KPMG Türkiye tarafından bu yıl yedinci kez hazırlanan ve sektörün geleceğine ışık tutan "KPMG Perspektifinden Birleşme ve Satın Alma Trendleri 2025" raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Hazırlanan raporun verilerini değerlendirmek amacıyla düzenlenen basın buluşmasına KPMG Türkiye Ülke Başkanı Murat Alsan, Birleşme ve Satın Alma Hizmetleri Lideri Özge İlhan Acar, Danışmanlık Bölüm Başkanı Hande Şenova ve Pazarlama ve İş Geliştirme Bölüm Başkanı Hakan Demirelli ile çok sayıda medya temsilcisi katılım sağladı. Paylaşılan veriler incelendiğinde, dünya genelindeki birleşme ve satın alma faaliyetlerinde işlem sayısının bir önceki döneme göre yaklaşık 3 bin adetlik bir artış sergilediği ve toplamda 54 bin barajına dayandığı görüldü. Küresel düzeydeki işlem hacminin ise 2024 senesinde 3 trilyon dolar bandındayken, 2025 yılına gelindiğinde yüzde 50 oranında bir ivmelenme ile 4,5 trilyon dolar seviyesine tırmandığı kaydedildi. Türkiye pazarında işlem hacmi ve sektör dağılımı Türkiye özelindeki rakamlara bakıldığında, değeri resmi olarak paylaşılan operasyonlar temel alındığında işlem hacminin 8,2 milyar dolar olarak kayıtlara geçtiği izlendi. Henüz değeri açıklanmamış olan süreçler de denkleme dahil edildiğinde, 2025 yılının genel toplam işlem hacminin 18,5 milyar dolar düzeyinde tamamlandığı tahmin ediliyor. Ülke genelinde hayata geçirilen toplam işlem adedi ise yüzde 20'yi aşan bir yükselişle 574 rakamına ulaştı. Türkiye'de 2025 yılı içerisinde değeri beyan edilen işlemlerin hacimsel olarak yaklaşık yüzde 40'lık kısmının perakende alanında yoğunlaşması bekleniyor. Küresel ölçekli mega işlemlerin yükselişi KPMG Türkiye Birleşme ve Satın Alma Hizmetleri Lideri ve Şirket Ortağı Özge İlhan Acar, etkinlik öncesinde yaptığı bilgilendirmede, dünya genelinde büyüklüğü 10 milyar doların üzerinde olan "mega" projelerin sayısında ciddi bir artış yaşandığını dile getirdi. Geçtiğimiz dönem 30 civarında olan mega işlem sayısının bu dönem 50 seviyesine ulaştığını vurgulayan Acar, bu devasa operasyonlarda teknoloji başlığının ön plana çıktığını ifade etti. Acar, siber güvenlik ve savunma sanayisi odaklı teknolojilerdeki küresel rekabetin bu artışın temel kaynağı olduğunu belirtti. Ülkelerin kendi kendilerine yetebilme gayretinin önem kazandığı bir dönemden geçildiğini anlatan Acar, teknolojik bilgi birikimini güçlendirmek isteyen büyük devletlerin ve kurumsal yapıların devasa yatırımlar yaptıklarını dile getirdi. Geçmiş yılda Türkiye'nin hem hacim hem de adet bazında teknoloji odaklı bir seyir izlediğini hatırlatan Acar, bu yıl hacim bazında dünyada teknoloji liderliğini korurken, Türkiye'de perakende sektörünün zirveye yerleştiğini aktardı. Türkiye sınırları içerisinde bu sene iki adet mega işlemin tamamlandığını ve bunun piyasa için kritik önem taşıdığını belirten Acar, şu bilgileri paylaştı: "En büyük işlem, araç muayene istasyonlarının işletme hakkının MOI Ortak Girişim Grubu tarafından alınması oldu. Bu işlemde hem yerli hem de yabancı yatırımcılar yer aldı. Met-Gün İnşaat ve yabancı yatırımcılar liderliğinde gerçekleşen bu işlem, 1,72 milyar dolar büyüklüğündeydi. En büyük işlemlerden 2'ncisi ise enerji sektöründe gerçekleşen, Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı projesinin BP'ye ait yüzde 3'lük hissesinin Amerikalı finansal yatırımcı Apollo Global Management tarafından satın alınması oldu." Türkiye'deki girişimcilik dünyasının gücünü koruduğunu belirten Acar, toplam 574 işlemin yaklaşık yüzde 60'lık bir diliminin startup ekosisteminde vücut bulduğunu ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: "Girişimlere verilen bu can suyu, yarının yeni Trendyollarını oluşturacak altyapıyı hazırlıyor. Sektörde gurur verici bir yıl geçirdik. Birleşme ve satın alma trendleri açısından 2026 için oldukça pozitif öngörülerimiz var. Küresel piyasalardaki risk algısı bu süreci etkilese de sermaye maliyetlerinin bir miktar düşmesiyle değerlemelerin artacağını düşünüyoruz. Finansal yatırımcılar dediğimiz özel risk sermayeleri ya da girişim sermayeleri gibi şirketlerin elinde çok ciddi bir sermaye ve likidite var. Söz konusu finansal yatırımcılar, iş modellerinin bir gereği olarak birikmiş sermayelerini uygun şirketlere yönlendirmek zorunda oldukları için, önümüzdeki dönemde işlem hacmi ve işlem sayısının artmasını bekliyoruz." [news_id:786662]