
Küresel piyasalarda yılın son günlerine girilirken Donald Trump'ın görevi devralmasıyla başlayacak yeni döneme ilişkin belirsizlikler fiyatlamaları zorlaştırıyor. Özellikle ABD'de enflasyonla mücadelenin gelecek yıl Trump'ın izleyeceği politikalarla birlikte nasıl devam edeceği yatırımcıları tedirgin etmeye devam ediyor.
Enflasyonla mücadelenin öngörülenden daha uzun sürebileceği ve ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerinde temkinli olacağı yönündeki sözle yönlendirmeler risk algısının yükselmesine neden olurken, bankanın 100 baz puanlık faiz indirimine karşın tahvil faizlerinin yükselmeye devam etmesi de belirsizlikleri artıran bir başka etken olarak dikkati çekiyor.
Geçen hafta Noel tatili sebebiyle sığ kalan piyasalarda ABD'de tahvil faizlerinin yüzde 4,65 ile mayıs ayından bu yana en yüksek seviyesini görmesi piyasalarda satış baskısının sürdüğüne işaret ediyor.
Analistler, piyasalarda Trump'ın izleyeceği politikaların olası enflasyonist etkilerinin de dikkate alınarak güvenli liman varlıklardan olan altında satış baskısının sınırlı kaldığını kaydederek, dolar endeksinin güçlü kalmasının altının alternatif maliyetini artırmasına karşın altının ons fiyatının 2.600 dolar seviyelerinden destek bulmayı sürdürdüğünü ifade etti.
Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed'in senenin büyük bölümünde 1 faiz indirimi ve 2025 sonunda ikinci faiz indiriminin yapılabileceğinin tahmin edildiğini aktaran analistler, buna karşın beklentilerin sene boyunca sadece bir faiz indirimi de olabilecek şekilde oluştuğu konusunda uyarılarda bulundu.
Analistler, Ocak ayı itibarıyla başlayacak olan sürece dair belirsizliklerin fiyatlamalardaki karışıklığın başlıca nedeni olduğunu belirterek, makroekonomik verilerden alınan sinyallerin de henüz enflasyon endişesini yatıştırmaya yardımcı olmadığını bildirdi.
Avrupa piyasaları
Avrupa borsaları, Noel tatili sonrası ilk işlem günü olan cumayı yükselişle tamamlanırken, yılbaşı tatili sebebiyle yarın İngiltere'de borsalar erken kapanacak, Almanya, Fransa ve İtalya'da ise tatil nedeniyle işlem gerçekleşmeyecek.
1 Ocak Çarşamba günü ise bölge genelinde tüm endeksler kapalı olacak.
Asya
Asya tarafında ise yılın son günlerinde, ABD'de yeni yönetimin uygulayacağı ekonomi ve ticaret politikaları bölgedeki ülkelerin odağında kalmayı sürdürüyor.
Trump'ın ilk döneminde şiddetli bir ticaret savaşına tutuştuğu Çin, yeni dönemde de ABD'nin 47. başkanının ilk sıradaki hedefleri arasında yer alırken, ülke ekonomisinin halihazırda deflasyon riskiyle mücadele etmesi risk algısının daha da güçlenmesine neden oluyor.
Öte yandan, Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda geçen hafta yaptığı açıklamada ekonomi ve fiyat görünümüyle ilgili belirsizliğin yüksek olduğunu ifade ederek, "Para politikasını aşırı gevşek bırakmak BoJ'un, faiz oranlarını keskin bir şekilde yükseltmeye zorlayabilir. Bu da uzun vadede kalıcı ekonomik büyüme için olumsuz olacaktır." dedi.
Japonya'da bugün açıklanan verilere göre, imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) aralık ayında 49,6 oldu.
Güney Kore'de ise devam eden siyasal belirsizliklerin etkisiyle risk algısı yüksek kalmayı sürdürüyor.
Yurt içi piyasalar
Yurt içinde cuma günü alıcılı bir seyir izleyen BIST 100 endeksi günü yüzde 0,77 değer kazanarak 10.025,47 puandan tamamladı.
Dolar/TL, cuma günü yüzde 0,1 yükselişle 35,1930'dan kapanırken, bugün bankalararası piyasanın açılışında yüzde 0,3 artışla 35,2860 seviyesinden işlem görüyor.
Analistler, bugün yurt içinde ekonomik güven endeksi, yurt dışında ise ABD'de bekleyen konut satışları verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 10.100 ve 10.200 puanın direnç, 10.000 ve 9.800 seviyelerinin destek konumunda olduğunu ifade etti.