"Fon piyasalarında bankacılık sistemindeki devlet garantisi söz konusu değildir"

Okuma Süresi: 5 Dakika
"Fon piyasalarında bankacılık sistemindeki devlet garantisi söz konusu değildir"
Doviz.com
07 Ekim 2026 14:44

Fon soruşturmasıyla ilgili Meclis’i bilgilendiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Altını çizmek istediğim diğer bir temel husus bu süreçte oluşan özel zararlar için Hazine kaynağının kullanılmayacağıdır. Risk düzeyi yüksek serbest fonlar başta olmak üzere fon piyasalarında bankacılık sistemimizdeki devlet garantisi söz konusu değildir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kamuoyunda geniş yer alan fon soruşturmasına ilişkin TBMM'de bilgilendirme yaptı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın TBMM Genel Kurulu'ndaki konuşmasından öne çıkanlar şunlar oldu:

“Sayın Meclis Başkan Vekilim, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kıymetli üyeleri, ekranları başında bizleri izleyen aziz vatandaşlarımız; sizleri şahsım ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan adına saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 59. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, fon piyasalarında son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin yüce meclisimizi ve aziz milletimizi bilgilendirmek üzere söz almış bulunmaktayım.

Sorunlu fonlara yönelik alınan idari ve adli tedbirlere ve bu fonların tasfiye süreçlerine ilişkin yapılan çalışmalara girmeden önce önemli bulduğum birkaç hususun altını çizmek isterim.

“Ekonomimizin temellerinin sağlam olduğunu belirtmek isterim”

Öncelikle ekonomimizin temellerinin sağlam olduğunu, makroekonomik görünümümüze ilişkin bir sorunun olmadığını ifade etmek isterim. Deprem harcamalarına rağmen bütçe açığımızın milli gelire oranı %3 civarında. Bölgemizde yaşanan savaş ve bunun petrol fiyatları başta olmak üzere olumsuz etkilerine rağmen cari açığın milli gelire oranı %2.6 seviyelerinde.

Merkez Bankamızın rezervleri dış şoklara karşı emniyet sağlarken, bankacılık sistemimiz yüksek sermaye yeterlilik oranlarıyla son derece güvenilir bir yapıda.

“Finans piyasalarımızda sistemik bir risk söz konusu değil”

Birazdan detaylarına gireceğim sorunlu fonların sermaye piyasamızın genel resmini temsil etmediğini de önemle vurgulamak isterim. Çok net bir şekilde ifade etmek isterim ki, finans piyasalarımızda sistemik bir risk söz konusu değildir. Sermaye piyasalarımızın yapısı sağlamdır. Sorunlu fonların tasfiyesi sermaye piyasalarımızı zayıflatmayacak, bilakis potansiyel risklerden kurtulan sermaye piyasalarımız yoluna çok daha güçlü bir şekilde devam edecektir.

Yanlışların üzerine kararlılıkla gidilirken, çok yönlü tedbirlerle sermaye piyasalarımızı desteklemeye devam edeceğiz. Sermaye piyasalarımızın geneliyle ve yaşanan sorunlarla ilgili hiçbir sorumluluğu olmayan finansal kurumlar ve araçlarla ilgili olarak iktidarı ve muhalefeti ile tüm kesimlerin hassasiyet taşıdığına inanıyorum.

Sizler aracılığıyla medya ve sosyal medyada soruna yaklaşım biçimi konusunda da kısa bir değerlendirme yapmak isterim. Lütfen bu soruna olduğundan daha büyük veya olduğundan daha küçük bir anlam ifade etmeyelim. Gerçekçi olalım ve sağlıklı bilgilere dayalı yorumlar yapalım. Aksi takdirde yaşanan sorunlarla hiçbir bağı olmayan, işini düzgün yapan fonlara ve yatırımcılara zarar veririz.

Vücuda girmiş hastalıklı unsurları tedavi ederken ve tasfiye ederken vücudun kendisine zarar vermeyelim. Dolaylı olarak bu gelişmelerden etkilenen şirketlere ve milyonlarca yatırımcıya karşı bunun ortak sorumluluğumuz olduğuna inanıyorum.

“Türkiye, sermaye piyasalarını büyütme hedefinden geri adım atmayacak”

Bilinmesini isterim ki Türkiye, kalkınma sürecimizin asli bir unsuru olan sermaye piyasalarını büyütme ve derinleştirme hedefinden asla geri adım atmayacaktır. Tasarrufların üretime ve yatırıma yönelmesini sağlayan, yatırımcısına güven veren ve finansman imkanlarını çeşitlendiren daha güçlü bir sermaye piyasası yapısı için çalışmalarımızı kararlı bir şekilde sürdüreceğiz.

