Geçtiğimiz yıl tüm zamanların satış rekoruna imza atan konut piyasasının 2026 senesinde gerçekleşecek kuvvetli bir toparlanmanın öncü işaretlerini sunduğunu ifade eden Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, "Yeni senede yüksek inşaat maliyetlerini ve arsa bedellerini dengeleyecek mekanizmaların kurulması, kentsel dönüşüm süreçlerini ivmelendirecek teşviklerin hayata geçirilmesi ve üreticilerin finansmana ulaşımının kolaylaştırılması en temel beklentimizdir." dedi Şirket tarafından kamuoyuyla paylaşılan açıklamada görüşlerine yer verilen Taş, Türkiye İstatistik Kurumu verileri ışığında 2025 senesinde bir önceki seneye kıyasla yüzde 14,3 oranında bir yükseliş sergileyerek 1 milyon 688 bin 910 adet seviyesine çıkan konut satış rakamlarını masaya yatırdı. Ramazan Taş, konut pazarında 2024 senesinin son çeyreğinde filizlenen hareketliliğin 2025 yılı boyunca sürdüğünü, son 13 aylık periyotta yüzde 50 bandından yüzde 38 düzeyine kadar çekilen politika faizinin geçen seneki tarihi rekor satışlarda kilit bir rol oynadığının altını çizdi. Konut yatırımlarında faiz düşüşünün etkisi Genel faiz oranlarında izlenen aşağı yönlü ivme ile birlikte konut kredi faizlerinin çok daha ulaşılabilir seviyelere indiğine işaret eden Taş, sürece dair şu tespitlerde bulundu: "Geçen yılın rekoru, sektörümüz açısından 2026 yılında yaşanacak güçlü bir canlanmanın ilk sinyallerini verdi. Mevduat ve kredi faizlerinin düştüğü dönemlerde gayrimenkul yatırımlarına ilgi her zaman artar. 2025 yılında da böyle oldu ve konut tekrar güvenli liman olarak görülmeye başlandı. Bu yıl da bu etkinin devam etmesini, konuta ilginin daha da artmasını bekliyoruz. " Reel fiyat düşüşleri alıcılar için fırsat kapısı araladı Ramazan Taş, rekor düzeydeki satış hacminde belirleyici olan bir diğer önemli unsurun, 2025 yılı genelinde yükselen enflasyon rakamlarına rağmen reel anlamda gerileme kaydeden konut fiyatları olduğunu dile getirerek açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Konut Fiyat Endeksi verilerine bakıldığında, 2024 yılının ekim ve kasım dönemlerinde yüzde 14,7 seviyesine dek ulaşan reel kayıp, 2018 senesindeki en düşük seviyeyi bile geride bırakmıştı. 2024 yılının son iki ayında hafiflemeye başlayan bu reel kayıp, 2025 yılının eylül ayında yüzde 0,8'e, ekim ayında ise yüzde 1 seviyesine kadar geriledi. Kasım döneminde fiyatlar, yüzde 0,3 gibi bir oranda reel artış kaydetmiş olsa da aralık ayını yüzde 1,4 oranında reel kayıpla tamamladı. Bu durum konutu yeniden cazip bir yatırım enstrümanı haline getirdi. Yükselişini sürdüren maliyetlerin bir süre sonra mutlaka konut fiyatlarına yansıyacağını öngören konut alıcıları, 2025 senesinde hızlı hareket ederek yatırım planlarını devreye soktu." Piyasadaki talebin odak noktası erişilebilir konutlar oldu Taş, 2025 senesi boyunca artış gösteren talebin çoğunlukla erişilebilir fiyatlı konut projeleri üzerinde kümelendiğini, geçen yıl konut piyasasında müşahede edilen bu "bahar havasının" ne yazık ki sektörün bütününe nüfuz etmediğini kaydetti. Bilhassa lüks konut segmentinde üretim yapan firmaların geçtiğimiz yılı nispeten daha durağan bir tempoda geçirdiğine temas eden Taş, değerlendirmelerini şu cümlelerle noktaladı: "Başta arsa olmak üzere yükselen maliyet kalemleri konut üreticilerini baskı altında tutmaya devam ederken, finansal kaynaklara erişim meselesi tüm iş dünyasında olduğu gibi bizim branşımızda da firmaları en çok zorlayan unsurların başında yer aldı. Yeni senede yüksek inşaat maliyetlerini ve arsa bedellerini dengeleyecek mekanizmaların kurulması, kentsel dönüşüm süreçlerini ivmelendirecek teşviklerin hayata geçirilmesi ve üreticilerin finansmana ulaşımının kolaylaştırılması en temel beklentimizdir." [news_id:799130]