Avrupa Birliği’nin biyometrik sınır kontrol sistemi havalimanlarında büyük bir karmaşaya yol açtı. Sınır noktalarındaki aşırı yoğunluk nedeniyle yüzlerce yolcu uçuşlarını kaçırırken, hava yolu şirketleri yeni sistemin yaz sonuna kadar askıya alınmasını talep etti. Uzun bir hazırlık ve erteleme sürecinin ardından 10 Nisan Cuma günü Schengen bölgesinde resmen başlatılan biyometrik sınır kontrol sistemi, şu an 29 Avrupa ülkesinde aktif olarak uygulanmaya başladı. Avrupa Birliği’nin yeni Giriş/Çıkış Sistemi (EES), devreye girdiği ilk hafta sonunda havalimanı sınır kontrollerinde tam bir "kaosa" sebebiyet verdi. Pasaport kontrol noktalarında üç saati aşan kuyruklar meydana gelirken, çok sayıda yolcu planlı uçuşlarına yetişemedi. Dijital kayıt sisteminin getirdiği operasyonel yükler Schengen ülkelerine 180 günlük bir zaman dilimi içinde 90 güne kadar kısa süreli konaklama amacıyla giren AB dışı yolcuları kapsayan mekanizma, manuel pasaport damgalama işlemini tamamen ortadan kaldırmıştı. Giriş, çıkış ve giriş reddi kayıtlarının dijital olarak tutulmasını sağlayan sistem; pasaport bilgilerinin yanı sıra yüz görüntüleri ve parmak izi gibi biyometrik verileri de kayıt altına almıştı. Yolcuların seyahatlerinden çok daha erken saatlerde havalimanında bulunmaları tavsiye edilse de operasyonun tam kapasiteyle yürütüldüğü ilk gün, uçuş iptalleri ve ciddi gecikmelerin gölgesinde kaldı. ACI EUROPE ve Airlines for Europe (A4E) tarafından yayımlanan ortak metinde, sistemin ilk gününün "yolcu mağduriyetleri ve kaçırılan uçuşlarla" damgalandığı ifade edildi. Haftalardır EES’nin yaratacağı "operasyonel zorluklar" hakkında uyarılarda bulunan her iki kuruluş, endişelerinin artık bir "gerçeğe dönüştüğünü" dile getirdi. Gruplar, Avrupa Komisyonu ve AB üye devletlerine, yeni sistemin işleyişinde vakit kaybetmeksizin "ek esneklik" getirilmesi yönünde çağrı yaptı. [news_id:847699]