Orta Doğu’daki bölgesel gerginlik uluslararası yatırımın merkezi Dubai’de konut satışlarını olumsuz etkilerken, işlem adetlerindeki düşüş bir aylık süreçte yüzde 30 seviyesine kadar yükseldi. Gayrimenkul sektöründeki işlem hacminin 16,53 milyar dolardan 10,58 milyar dolara gerilediği bu dönemde, yatırımcıların bekle-gör stratejisine geçmesi piyasa endekslerinde sert kayıpları beraberinde getirdi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile Tahran yönetiminin misillemeleri sonucunda bölge genelinde tırmanan çatışmalar, bir aylık süreyi geride bıraktı. Türk vatandaşlarının son yıllarda yoğun ilgi gösterdiği Dubai gayrimenkul piyasası, jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte uluslararası yatırımcıların güven tazeleyemediği bir sürece girdi. Bölgesel çatışmaların yayılma ihtimali, Dubai’deki konut talebinin hızla gerilemesine yol açtı. Gayrimenkul piyasasındaki sert düşüşün rakamsal boyutları Dijital platform DXB Interact verilerine göre, 2 Şubat-1 Mart döneminde 17 bin 27 olan konut satış adedi, gerginliğin tırmandığı 2-29 Mart tarihlerini kapsayan dört haftalık süreçte 11 bin 828’e düştü. Satış adetlerindeki azalma oranı ilk iki haftada yüzde 25 iken, bir aylık periyodun sonunda yüzde 30,5 olarak kayıtlara geçti. Dubai Financial Market Gayrimenkul Endeksi ise son bir ayda yüzde 21,23 oranında değer kaybetti. Dönem / Veri Türü 2 Şubat - 1 Mart 2 - 29 Mart Değişim Oranı (%) Konut Satış Adedi 17.027 11.828 %30,5 Azalış İşlem Hacmi (Dolar) 16,53 Milyar $ 10,58 Milyar $ %36 Azalış Sektör temsilcilerinin satış ve talep öngörüleri Gayrimenkul Hizmet İhracatçıları Derneği (GİGDER) Başkanı Bayram Tekçe, işlemlerin zamana yayılması nedeniyle düşüşün rakamlara anında yansımayabileceğine dikkat çekerek, "Savaşın etkisi 6 ay sonra daha net görülecektir ancak talebin yani yeni satın alımların yüzde 70 civarında düştüğünü tahmin ediyoruz." dedi. Turizmdeki gerilemenin emlak sektörünü doğrudan etkilediğini vurgulayan Tekçe, "Oteller boş, sokaklar ıssız. Bu durum gayrimenkul sektörüne doğrudan yansır. Fiyatlara değinecek olursak o konuda bize gelen bir indirim kampanyası yok ancak birkaç gün önce bir müşterimize satış yaparken pazarlıkta yüzde 20 indirim aldık ve ödeme kolaylığı sağlandı. Daha önce indirim yapmayan ve ödeme konusunda esnek olmayan firmalar birer birer iyi indirimler verdi, gerçek alıcıya. Satışların çok büyük bölümü büyük firmalar tarafından yapılması nedeniyle hem ortada müşteri olmadığı hem de Dubai’nin fiyat itibarının korunması için söz konusu firmalar kampanya düzenlemiyor. Savaşın uzaması kalıcı fiyat düşüşlerine neden olacaktır." ifadelerini kullandı. İran vatandaşlarının oturum haklarına dair iddialara da değinen Tekçe, "Altın vize de alsanız ilk gerilimde bu haklar yok oluyor. İran’ın nokta atışı hedefleri vurmasında içeriden istihbarat yardımı olduğu düşünüldüğü için 600 bin kişinin vizelerinin yenilenmeyeceği ilan edildi." açıklamasını yaptı. Yatırımcıların bekle gör dönemi ve strateji değişikliği Woven Üst Yöneticisi (CEO) Burak Ustaoğlu, piyasanın daha temkinli bir yapıya büründüğünü belirterek, "Yerinde yaptığım gözlemler ve elde ettiğimiz veriler doğrultusunda, piyasanın şu an daha çok 'bekle-gör' dönemine girdiğini söyleyebilirim. Yatırımcıların büyük bölümü süreci sakin bir şekilde izliyor ve ani kararlar almaktan kaçınıyor." değerlendirmesinde bulundu. Ödeme planlarının daha uzun vadeli projelere kaydığını söyleyen Ustaoğlu, "Yatırımcılar, başlangıçta daha düşük peşinat gerektiren, ödeme planı uzun yıllara yayılan ve aylık taksit yükü daha düşük olan projeleri tercih ediyor. Genel çerçevede şunu net söylemek gerekir ki; piyasa eskisi kadar hızlı değil. Daha temkinli, daha seçici ve zamana yayılan bir yatırım davranışı söz konusu." dedi. Fiyatların şimdilik yüzde 10 seviyesinde bir esneklik gösterdiğini kaydeden Ustaoğlu, "Belirgin bir gerileme gözlemlemiyoruz. Satış hızında yavaşlama olsa da bu durum fiyatlara yüzde 10 seviyesinde yansımış durumda. Satış adetlerinde ise yüzde 30,5'lik gerileme var. Savaşın 3 ay üzerinde devam etmesi durumunda süreç yönetimi zorlaşabilir. Dubai'de gayrimenkul alımının temel amacı yaşamak değil yatırımdır. Yatırımcılar da böyle bir dönemde panik satışı yapıp zarar etmek istemez. Ancak bölgenin düzeleceğine ilişkin beklentiler azalmaya başlarsa zararla da olsa bölgeden ayrılmayı istemeye başlayacaklardır ve yüzde 20-30'a kadar düşüşler ikinci el markette söz konusu olabilir." ifadelerini kullandı. [news_id:824789]