Muhalif halk da ayaklanırsa rejim mi devlet mi çöker?

Okuma Süresi: 3 Dakika
Muhalif halk da ayaklanırsa rejim mi devlet mi çöker?
Doviz.com
01 Mart 2026 12:19

İran dini lideri Hamaney'in İsrail'in değişen stratejisini çok iyi öngörememesi bölgedeki güç dengelerini sarsıyor

İran'ın dini lideri Ali Hamaney, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah ile benzer bir yanılgıya düştü.

7 Ekim sonrası İsrail'in stratejik dönüşümünü ve kendisine yönelik olası hamlelerini göz ardı eden Hamaney, süreci yönetmekte belki de yetersiz kaldı. Operasyonun detayları tam olarak aydınlandığında, sergilenen aldatma taktikleri, nokta atışı istihbarat verileri ve uygulama kalitesi dikkat çekici bir tablo ortaya koyacak.

İsrail'in Ali Hamaney'in cansız bedenine ait bir fotoğrafa sahip olması, Tahran'daki yönetim kademesi için durumun vahametini özetliyor.

İsrail iki yılı biraz aşan bir sürede yedi cephede tek başına savaşan bir konumdan, İran'ın yedi cephede kuşatıldığı bir tabloya geçiş yaptı. 7 Ekim 2023 tarihinde İsrail, İran'ın strateji defterinden çıkan bir imha planıyla karşı karşıyaydı ve tarihinin en ağır darbesini almıştı. Zorlu başlangıç koşullarına rağmen İsrail ordusu ve istihbarat topluluğu yeteneklerini sergileyerek durumu tersine çevirdi. Gelinen noktada stratejik bir kırılma yaşanıyor; artık ateş çemberiyle kuşatılan taraf İran rejimi haline geldi.

Bölgesel güç dengelerinde tarihi değişim

İran'ın bölgedeki vekilleri zayıf tepkiler verirken, üst düzey isimler peş peşe etkisiz hale getiriliyor. Bir dönem tüm Orta Doğu'yu kontrol etme yolunda ilerleyen İran, şu an dünyanın en güçlü iki hava kuvvetinin baskısı altında hayatta kalma mücadelesi veriyor. Operasyonun detayları ilerleyen dönemde ortaya çıktığında, İsrail istihbaratının binlerce kilometre ötedeki bir ülkede kurduğu hakimiyetin boyutu daha iyi anlaşılacak. Askeri okullarda onlarca yıl ders olarak okutulabilecek bu harekat; aldatma operasyonları, yoğun istihbarat toplama ve kusursuz koordinasyon unsurlarını barındırıyor.

Operasyonun henüz tamamlanmadığı ve zorlu anların kapıda olduğu gerçeği geçerliliğini koruyor. İran rejiminin devrilip devrilmeyeceği henüz belirsizliğini korurken, Tahran'daki yönetim varlığını sürdürdüğü müddetçe kesin bir zaferden söz etmek mümkün görünmüyor. Şu an için öne çıkan unsurlar; ABD ile sağlanan eşsiz koordinasyon ve Amerikan hava gücünün operasyona dahil olması olarak dikkat çekiyor.

Hava operasyonlarının yoğunluğu ve stratejik hedefler

Hava kuvvetleri, mühimmat stoklarını ve zamanı verimli kullanmak adına operasyonları dar bir takvime sıkıştırıyor. Pilotlar günde üç sorti yaparak mesailerinin büyük bölümünü İran semalarında geçiriyor. On iki günlük işin üç güne sığdırılmaya çalışılmasının temel sebebi, İran'ın fırlatma kapasitesini hızla yok etmek ve siyasi destek değişmeden maksimum sonuç almaktır.

İran'da nüfusun yüzde 40'ını oluşturan azınlık grupların ve genel halkın büyük bir kesiminin rejime karşı olduğu biliniyor. Ordu içerisinde de Devrim Muhafızları'na karşı bir hoşnutsuzluk mevcut. Hava saldırılarının yoğunluğu azaldığında, bu iç dinamiklerin bir ayaklanmaya dönüşüp dönüşmeyeceği operasyonun nihai başarısını belirleyecek. Sırbistan örneği dışında sadece hava harekatıyla devrilen bir rejim bulunmuyor; dolayısıyla İran'ın geleceği için içerideki hareketlilik kritik önem taşıyor.

Saldırıların odaklandığı üç ana hedef

İsrail ve ABD ortaklığında gerçekleştirilen saldırılar dün itibarıyla üç temel amaca odaklandı:

  • Hamaney ve üst düzey Devrim Muhafızları yetkilileri başta olmak üzere askeri ve siyasi lider kadrosunun tasfiyesi.
  • Füzelerin, fırlatma rampalarının ve tünellerin imha edilmesi.
  • İran'ın radar ve hava savunma sistemlerinin çökertilerek Tahran hattının hava trafiğine açılması.

Bu hedeflerin büyük ölçüde gerçekleştirilmesiyle birlikte, bugünden itibaren stratejik bombalamaların şiddeti artacak. Hükümet binaları, altyapı tesisleri ve Devrim Muhafızları noktaları hedef alınarak halkın sokağa çıkması ve rejimin kontrolü kaybetmesi hedefleniyor. Bu harekat, İsrail ve ABD'nin hava, deniz ve istihbarat birimlerini tek bir mekanizma gibi birleştirdiği, tarihte benzeri az görülen bir iş birliğini temsil ediyor.

Elde edilen tüm ilerlemelere rağmen rejim değişikliği hedefi gerçekleşmezse, İran İsrail için varoluşsal bir tehdit olmaya devam edecek. Bu hedefe ulaşıldığı takdirde ise bölgede yeni bir dönem başlayacak.

REKLAMI KAPAT X