Davos'ta "çok taraflı ticaret sisteminin korunması" çağrısı

Okuma Süresi: 4 Dakika
Davos'ta
Doviz.com
21.01.2026 09:08

Ekonomik ilişkilerden sorumlu Çin Başbakan Yardımcısı Hı Lifıng, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın gümrük vergisi politikalarıyla küresel ticareti kendi ülkesinin çıkarları doğrultusunda yeniden kurgulamaya çalıştığı bir süreçte, çok taraflı ticaret düzeninin muhafaza edilmesi yönünde çağrıda bulundu.

Çin Başbakan Yardımcısı Hı Lifıng, İsviçre'nin Davos kasabasında organize edilen Dünya Ekonomik Forumu oturumları kapsamında önemli açıklamalarda bulundu.

Uluslararası alandaki uzmanlaşmanın, ülkeler arası işbirliğinin ve karşılıklı tamamlayıcı üstünlüklerin yanı sıra kazan-kazan prensibine dayanan ekonomik küreselleşmenin tarihin akışındaki en baskın eğilim olduğunu dile getiren Hı, bu yapının Çin dahil pek çok ülkenin menfaatine hizmet ettiğini ve bu ülkelerin hızlı gelişimine zemin hazırladığını belirtti.

Ticaret ve gümrük vergisi savaşlarında hiçbir tarafın kazançlı çıkmayacağını savunan Hı, bu tür girişimlerin üretim ve ticaret süreçlerindeki maliyetleri artırmaktan öteye gitmeyeceğini vurguladı.

Küreselleşme ve diyaloğun önemi

Uluslararası toplumun ülkeler arasındaki serbest ticareti desteklemesi ve her kesime fayda sağlayan, kapsayıcı bir küresel ekonomi anlayışını teşvik etmesi gerektiğini ifade eden Hı, küreselleşme sürecinin kusursuz olmadığını ve çeşitli problemleri beraberinde getirdiğini kabul etti.

Ancak bu sorunların üstesinden gelme yönteminin küreselleşmeyi tamamen reddetmek veya kendi içine kapanarak tecrit politikaları izlemek olmadığını, aksine mevcut sorunların diyalog ve istişare kanallarıyla çözülerek küreselleşme sürecinin doğru bir rotaya oturtulması gerektiğini ifade etti.

Dünya orman kanunlarına mahkum edilmemeli

Çok taraflı ticari sistemin son dönemlerde oldukça zorlu sınamalardan geçtiğine vurgu yapan Hı, bazı ülkelerin tek taraflı müdahalelerinin ve geliştirdikleri ticaret anlaşmalarının Dünya Ticaret Örgütü tarafından belirlenen temel ilke ve kaideleri çiğnediğini, bunun da küresel ekonomik ve ticari düzene ağır darbeler indirdiğini belirtti.

Hı, Dünya Ticaret Örgütü verilerinden örnekler vererek, üye devletlerin birbirlerine ticarette ayrımcılık yapmamasını öngören "en çok kayırılan ülke" kuralı çerçevesinde yürütülen ticaretin, toplam dünya ticareti içerisindeki payının geçen yılın başlarında yüzde 80 seviyesinden yüzde 72'ye gerilediğini anımsattı.

Uluslararası Para Fonu tarafından yapılan projeksiyonlara da değinen Hı, ekonomik ayrışmaların küresel hasılayı yüzde 7 oranında azaltabileceği uyarısına dikkat çekerek bu durumun hiçbir devlete yarar sağlamayacağını vurguladı.

Her ülkenin kendi yasal haklarını koruma yetkisi olduğunu söyleyen Hı, az sayıda ülkenin güce dayanan ayrıcalıklara sahip olmaması gerektiğini ve dünyanın vahşi orman kanunlarının hüküm sürdüğü bir düzene dönmemesi gerektiğini ifade etti.

Ekonomik pastayı büyütme vizyonu

Modern dünyada ekonomik büyüme hızının yavaşladığına işaret eden Hı, IMF'nin 2026 yılı için öngördüğü yüzde 3,1'lik küresel büyüme tahmininin, Kovid-19 pandemisi öncesindeki yüzde 3,7'lik tarihsel ortalamanın altında kaldığını bildirdi.

Küresel eşitsizliklerin her geçen gün derinleştiğini ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin önünde büyük engeller bulunduğunu kaydeden Hı, Birleşmiş Milletler raporlarında yer alan Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'nin üçte ikisine 2030 yılına dek ulaşılamayacağı yönündeki uyarılara atıfta bulundu.

Kalkınma çabalarının bir tarafın kaybı üzerine diğerinin kazandığı sıfır toplamlı bir yarışa dönüşmemesi gerektiğini savunan Hı, tarafların pay kapmak için birbirleriyle savaşmasından ziyade ekonomik pastayı büyütmeye odaklanmasının çok daha kıymetli olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Çin'in son beş yıllık periyotta ortalama yüzde 5,4 oranında bir büyüme yakaladığını, toplam ekonomik hasılasının 140 trilyon yuan, yani yaklaşık 20 trilyon dolar seviyesine ulaştığını aktaran Hı, ülkesinin küresel büyümenin yüzde 30'luk kısmını tek başına üstlendiğini bildirdi.

Aynı zaman zarfında Çin'in dünya genelinden 15 trilyon dolar tutarında mal ve hizmet alımı gerçekleştirdiğini ifade eden Hı, Çinli şirketlerin yurt dışındaki yatırımlarının faaliyet gösterdikleri ülkelere toplamda 300 milyar dolarlık vergi katkısı sağladığını, istihdamı artırıp yerel ekonomilere canlılık kattığını belirtti.

Çin'in devasa iç pazar imkanlarını uluslararası topluma daha geniş bir şekilde açarak diğer ülkelere fırsatlar sunmayı hedeflediklerini belirten Hı, dünyanın üretim merkezi yani fabrikası olmanın yanı sıra, aynı zamanda dünyanın ana pazarı konumuna gelmeyi arzuladıklarını dile getirdi. İthalat engelleri sebebiyle Çin'in dışarıdan tedarik etmek istediği pek çok kaleme erişemediğini söyleyen Hı, ticari konuların haksız yere güvenlik sorunu haline getirildiğini kaydetti.

Çin ile ticaret açığı verdiklerini iddia eden ülkelere de cevap veren Hı Lifıng, bu ülkelerin mal ticaretindeki üstünlüklerine rağmen Çin'in hizmet ticaretinde uzun süredir açık verdiğini fakat bu durumu bir şikayet konusu yapmadıklarını hatırlattı.

Çin'in dışa açılma politikasını kararlılıkla sürdüreceğini vurgulayan Başbakan Yardımcısı, Çin'in diğer devletler için bir rakip değil stratejik bir ortak olduğunu, ülkesinin kalkınmasının küresel ekonomi adına bir risk değil büyük bir fırsat teşkil ettiğini ifade etti.

İLGİLİ HABER Davos'ta liderlere Trump uyarısı: "Bu adam sizi aptal yerine koyuyor" Gavin Newsom, Salı günü İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda dünya liderlerine yönelik sert açıklamalarda bulundu. Trump’ın politikaları karşısında sessiz kalan liderleri eleştiren Newsom, onları ABD Başkanı'na karşı durmaya çağırdı.
REKLAMI KAPAT X