini bir önceki seneye göre yüzde 3,3 oranında bir artışla 38,1 milyon tona taşırken, tüketim tarafında ise 39,3 milyon tona ulaşarak tarihinin en yüksek seviyesini gördü.
REKLAMI KAPAT X