Nobel ödüllü ekonomist Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Fed ve Jerome Powell üzerindeki artan siyasi baskıların sadece bir para politikası uyuşmazlığı olmadığını, Amerikan ekonomik yapısının geleceği açısından hayati bir eşik teşkil ettiğini belirtti. Küresel ekonomi çevreleri, Fed Başkanı Jerome Powell üzerinde yoğunlaşan baskılar ve Adalet Bakanlığı tarafından gönderilen mahkeme celpleriyle çalkalanırken, konuya ilişkin en dikkat çekici değerlendirme kurumların önemi üzerine yaptığı bilimsel çalışmalarla Nobel Ekonomi Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. Daron Acemoğlu tarafından yapıldı. Bloomberg TV kanalında konuşan Acemoğlu, merkez bankası özerkliğinin bir seçenek veya lüks olmadığını, aksine modern ekonomik sistemin varlığını sürdürebilmesi adına kaçınılmaz bir zorunluluk teşkil ettiğini dile getirdi. Merkez bankası bağımsızlığı siyasi bir tercih değildir Gerçekleştirilen röportaj sırasında Fed’in faiz politikası kararları sebebiyle cezai bir soruşturma tehdidiyle karşı karşıya bırakılmasını yorumlayan Acemoğlu, bu tabloyu son derece tehlikeli bir emsal olarak tanımladı. Acemoğlu, para politikasının bir devlet başkanının kişisel tercihlerine veya siyasi hedeflerine göre dizayn edilmeye başlanması durumunda piyasalardaki güvenin kalıcı şekilde zedeleneceğini ifade etti. Fed’in sahip olduğu bağımsızlığın, hem fiyat istikrarının sağlanması hem de ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği için temel yapı taşı olduğunu sözlerine ekledi. Küresel dayanışmanın önemi Avrupa Merkez Bankası ve İngiltere Merkez Bankası gibi büyük ölçekli kurumların Powell ile tam bir dayanışma içerisinde olduklarına dair açıklamalarını değerlendiren Nobel ödüllü iktisatçı, bu koordineli tepkinin barındırdığı ciddiyete şu sözlerle işaret etti: "Dünya genelindeki merkez bankacıların bu şekilde ortak bir bildiri yayınlaması normal şartlarda gördüğümüz bir durum değil. Bu, küresel finans sisteminin çapasının ne kadar büyük bir tehdit altında olduğunun en net kanıtıdır. Kurumsal özerkliğin savunulması, sadece ABD için değil, küresel finansal istikrar için de hayati önem taşıyor." Kapsayıcı kurumlardan çıkış riski Acemoğlu, literatürde geniş yankı bulan Ulusların Düşüşü adlı eserindeki kapsayıcı ve sömürücü kurumlar kuramına gönderme yaparak, Fed gibi stratejik mekanizmaların siyasallaşma sürecine girmesinin ABD'yi kapsayıcı modelden uzaklaştırma riski taşıdığı konusunda ikazda bulundu. Powell'a karşı atılan adımların kurumsal bir aşınma yarattığını vurgulayan Acemoğlu, kurumların bir günde çökmeyeceğini ancak bağımsızlıklarına karşı yapılan her müdahalenin onları içeriden zayıflattığını belirtti. Bugün tanıklık edilen baskıların, gelecekte ekonomik kararların rasyonel zeminden uzaklaşmasına sebebiyet verebileceğini aktardı. 2026 ekonomik görünümü için kritik eşik Trump yönetiminin konut kredisi giderlerini aşağı çekmek ve borç yükünü hafifletmek gayesiyle Fed üzerinde kurduğu baskının kısa vadede bazı kazanımlar sağlayabileceğini ifade eden Acemoğlu, ancak bu durumun uzun vadede enflasyonist bir felakete zemin hazırlayacağını savundu. Powell'ın sergilediği tavizsiz duruşa destek veren Acemoğlu, hukukun üstünlüğü ve demokratik hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda Fed’in özerk yapısının titizlikle muhafaza edilmesi gerektiği çağrısını yineledi. [news_id:798359]