Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings tarafından yapılan değerlendirmede, Amerika Birleşik Devletleri'nin Avrupalı müttefiklerine yönelik Grönland odaklı gümrük vergisi tehdidinin Avrupa genelindeki jeopolitik riskleri tırmandırdığı ifade edildi. Fitch Ratings tarafından yayımlanan güncel açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın Danimarka ile birlikte toplamda 8 Avrupa ülkesine yönelik 1 Şubat tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yüzde 10 oranında ek gümrük vergisi uygulayacağını duyurduğu hatırlatıldı. Söz konusu vergi oranının 1 Haziran itibarıyla yüzde 25 seviyesine yükseltileceği ve bu uygulamanın Grönland'ın satın alınması konusunda bir uzlaşmaya varılana dek süreceği belirtildi. Avrupa Birliği cephesinden gelen resmi tepkilerin, bölge liderlerinin ABD'nin Avrupa savunma sistemine verdiği taahhütlerin sarsılmasından veya karşılıklı misilleme döngüsüne girilmesinden çekindiğini ortaya koyduğu dile getirildi. Buna karşın, bazı siyasi liderlerin Trump yönetiminin attığı bu adımı sınırın aşılması olarak nitelendirdiği paylaşıldı. Tarifelerin Ekonomik Etkileri ve GSYH Üzerindeki Baskı Yapılan açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri'nin Grönland meselesi üzerinden planladığı bu tarifeleri fiilen hayata geçirip geçirmeyeceğinin henüz netlik kazanmadığına vurgu yapılırken, olası vergilerin Amerikalı tüketiciler için fiyat artışlarına yol açabileceği öngörüldü. Öngörülen yüzde 10'luk ek verginin yaratacağı ekonomik tahribatın, ilgili ülkelerin ticari bağımlılık derecelerine göre değişim göstereceği ifade edildi. Fitch'in temel senaryo analizlerine göre, bu durumun 2027 yılı sonuna kadar Avrupa'nın gayrisafi yurt içi hasılasını yaklaşık yüzde 0,5 oranında aşağı çekebileceği, vergi oranının yüzde 25'e çıkması durumunda ise GSYH üzerindeki bu olumsuz etkinin iki katına ulaşabileceği tahmin edildi. Avrupa'nın Tepki Stratejisi ve Güvenlik Endişeleri ABD tarafından tarifeler uygulanmaya başlansa dahi, mevcut aşamada güvenlik kaygıları sebebiyle Avrupa Birliği'nin vereceği cevabın görece sınırlı düzeyde kalmasının beklendiği aktarıldı. Avrupa Birliği'nin Mayıs 2025 tarihinde hazırladığı ve Amerika Birleşik Devletleri'nden ithal edilen 95 milyar avro değerindeki ürün grubunu hedef alan tedbir paketini gündemine aldığına işaret edilirken, daha sert bir Avrupa reaksiyonunun da ihtimaller dahilinde olduğu vurgulandı. Ticaret ve büyüme üzerindeki etkilerin ötesinde, transatlantik ilişkilerde yaşanan bu gerilimin ülkelerin kredi notları açısından barındırdığı asıl riskin, NATO'nun sürekliliği ve toplu savunma ilkelerine duyulan güvenin erozyona uğraması olduğu belirtildi. Bu istikrarsızlığın, Rusya kaynaklı gerilim senaryolarını daha muhtemel hale getirebileceği üzerinde duruldu. Savunma Harcamaları ve Danimarka'nın Mali Durumu Danimarka'nın güçlü kamu maliyesi yapısı ve genel devlet borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya oranının yüzde 30'un altında seyretmesi sayesinde, Grönland'ın olası kaybının ülkenin kredi notu üzerindeki etkisinin düşük kalacağı öngörüldü. Ancak ülkenin, yaşanabilecek ikincil düzeydeki siyasi ve jeostratejik değişimlerden etkilenme potansiyeli olduğu bildirildi. Amerika Birleşik Devletleri ile yaşanan bu diplomatik krizin, Avrupa ülkeleri üzerinde savunma bütçelerini artırma yönündeki baskıyı yoğunlaştıracağı ifade edildi. Özellikle Doğu ve Kuzey Avrupa ülkeleri ile Almanya'nın savunma harcamalarını halihazırda ivmeli bir şekilde artırdığı, son gelişmelerin ise bu süreci daha da hızlandırabileceği not edildi. Daha dolaylı jeopolitik tehditlerle karşı karşıya kalan Avrupa ülkelerinde ise askeri harcamalardaki artışın daha ağır bir tempoda ilerleyebileceği değerlendirmesine yer verildi.