ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası yükselen jeopolitik tansiyon petrol fiyatlarının yüzde 10’a varan yükseliş kaydetmesine yol açtı. Akbank Başekonomisti Çağrı Sarıkaya ise petrol fiyatlarındaki artışın enflasyonist etkisini telafi edecek uygulamaların bütçeye getireceği yükü açıkladı. Petrol fiyatları, ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve İran’ın misillemesinin Orta Doğu’da uzun süreli çatışma riskini artırmasıyla haftanın ilk işlem gününe sert yükselişle başladı. Brent petrolün varil fiyatı, Asya işlemlerinde yüzde 13’ün üzerinde artış kaydettikten sonra saat 11.15 itibarıyla önceki kapanışa göre yaklaşık yüzde 9,24 yükselişle 79,87 dolardan işlem gördü. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varil fiyatı ise yüzde 8,51 artışla 72,91 dolardan fiyatlandı. Enflasyonist etkileri kaldıracak uygulamaların bütçeye maliyeti ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve İran’ın misillemesiyle artan jeopolitik tansiyon, enerji maliyetleri üzerinden enflasyon ve cari denge üzerinde baskı oluşturabileceği endişesini de güçlendirdi. TCMB eski Araştırma Müdürü ve Akbank Başekonomisti Çağrı Sarıkaya ise petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyonist etkisini giderecek uygulamaların bütçeye maliyetini açıkladı. Sarıkaya, ilgili paylaşımında şunları söyledi: “Petrol fiyatındaki %10'luk artışın tüketici enflasyonuna yansımasını 1,0-1,5 puan arasında tahmin ediyoruz. Akbank Ekonomik Araştırmalar 2026 yılı baz senaryosunda kabul ettiğimiz ortalama 65$ Brent petrol varsayımına göre mevcut seviye 79$'la %20+ yukarıda. TCMB'nin zamanlı adımları sonrasında maliye politikası tarafında da proaktif olmak önemli. Bu kapsamda bir hafta önce paylaştığımız "eşel mobil (échelle mobile)" önerisini tekrar gündeme getirmekte fayda görüyoruz. Brent petrol fiyatının üç ay boyunca 80$ düzeyinde seyrettiği senaryoda oluşacak enflasyonist etkiyi telafi edecek uygulamanın bütçeye maliyetini yaklaşık 70 milyar TL (milli gelirin %0,1’i) olarak hesaplıyoruz. Petrol fiyatının yıl sonuna kadar bu seviyede kalması durumunda maliyet 225 milyar TL civarına (milli gelirin %0,3’ü) yükseliyor. Yeterli mali alana sahip olduğumuz için zamanlı bir adım ve iletişimle enflasyon beklentileri kontrol edilebilir.” [news_id:810465] [news_id:810579] [news_id:810640]