Hatalı park tartışmasında görüntü paylaşımı özel hayat ihlali sayıldı

Okuma Süresi: 2 Dakika
Hatalı park tartışmasında görüntü paylaşımı özel hayat ihlali sayıldı
Doviz.com
14 Mayıs 2026 16:48

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, hatalı park tartışmasının görüntüsünü WhatsApp gruplarında paylaşan sanığa "verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" suçundan verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasını bozarak, eylemin "özel hayatın gizliliğini ifşa" suçunu oluşturduğuna hükmetti.

Dairenin kararına göre, İzmir'de yaşayan bir kişi, aracını hatalı park eden sürücüyü uyararak, aracını çekmesini istedi.

Tartışma çıkması üzerine araç sürücüsü, kendisini uyaran kişiyi cep telefonu kamerasıyla kayda aldı.

Söz konusu görüntülerin iki farklı WhatsApp grubuna atıldığını öğrenen kişi, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

"Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" suçundan hakkında dava açılan sanık, yerel mahkemede yaptığı savunmasında, kendisine zarar verileceğinden endişe ettiği için müştekinin görüntüsünü çektiğini ifade etti.

Görüntüleri, delillerin kaybolmaması amacıyla WhatsApp gruplarında paylaştığını savunan sanık, suçsuz olduğunu öne sürerek beraat talebinde bulundu.

Yerel mahkeme, "yüklenen suç açısından failin kastının bulunmadığı" gerekçesiyle sanığın beraatına karar verdi.

Karara itiraz edilmesi üzerine dosyaya bakan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi, sanığa "verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası verdi.

Sanığın, "video kaydını delillerin kaybolmaması için WhatsApp grubunda paylaştığına" yönelik beyanının hayatın olağan akışına uygun olmadığı belirtilen kararda, video kaydının ortada herhangi bir sebep yokken çok sayıda kişinin bulunduğu WhatsApp grubunda paylaşılmasının suç olduğu kaydedildi.

Adli makamlara sunmak yerine grupta paylaştı

Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesi ise eylemin "özel hayatın gizliliğini ifşa" suçunu oluşturduğuna hükmetti.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararını bozan Yargıtay, bu suç yönünden yeniden hüküm kurulması için dosyayı istinaf mahkemesine gönderdi.

Kamuya açık alanda bulunulmasının, bu alandaki her görüntü veya sesin dinlenilmesine, izlenilmesine, kaydedilmesine, sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulmasına rıza gösterildiği anlamına gelmeyeceği vurgulanan Yargıtay kararında, şunlar ifade edildi:

"Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşabilmesi için bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, taksirle ya da tamamen hukuka uygun elde edilmiş olsa dahi, ilgilisinin rızası dışında ifşa edilmesi, yani yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması gerekir. İfşanın kabulü için ses veya görüntüyle özel hayatı ihlale uğrayan kişi anlaşılmalı, en azından anlaşılabilir olmalı ya da açıklanmalıdır."

Sanığın, kendisine zarar verileceği endişesiyle video kaydını başlattığını iddia ettiği hatırlatılan kararda, "Tartışmaya ilişkin video kaydını delil olarak adli makamlara sunmak yerine WhatsApp gruplarında paylaşan sanığın eylemi, hukuka uygunluk sınırları kapsamında değerlendirilemez." ifadesi kullanıldı.

Kararda, söz konusu eylemin "özel hayatın gizliliğini ifşa" suçunu oluşturduğuna işaret edildi.

İLGİLİ HABER Yargıtay'dan emsal karar: Ehliyetsiz sürücüye kaza tazminatı yolu açıldı Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, ehliyeti bulunmayan sürücülerin karıştığı kazalarda kusurları olmadığı takdirde araçlarında oluşan maddi zararları talep edebileceğine hükmetti. Yüksek Mahkeme, sürücü belgesi eksikliğinin yalnızca idari bir yaptırım gerektirdiğini, bu durumun tazminat hakkını ortadan kaldırmayacağını açıkladı.
REKLAMI KAPAT X