
Resmi Gazete’de yayımlanan yeni düzenleme ile birlikte Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışından temin ettikleri kredilerin yurda getirilerek kullanımına ilişkin esaslarda önemli değişiklikler yapıldı. Bu düzenleme kapsamında, yurt dışından sağlanan kredilerin Türkiye’deki bankalar aracılığıyla ülkeye getirilmesi ve kullanılmasıyla ilgili tüm esasların artık Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirleneceği hüküm altına alındı.
Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ kapsamında, ilgili mevzuatın “krediler” başlıklı 11. maddesinde değişikliğe gidilerek, Türkiye’de yerleşik gerçek ve tüzel kişilerin, yurt dışından sağladıkları kredilerin kullanımına dair uygulamaların bundan sonra Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen esaslara uygun şekilde yürütülmesi zorunlu hale getirilmiştir. Bu değişiklikle, söz konusu kredilerin denetimi ve yönetiminin daha düzenli bir çerçeveye oturtulması hedeflenirken, Türkiye ekonomisinin finansal istikrarına katkı sağlanması amaçlanmaktadır.
Tebliğde yer alan bir diğer önemli düzenleme ise “döviz cinsinden ve dövize endeksli sözleşmeler” başlıklı maddede gerçekleştirilmiştir. Buna göre, sözleşme bedelinin yanı sıra bu sözleşmelerden doğan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak düzenlenebilmesine dair muafiyet kapsamı genişletilmiştir. Yapılan değişiklikle, daha önce yalnızca belirli kamu kurum ve kuruluşları ile Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın yararlanabildiği bu muafiyet kapsamına, “Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme ve Destekleme Programı (EYDEP)” çerçevesinde (A) veya (B) seviye sertifikaya sahip şirketler de dahil edilmiştir.
Bu düzenleme ile birlikte, finansal süreçlerde şeffaflığın ve düzenin artırılması, kamu kurumları ve özel sektörün uluslararası finansmana daha etkin erişim sağlayabilmesi, aynı zamanda döviz sözleşmeleri konusunda belirli sektörlerin desteklenerek ekonomik büyümenin teşvik edilmesi amaçlanmaktadır. Yeni esaslarla birlikte, Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışı finansman kaynaklarına erişiminde daha kontrollü ve düzenli bir yapı tesis edilirken, sözleşmelerin döviz bazında düzenlenmesi noktasında getirilen yeni muafiyetlerle yatırımcılar için belirli kolaylıklar sağlanması hedeflenmektedir.