Bu süreçte vatandaşlarımızın haklarını koruyacak, piyasanın güven içinde işlemesini sağlayacak ve gerekli düzenlemeleri gecikmeksizin hayata geçireceğiz.

5 Ekim 2026 itibarıyla tasfiyedeki fonların toplam portföy değeri, hane halkının finansal varlıklarının yüzde 2,4 'üne karşılık gelmektedir. Tasfiye halindeki 131 fon, toplam fon sayısının yüzde 4,6 sını toplam portföy değerinin ise yüzde 7,7 sini oluşturmaktadır.

Diğer bir ifadeyle sorun fon piyasasının sınırlı bir alanında yaşanmıştır. Türkiye'nin finansal sistemi güçlüdür. Sermaye piyasalarımız gelişimini sürdürmektedir ve bu alandaki temel politikamızda herhangi bir değişiklik söz konusu değildir. Bununla beraber sorunun sınırlı bir alanda ortaya çıkması meselenin önemini azaltmamaktadır. Vatandaşlarımızın tasarruflarını etkileyen, piyasaya güvenini zedeleyen veya haksız kazanca yol açan işlemlerin üzerine hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde gidilmektedir.

"Fon piyasalarında bankacılık sistemindeki devlet garantisi söz konusu değildir"

Altını çizmek istediğim diğer bir temel husus, bu süreçte oluşan özel zararlar için Hazine kaynağının kullanılmayacağıdır. 

Risk düzeyi yüksek serbest fonlar başta olmak üzere fon piyasalarında bankacılık sistemindeki devlet garantisi söz konusu değildir.

Serbest fonlara giren herkes profesyonel müşteri ve nitelikli yatırımcı talep formu sözleşmesini imzalar.

En az on milyon lira finansal varlık ile sisteme girilir. Yüksek kazanç beklentisi ile orantılı yüksek kayıp riskini de göze alır. Tasfiye sürecinde her bir fon bazında yatırımcıların haklarını ilgili fonun kaynakları ile karşılamak esastır. Tasfiye sürecinde öncelikli olarak fonların hali hazırda kendi uhdelerinde bulunan kaynakları kullanılacaktır. Ayrıca fahiş veya haksız gelir elde edenlerden geri alınacak kaynaklar ile sistem dışına çıkarılan malların satışından elde edilecek kaynaklar kullanılacaktır.

Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından oluşturulan ve başkanlığını yaptığım Fon Koordinasyon Kurulu yoğun bir mesai harcamaktadır. Yol haritamız ve temel ilkelerimiz belirlenmiştir. Eş güdüm içinde ilgili her bir kurumumuz kendi yetki alanında somut adımlar atmaya başlamıştır. Şu hususun da altını özenle çizmek isterim. Bahse konu kurumların büyük bir kısmı bağımsız düzenleyici ve denetleyici otoritelerdir. Kanunlar çerçevesinde kendilerine verilmiş yetkileri kullanmaktadırlar ve kendi kararlarını almaktadırlar. Her biri aldığı kararı usulünce kamuoyu ile de paylaşmaktadır. Fon Koordinasyon Kurulu genel eş güdümü sağlamakta, kurumlar arası ortak çalışmaları hızlandırmakta ve ilkesel yaklaşımları ortaklaştırmaktadır.

Özetle yürütmekte olduğumuz tasfiye sürecinde fon koordinasyonu kurulu olarak ana çerçevemiz şudur. Süreç şeffaf şekilde etkin ve olabilecek en hızlı şekilde sürdürülecektir. Hızlı derken hızlı ve doğru şekilde elbette hız adına doğrulardan da uzaklaşmadan ama olabilecek en hızlı şekilde yürütülecektir. Hazineden kaynak kullanılmayacaktır. Her bir fonun kendi kaynakları ve açılmış hesaplara yatırılan kaynaklar değerlendirilerek hareket edilecektir.

İlk ödemeler yarın yapılacak

Olağan tasfiyesi yapılacak üç şirketin (A1 capital, Bulls ve Pardüs) 17 fonunda 43 bin 643 yatırımcıya yarın ödeme yapılacak. Ara ödemede MKK tarafından hesaplanacak net yatırım tutarı esas alınacaktır. MKK kapsamında net yatırım tutarı algoritması yazıldı, Takasbank'tan fiyat bilgisi alındıktan sonra tutarlar hesaplanacak."

İLGİLİ HABER Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan fon soruşturmasıyla ilgili açıklama Cumhurbaşkanı Erdoğan, fon soruşturmasıyla ilgili yaptığı yeni açıklamada, "Kamuya yük getirmeden vatandaşlarımızın birikimlerinin bir an önce ödenmesi için gerekli idari ve yasal süreçleri işletiyoruz" dedi.
Bu haber hakkında ne düşünüyorsun?
Yorum yaz...
Yorumlar yükleniyor…