Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bölgemizde terörün devri tamamen kapanmıştır

Okuma Süresi: 4 Dakika
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bölgemizde terörün devri tamamen kapanmıştır
Doviz.com
19.01.2026 18:46

Şam-SDG anlaşmasının ardından ilk kez konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının gereklerinin süratle yerine getirilmesi gerektiğini söyledi. Bölgemizde terörün devrinin tamamen kapandığını duyuran Erdoğan, "Biz Suriye başta olmak üzere coğrafyamızın hiçbir köşesinde artık savaş, çatışma, gerilim görmek istemiyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi 2026 yılının yoğun dış politika ve güvenlik gündemini değerlendirmek üzere bugün Beştepe'de toplandı.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde saat 16.10'da başlayan toplantı yaklaşık 2 saat 30 dakika sürdü.

Toplantının ardından kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şunlar oldu:

"Dış politikadan ticarete, ekonomiden güvenliğe, ülkemizin ve bölgemizin gündeminde yer alan konuları değerlendirdiğimiz toplantımızın hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. 

2025 yılına ait hizmet dökümümüzün özetini geçtiğimiz günlerde kamuoyumuzla paylaştık. Çocuklarımızın karne heyecanını yaşadığı şu günlerde biz de geçen seneye ait karnemizi aziz milletimizin takdirine sunduk.

Türkiye'yi her alanda coşturmak, şaha kaldırmak, kutlu hedeflerine bir adım daha yaklaştırmak için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumundayız. Vatanın her köşesini ihya etmek, bu ülkenin imkanlarını her ferde adil şekilde ulaştırmakta kararlıyız.

Bugün başkentimiz Ankara'ya yeni Türkiye'yi simgeleyen bir yatırımı kazandırmanın gururunu yaşadık. Hizmete açtığımız Esenboğa Havalimanı 3. pistinin ve kulesinin hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.

"Dünya en belirsiz günlerini yaşıyor"

Dünyamız ikinci cihan harbinen bu yana belki de en kaotik en belirsiz günlerini yaşıyor. Mevcut sorunlar derinleşerek büyürken bunlara her gün yenileri ekleniyor. Daha çarpık bir düzene doğru hızla sürükleniyoruz. 

Rusya-Ukrayna savaşı önümüzdeki ay beşinci yılına girecek. Barışı sağlayacak bir yol haritası henüz oluşmadı.

Komşumuz İran, İsrail saldırılarından sonra toplumsal huzurunu hedef alan yeni bir sınamayla karşı karşıya. Sokaklar üzerinden yazılmak istenen senaryoyu hepimiz takip ediyoruz. İranlı kardeşlerimizin tuzaklarla dolu bu dönemi inşallah geride bırakacaklarına inanıyoruz. Türkiye olarak bu konuda en başından itibaren ilkeli bir tutum izledik.

Her türlü sorunun çözüm adresi müzakere masasıdır. Buradan ilgili tarafları diplomasiye davet ediyor tansiyonu daha da düşürme konusunda bize düşen ne varsa yapmaya hazır olduğumuzun bilinmesini istiyorum.

"Bölgemizde terörün devri tamamen kapanmıştır"

Suriye'deki her gelişmeyle çok yakından ilgileniyoruz. Komşumuz Suriye'nin 8 Aralık'la kavuştuğu özgürlük ortamının barışa tahlil edilmesi için yoğun çaba harcıyoruz.

Suriye, Suriyelilerindir. Suriye, Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri, Dürzi demeden herkesindir. Tüm kesimleriyle kardeş Suriye halkınındır.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile telefonda görüştük. Kendisini operasyon ve ateşkesle ilgili tebrik ettim. Suriye'yi dün olduğu gibi yarın da destekleyeceğiz. Anlaşmanın hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Devlet içinde devlet kurma peşinde koşan bir avuç taşeron dışında Suriye halkının dünkü anlaşmadan büyük sevinç duyduğu anlaşılıyor. İpe un sermenin, ayak diremenin ve çeşitli bahanelerin arkasına saklanarak zamana oynamanın kimseye faydası olmaz. Bölgemizde terörün devri tamamen kapanmıştır.

Ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının gerekleri süratle yerine getirilmeli, hiç kimse bir daha yanlış hesap yapmamalıdır.

Biz çıkar hesabıyla değil insani hassasiyetlerle yol yürüyen bir iktidarız. Bugüne kadar attığımız her adımda değerlerimizi kuşandık, ilkelerimizi göz ettik. Tüm halklara kollarımızı ve kalbimizin kapılarını ardına kadar açtık. Irkçılık ve kavmiyetçilik bizim kadim kültürümüzün, bizim medeniyetimizin, inanç değerlerimizin reddettiği hastalıktır.

Bunların hiçbiri bizim kitabımızda yoktur. Kurduğumuz devletlerin tamamı ırkçılığın reddi üzerine bina edilmiştir. Selçuklu, Osmanlı, Türkiye Cumhuriyeti bu tasavvur ve tahayyül etrafında şekil kazanmıştır. Biz de Türk, Kürt, Arap derken bu anlayışla hareket ediyoruz. Türkiye hiçbir mezhebin, etnik kimliğin karşısında değildir. Çatışmalar üzerinden güç ve rant devşirmek gibi ucuz ve vicdansız hesabın içinde değildir. Biz artık kardeşlik zemininde aklı selimle çözülmesini savunan ülkeyiz. 

"Hep birlikte kazanalım istiyoruz"

Olaylara vicdan penceresi yerine ırkçılık ve kavmiyetçilik gözlüğünden bakanları bu hatadan dönmeye çağırıyorum. Biz bu coğrafyanın bin yıllık sakin ve sahipleriyiz. Bizim Türk, Kürt, Arap olarak birbirimizden başka dostumuz, yoldaşımız, dar günümüzde kapısını çalacağımız sığınağımız yok. Bu bölgede ne zaman birbirimize kardeşçe, dostça muamele ettiysek o zaman büyüdük, güçlendik, aşılmaz kale olduk. Ne zamanki Türk, Kürt, Arap, Şi, Sunni birbirimize düştük o zaman zayıfladık, kaybettik. Acı çektik.

Biz Suriye başta olmak üzere coğrafyamızın hiçbir köşesinde artık savaş, çatışma, gerilim görmek istemiyoruz. Yeraltı ve yer üstü zenginliklerimizin savaş baronlarının ceplerine akmasını istemiyoruz. Kardeşlerimiz açlık, kıtlık, yoksullukla boğuşurken bir damla petrolü oluk oluk akan insan kanından değerli gören materyalist zihniyetin palazlanmasını istemiyoruz. Hep birlikte kazanalım istiyoruz. Barışın ve istikrarın egemen olduğu bölgede hep beraber yanyana, huzur içinde yaşayalım istiyoruz."

REKLAMI KAPAT X