Enflasyonla mücadele programı ve reel sektörün geleceğine dair değerlendirmelerde bulunan İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, mevcut ekonomik konjonktürde enflasyonla mücadele yerine yerli üretime ve teknolojik dönüşüme odaklanan yeni bir programa geçiş yapılması gerektiğini söyledi. LeadWorld İş ve Ekonomi Forumu’nda konuşan İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, enflasyonla mücadele programına ilişkin açıklamalarda bulundu. Vahap Munyar’ın sorularını yanıtlayan Aran, çok sıra dışı ve olağanüstü bir dönemden geçildiğini söylerken, bu zamana kadar süregelen küresel, siyasi ve finansal sistemin artık doğru işlemediğini belirtti. Türk iş dünyasının Türkiye'nin içinde bulunduğu koşullara odaklanması gerektiğine değinen Aran, Türkiye’nin 4’üncü yılına giren bir enflasyonla mücadele programı uyguladığını söyledi. Aran, ilgili paylaşımında, "Bu program başladığı zaman yüzde 85 olan bir enflasyonumuz vardı; Merkez Bankası’nın rezervleri -60 milyar dolara inmişti ve yüzde 8,5 TL faiz oranı vardı. Yani bu program bu şartlarda başladı. Şimdi bu programın içerisinde bugüne kadar geldiğimiz noktada yüzde 85 olan enflasyonu yüzde 30'a kadar indirebilmiş olduk ve -60 milyar dolarlarda olan Merkez Bankası'nın rezervini de şu anda 160 milyar dolarlara çıkarmış olduk" ifadelerine yer verdi. Enflasyonun sosyal ve ekonomik etkileri Mevcut enflasyonla mücadele programının KOBİ'lere, sanayiciye, iş insanına iyi gelen bir program olmadığını belirten Aran, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu programın kaybedenleri de reel sektör ve bankalar. Ama bu kaybı niye göze alıyoruz? Enflasyon aslında bütün kötülüklerin anası ve bunun düşürülmesi konusunda da ulusal bir mutabakat olduğu için hepimiz buna katlanıyoruz. Enflasyon nedeniyle bugün işçi-işveren sorunları yaşıyoruz. Enflasyon nedeniyle bugün ev sahibi-kiracı sorunu yaşıyoruz. Enflasyon nedeniyle bugün çalışan-emekli problemi yaşıyoruz. (Katılım finansmanı sistemi) Enflasyon nedeniyle bugün ev almanın yanında bir de araba alma konusu da hayal olup ortak finansmana konu oldu. Yani Türkiye'de araba almak o kadar da uzak bir konu değildi. Şimdi katılım sistemine giriyor vatandaşlarımız ve burada ortaklaşa bir araba almaya çalışıyor. Benim ilk iş hayatına girdiğim 90'lı yıllarda araba fiyatları çok artardı. Enflasyon çok yüksekti. Biz 4-5 arkadaş bir araya gelip, kendi aramızda para biriktirip kurayla sırayla araba alırdık. O dönemleri çağrıştırıyor." Eski günlere tekrar geri gelmemek gerektiğine işaret eden Aran, son günlerde okullarda yaşanan ve tüm ülkeyi yasa boğan olayların da yüksek enflasyonla bağlantısına dikkat çekerek, "Dün yaşadığımız o talihsiz olay da tüm dünyada belki görmeye zaman zaman alışık olduğumuz, ama Türkiye'de görmek şöyle olsun, duyduğumuz zaman bile bu bize olmaz dediğimiz şeylerdi. Ama işte yüksek enflasyonun aslında yarattığı yaşam dengesizlikleri ve bu sıradaki kültürel kopmalar, pek çok alandaki maalesef hızlı bozulmalar, bizim hayretler içinde izlediğimiz şeylerin bizde de yaşanır hale getirdi. O yüzden ne yapıp edip enflasyonun tek haneli seviyelere inmesi ve bozulan dengelerin tekrar sağlanması ve bu noktada da tekrar kültürel bir yara sarma dönemine ihtiyaç var." dedi. Firmalara borç alacak uyarısı Firmaları borç-alacak ilişkisi konusunda da uyaran Aran, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu konjonktürde KOBİ’ler en büyük darbeyi vadeli mal verdiği müşterilerinden yiyecekler. Bu konjonktürde önümüzdeki 6 ayda, bir KOBİ’nin bugüne kadar vadeli olarak 3 tane veriyorsam, bir tanesinde belki sorun oluyordu diyorsa; bunun 2'ye çıkacağını düşünmesi lazım. O yüzden kendini buna göre ayarlaması lazım. İkincisi, bankadan alacağı krediyi çok yerinde ve zamanında bu ödeme aksaklığı olduğu zaman kendisini zor duruma düşürmeyecek şekilde doğru yerinde kullanmalı. ‘Zaten ben müşterilerime veriyorum, onları alacağım, yanında da banka kredisini kullandım, onu da ödeyeceğim’ diye bunları bir araya getirirse, müşteriden darbe yediğinde bu sefer onu telafi edecek yeri kalmaz. O nedenle mutlaka banka kredilerini bu dönemde ihtiyaç olduğunda ve zorunlu hale geldiğinde son noktada kullanmayı düşünmeleri gerekiyor." [news_id:804880]