İzmir Alsancak Limanı'nın yönetim modelinde gidilen değişikliğin stratejik bir zorunluluk olduğunu belirten İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Başkanı Yusuf Öztürk, limanın Türkiye Varlık Fonu mülkiyetinde kalmaya devam edeceğini, Albayrak Grubu'nun işletmeci olarak sürece dahil olduğunu söyledi. İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, mart ayı olağan meclis toplantısında yaptığı konuşmada, limanın rekabet gücünü artırmak ve operasyonel etkinliğini sağlamak amacıyla yeni bir yönetim modeline geçildiğini ifade etti. Limanın özelleştirilmediği gerçeğine odaklanılması gerektiğini dile getiren Öztürk, “Liman’ın sahibi hala Türkiye Varlık Fonu. İşletmesi için ayrı bir kuruluş kurulacak. İpler yine Varlık Fonu’nun elinde olacak. Limanda artık yatırım ve organizasyon odaklı yeni bir sayfa açılıyor. Burada işletme devrinden ziyade yük ve turizmin ayrıştığı hibrit model oluşturuluyor. Atıl alanlar Galata Port benzeri cazibe merkezine dönüştürülüyor. Neden farklı bir firma değil gibi sorular çıkıyor. Bu soruları sormanın bir anlamı yok, sadece biz değiliz. İşletici kuruluş limancılığa muktedir mi diye düşündüğümüzde bu firmanın Türkiye’de Trabzon, Azerbaycan’da Bakü, Somali’de, Kongo’da, Gine’de, Gambiya’da, Ekvador Ginesi’nde limanlar işlettiğini unutmamak gerekir. Yorumlarımızı bunun üzerinden yapmakta fayda var” şeklinde konuştu. Yatırım planlaması ve operasyonel müdahale Sürecin mali ve teknik detaylarına ilişkin bilgi veren Öztürk, yatırımların Albayrak Grubu tarafından değil, doğrudan Türkiye Varlık Fonu bütçesiyle gerçekleştirileceğini belirtti. Körfez tarama çalışmaları dahil olmak üzere tüm altyapı faaliyetlerinin kamu denetiminde olacağını kaydeden Öztürk, “Albayrak Grubu herhangi bir yatırım yapmayacak. Tüm yatırım Türkiye Varlık Fonu tarafından yapılacak. Çok büyük vinç siparişleri verildi. Bu vinçlerin gelmesi bir süre alabilir. Malın sahibi malın değerini arttıracak. Körfezdeki çalışmalar dahil. Bütün çalışma Türkiye Varlık Fonu’na ait olacak. Albayrak Grubu işletmeci olacak. Liman her geçen gün kan kaybediyordu. Alınan karar zorunlu müdahale idi. Ortada bir hastalık vardı ve ameliyat gerekiyordu. Bu kararın doğru olduğunu düşünüyorum. İzmir Limanı yüzyıllardır bu kentin ticaret damarlarından biri. Siyasi tartışmaların ötesinde, limanların stratejik önemini görmek zorundayız” ifadelerini kullandı. Deniz trafiği ve istatistiksel veriler Limanın performansına dair güncel rakamları paylaşan Öztürk, konteyner trafiğindeki gerilemeye dikkat çekti. ZBölgedeki ticari hareketliliğin küresel olaylardan etkilendiğini belirten Öztürk, “Ocak ve Şubat verilerine bakınca böyle bir adım atılması iyi bir gösterge. 2025’ten daha kötü bir 2026 bekliyoruz. 2025 verilerine bakınca Türk bayraklı 330 gemi, 1135 adet yabancı bayraklı gemi vardı. 2026 hesaplarına bakınca 45 gemi Türk bayraklı, 150 yabancı bayraklı gemi geldi. Geçen yılın aynı ayın rakamların trafiğine bakınca yüzde 25 konteyner trafiğinde azalma var. Savaşa bakınca durum daha kötü olacak gibi görünüyor. Dökmede geçen yıla göre farklılık görünmüyor” açıklamasını yaptı. Dönem / Kategori Türk Bayraklı Gemi Sayısı Yabancı Bayraklı Gemi Sayısı Konteyner Trafiği Değişimi 2025 Verileri 330 1135 - 2026 Hesapları 45 150 %25 Azalma