Ekonomistlerden Türkiye’de barınma krizi uyarısı

Okuma Süresi: 3 Dakika
Ekonomistlerden Türkiye’de barınma krizi uyarısı
Doviz.com
07 Mayıs 2026 10:38

Ekonomist Fatih Keresteci, kira sorununun çözümü için konut üretiminin artırılması, vergi ve ‘hayalet evlerin’ hızla stoka dahil edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Türkiye'de tüketici enflasyonu Nisan 2026’da yıllık yüzde 32,37 olurken, ger­çek kira enflasyonu yüzde 51,1 arttı. Tür­kiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TC­MB) verilerine göre, İstanbul’da 100 metrekare bir konutun ortalama kirası 40.512 TL olurken. Türkiye ortalaması da 24.188 TL’ye çıktı. İstanbul’da ülke ortalaması­nın 1.67 katı olan kiralar, büyük şehirler­de de özellikle merkezi bölgelerde daha yüksek seyretti.

Türkiye’de enflasyonun temel nedenlerinden birinin yüksek kira fiyatları olduğunu savunan Ekonomist ve Stratejist Fatih Keresteci, kira artışlarının yalnızca konut piyasasını değil, birçok sektörü doğrudan etkilediğini söyledi. Keresteci’ye göre eğitimden sağlığa, restoranlardan hizmet sektörüne kadar pek çok alandaki maliyet artışının merkezinde kira giderleri bulunuyor.

Dünya'da yer alan habere göre, kiraların hayat pahalılığını derinleştirdiğini belirten Keresteci, İstanbul’da 2021 öncesinde asgari ücretin konut kirasını karşılayabildiğini ve çalışanların elinde ek gelir kaldığını, ancak bugün asgari ücretin kira ödemesine dahi yetmediğini ifade etti. Keresteci, enflasyonla mücadelede başarılı olunabilmesi için kira fiyatlarının düşürülmesinin zorunlu olduğunu dile getirdi.

GYODER zirvesinde konuşan Keresteci, son beş yılda asgari ücretin Türk lirası bazında yaklaşık 14 kat, dolar bazında ise iki kat arttığını; buna rağmen çalışanların kira ödeme gücünün ciddi şekilde gerilediğini vurguladı.

Konut sayısı artırılmalı

Kira fiyatlarının düşürülebilmesi için konut üretiminin artırılması gerektiğini belirten Keresteci, kamu ile özel sektörün iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini söyledi. Bu kapsamda kredi olanaklarının hem maliyet hem erişim açısından destekleyici hale getirilmesini, devletin arsa üretimini artırmasını ve vergi ile teşvik politikalarının arsa geliştirmeyi kolaylaştıracak şekilde düzenlenmesini önerdi. Ayrıca arsa spekülasyonunun önüne geçilmesi gerektiğini kaydetti.

Keresteci, düşük faizli kredilerin doğrudan alıcılara değil üreticilere verilmesi gerektiğini savunurken, özellikle çevreci ve sürdürülebilir projelerin finansal olarak desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Vergi ve miras sorunları nedeniyle kullanım dışı kalan ve “hayalet evler” olarak adlandırılan konutların hızla piyasaya kazandırılması gerektiğini ifade eden Keresteci, prefabrik ve modüler yapı teknolojilerinin yaygınlaştırılmasıyla konutların daha kısa sürede üretilebileceğini söyledi. Finansal okuryazarlığın artırılması da öneriler arasında yer aldı.

Erişebilir konut yetersizliği

Ekonomist ve Stratejist Fatih Keresteci, ABD ile İran arasındaki savaşın maliyetleri artırdığını ve ekonomik büyüme üzerinde baskı yarattığını belirterek yıl sonu beklentilerini yukarı yönlü revize etti. Savaşın ne kadar süreceğinin belirsiz olduğunu ifade eden Keresteci, yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 24’ten yüzde 29’a, politika faizi beklentisini yüzde 30’dan yüzde 35’e çıkardığını söyledi. Büyüme tahminini ise yüzde 4,5-5 bandından yaklaşık yüzde 3,5 seviyesine çektiğini belirten Keresteci, Türkiye ekonomisinin önünde daha düşük büyüme, daha yüksek enflasyon ve daha yüksek faiz döneminin bulunduğunu dile getirdi.

Konut sahibi olma talebinin giderek arttığını ancak erişilebilir konut üretiminde yetersizlik yaşandığını vurgulayan Keresteci, bu soruna çözüm geliştiren şirketlerin öne çıkacağını söyledi. Tasarruf finansmanı modelleri ile GYO sisteminin bu alandaki alternatiflerden biri olduğunu ifade etti.

Yüksek kira fiyatlarının yaşam maliyetini ciddi ölçüde artırdığını belirten Keresteci, gençlerin yeniden ailelerinin yanına dönmeye başladığını söyledi. Bunun yalnızca Türkiye’de değil, Yunanistan gibi ülkelerde de görüldüğünü kaydeden Keresteci, 18-34 yaş grubunda aileyle yaşama oranının arttığına dikkat çekti.

Yeni konut üretimi sınırlı

Kiralardaki yükselişin temel nedenlerinden birinin konut arzındaki yetersizlik olduğunu belirten Keresteci, 2019 sonrası yapı kullanım izinlerinde ciddi düşüş yaşandığını ifade etti. Deprem konutları hariç tutulduğunda yeni konut üretiminin oldukça sınırlı kaldığını söyleyen Keresteci, yüksek faiz ortamının üretimi zorlaştırdığını kaydetti. Barınmanın temel bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Keresteci, konut üretiminin artırılmasının zorunlu hale geldiğini dile getirdi.

Orta Doğu’daki savaşın, pandemi döneminde olduğu gibi tedarik zincirlerinde kırılmalara yol açtığını ifade eden Keresteci, şirketlerin krediye erişimde yaşadığı sorunların ekonomik döngüyü olumsuz etkilediğini söyledi. Finansmana ulaşamayan şirketlerin mal tedarik edemediğini, bunun da gelir kaybına ve borç ödeme sorunlarına neden olduğunu belirten Keresteci, mevcut koşullarda kredi politikalarının bu kadar sert olmaması gerektiğini savundu.

İLGİLİ HABER Konut yatırımcısının yeni gözdesi 1+1 daireler oldu Küçük metrekareli konutlar yatırımcıların odağına girerken 1+1 dairelerin satışlardaki payı da büyükşehirlerde artış göstermeye başladı. 
REKLAMI KAPAT X