Aralık 2025'te fon düzenlemesine ilişkin yaptığı konuşmanın bağlamından koparılarak dezenformasyona dönüştürüldüğünü belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, düzenlemenin vergi istismarını önlemeyi amaçladığını söyledi. Meşru yatırımcıların haklarını korumaya devam edeceklerini belirten Yılmaz, “Kalkınma çabamızın değerli bir bileşeni olan sermaye piyasalarımızın geneline sahip çıkmaya devam edeceğiz.” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Aralık 2025'te fon düzenlemesine ilişkin yaptığı konuşmanın bağlamından koparılarak dezenformasyona dönüştürüldüğünü belirtti.
Düzenlemenin vergi istismarını önlemeyi amaçladığını vurgulayan Yılmaz, meşru yatırımcıların haklarını korumaya ve manipülatörlerle mücadeleye devam edeceklerini söyledi.
Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları aktardı:
“Siyaset her şeyden önce dürüstlük ve samimiyet işidir. 11 Aralık 2025’te bir finans zirvesinde yaptığım konuşmanın, cımbızlanarak ve bağlamından koparılarak nasıl bir dezenformasyon haline getirildiği dürüst ve samimi olmayan yaklaşıma bir örnektir.
Hangi mahfillerden yayıldığı belli olan dezenformasyon ve saldırılara dün gece bir milletvekili de katılmıştır. Asgari düzeyde dikkat sahibi herkes, konuşmamın istismarcılara dönük bir düzenlemenin yanlış algılara konu edilmesiyle ilgili olduğunu rahatlıkla anlayabilir.
Nitekim 4 Aralık 2025’te kabul edilen 7566 sayılı Kanunun 3. maddesi ile Gelir Vergisi Kanunun geçici 67. maddesinde yapılan değişiklikle; katılma payları sadece nitelikli yatırımcılara satılabilen ve TEFAS’a kayıtlı olmayan (“patron fonları” olarak da isimlendirilen) fonlardan alınan karlar için var olan gelir vergisi istisnası kaldırıldı. Böylece bu fonlardan el edilen karlar da gelir vergisine tabi oldu. 11 Aralık 2025 yılında bir finans zirvesinde yaptığım konuşma, 4 Aralık’ta yapılan bu Kanuni düzenlemeye açıklık getiren, vergi istismarcıları dışında kalan kesimlere herhangi bir olumsuz etkisi olmayacağını vurguladığım bir konuşmadır.
Yapılan düzenlemelerin veya alınan tedbirlerin neyi hedeflediğini açık ve şeffaf bir şekilde paylaşmaktan yanayım. Ekonomik iletişimin bu anlamda öneminin altını tekrar çizmek isterim. Düzenleyici otoriteler, yanlış algılar oluşmaması adına, yapılan düzenlemelerin ne ifade ettiğini, hangi alanı ilgilendirdiğini veya etkilediğini sade bir dille kamuoyuna aktarmalıdır. Dün de bugün de bunu savunuyorum. Aksi taktirde istismarcılar veya hukuka aykırı işlem yapanlarla hukuk içinde çalışanlar birbirine karıştırılacak, meşru yatırımcılara ve sisteme zarar verilmiş olacaktır.
Bugün de yarın da istismarcılar ve manipülatörler ile sonuna kadar mücadele etmeye, meşru yatırımcıların haklarına ve kalkınma çabamızın değerli bir bileşeni olan sermaye piyasalarımızın geneline sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bunun ortak sorumluluğumuz olduğuna inanıyorum.”