EY-Parthenon raporu açıklandı: 2026'da şirketleri bekleyen riskler belli oldu

Okuma Süresi: 2 Dakika
EY-Parthenon raporu açıklandı: 2026'da şirketleri bekleyen riskler belli oldu
Doviz.com
04.02.2026 15:49

EY-Parthenon tarafından hazırlanan Küresel Jeostratejik Görünüm 2026 Raporu, jeopolitik gelişmelerin iş dünyası üzerindeki etkisinin önümüzdeki yıllarda çok daha belirgin hale geleceğini ve küresel faaliyet ortamının yeniden şekilleneceğini ortaya koydu.

EY çatısı altında faaliyet gösteren EY-Parthenon (EYP), dünya genelindeki stratejik değişimleri inceleyen kapsamlı raporunun sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, 2026 yılına gelindiğinde jeopolitik dinamiklerin şirket stratejileri üzerindeki belirleyiciliği artıyor.

ABD'nin küresel düzeni tanımlamadaki rolü yıl boyunca kritik bir faktör olarak kalırken; Çin, Avrupa Birliği ve diğer ülkeler bir yandan ABD'nin yeni yaklaşımlarına göre pozisyon alıyor bir yandan da kendi stratejik önceliklerini şekillendiriyor.

Küresel görünümü belirleyecek gelişmeler

Raporda 2026 yılını şekillendirecek 10 kritik jeopolitik gelişme; "Yeni Kurallar ve Normlar", "Kısıtlı Kaynaklar" ve "Bölgesel Dinamikler" olmak üzere üç ana başlık altında toplanıyor.

Yeni kural ve normlar çerçevesinde hükümetlerin, ekonomik güvenliği sağlamak adına sanayi teşviklerini, ticaret kısıtlamalarını ve yerel yatırım zorunluluklarını artırması öngörülüyor.

Gümrük vergileri ve ihracat kontrollerinin şirketleri tedarik zincirlerini yeniden kurgulamaya zorlayacağı belirtilirken, yapay zekanın ulusal güvenliğin temel unsuru haline geleceği ve siber çatışma risklerinin yükseleceği öngörülüyor.

Kısıtlı kaynaklar başlığında su kıtlığı riskinin, yarı iletken üretimi ve veri merkezleri gibi yüksek teknoloji alanlarında ciddi bir baskı unsuru olacağı vurgulanıyor.

Sermaye tahsisinin giderek daha fazla siyasallaşması ise küresel finans sistemini doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.

Stratejik planlamada jeopolitik içgörülerin önemi

EY-Parthenon Türkiye Bölüm Başkanı Özge Gürsoy Büyükavşar, rapordaki bulguların işletmeler için hem riskleri hem de fırsatları barındırdığını söyledi.

Hükümet politikalarının artık sadece ekonomik hedeflerle sınırlı kalmadığını, ulusal güvenlik odaklı bir yapıya büründüğünü ifade eden Büyükavşar, süreci şu sözlerle değerlendirdi:

"Devlet müdahalelerinin artmasıyla, işletmelerin faaliyet ve etkileşim biçimleri yeniden tanımlanırken, kritik kaynak ve minerallere talep yoğunlaşıyor. Bu durum, tedarik zincirlerini ve stratejik planlamayı doğrudan etkileyecek. 2026'da jeopolitik dinamiklerin, üretim, ticaret, enerji, iklim politikaları ve teknolojik dönüşüm başta olmak üzere küresel faaliyet ortamını yeniden şekillendirdiğini göreceğiz. Ülkelerin değişen rolleri ve öncelikleri, ticari ilişkilerden enerji ve teknoloji yatırımlarına kadar pek çok alanda yeni denge arayışlarını beraberinde getirecek. Jeopolitik manzaradaki bu dönüşümle jeopolitik içgörüleri iş kararlarına, stratejilerine ve kurumsal yönetişime proaktif biçimde entegre eden şirketler, bu değişimi daha iyi yöneterek dayanıklılıklarını güçlendirebilir, zorlu ve belirsiz bir ortamda faaliyetlerini sürdürülebilir kılabilir."

REKLAMI KAPAT X