Donald Trump yönetimi Ortadoğu müttefiklerinin İran savaşını sona erdirme girişimlerini geri çevirirken Tahran tarafı da saldırılar durmadan masaya oturmayacağını duyurdu. İki hafta önce başlayan ve petrol fiyatlarını hızla tırmandıran çatışmaların her iki tarafın da geri adım atmaması sebebiyle uzun süreli bir savaşa dönüşme ihtimali kuvvetleniyor. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump yönetimi, Ortadoğu'daki müttefiklerinin iki hafta önce başlayan İran savaşını sona erdirmeye yönelik diplomatik müzakere çabalarını reddetti. Konuya yakın kaynaklardan alınan bilgilere göre, Washington ve Tahran'ın sürece ilgisiz kalması, tarafların sivil kayıpların artmasına ve Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla petrol fiyatlarının yükselmesine rağmen uzun süreli bir çatışmaya hazırlandığını gösteriyor. Çatışmaların derinleşmesi ve artan askeri baskı ABD'nin cuma (13 Mart) gecesi İran'ın ana petrol ihracat merkezi olan Hark Adası'na düzenlediği saldırılar, Trump'ın askeri harekatı sürdürme konusundaki kararlılığını ortaya koydu. İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney, Hürmüz Boğazı'nı kapalı tutma yemini ederek komşu ülkelere yönelik saldırıları artırma tehdidinde bulundu. Savaş şu ana kadar çoğunluğu İran'da olmak üzere 2.000'den fazla kişinin ölümüne yol açarken, dünya petrolünün beşte birinin taşındığı Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin durması tarihin en büyük petrol arz kesintisini yarattı. Savaş öncesinde görüşmelere aracılık eden Umman, bir iletişim hattı açmak için defalarca girişimde bulunsa da Beyaz Saray bu tekliflere sıcak bakmadığını açıkça belirtti. Üst düzey bir Beyaz Saray yetkilisi, Trump'ın müzakere çabalarını geri çevirdiğini doğrulayarak Tahran'ın askeri kapasitesini daha da zayıflatmak için savaşa devam etmeye odaklandığını vurguladı. Yetkili, "Şu anda bununla ilgilenmiyor ve göreve ara vermeden devam edeceğiz. Belki bir gün olur ama şu an değil" ifadelerini kullandı. İran tarafının sertleşen tutumu ve diplomatik talepler Tahran'daki üst düzey kaynaklar, ABD ve İsrail hava saldırılarını sonlandırıp İran'ın taleplerini karşılayana kadar ateşkes girişimlerini reddettiklerini bildirdi. İran'ın şartları arasında saldırıların kalıcı olarak durdurulması ve tazminat ödenmesi yer alıyor. Savaşın ilk haftasında Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda İran liderliğinin ve ordusunun saldırılardan çok hırpalandığını ve konuşmak istediklerini savunarak "Çok Geç!" yazmıştı. Başka bir Beyaz Saray yetkilisi ise "Başkan Trump, İran'daki potansiyel yeni liderliğin konuşmak istediklerini ve sonunda konuşacaklarını belirttiğini söyledi. Şimdilik Destansı Öfke Operasyonu kesintisiz devam ediyor" açıklamasını yaptı. Mısır'ın da aralarında bulunduğu bazı ülkelerin iletişim kanallarını yeniden açma çabaları şu ana kadar somut bir ilerleme sağlamadı. İranlı kaynaklar, daha önce Umman üzerinden ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in de dahil olabileceği ateşkes tartışmalarının artık geçerliliğini yitirdiğini belirtiyor. Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü kaybetmenin savaşı kaybetmek anlamına geleceğine inandığını ifade eden kaynaklar, askeri kanadın hiçbir diplomatik çabayı kabul etmeyeceğini dile getiriyor. Siyasi riskler ve ekonomik maliyetler Küresel petrol piyasalarındaki dalgalanma ABD için maliyetleri önemli ölçüde artırırken, Trump'ın bazı danışmanları yaklaşan ara seçimler öncesinde yükselen benzin fiyatlarının Cumhuriyetçi Parti'ye siyasi bedel ödetebileceği uyarısında bulunuyor. Bazı yetkililer ise İslam Cumhuriyeti'nin füze programını yok etmek ve nükleer silah edinmesini engellemek için saldırıların devam etmesi gerektiğini savunuyor. Mevcut durum, Washington ve Tahran'ın savaşın ilk günlerine kıyasla diyalog kurmaya çok daha az istekli olduğunu gösteriyor.