Akaryakıtta mevcut fiyatlama sisteminin yetersiz olduğunu savunan Petrol Ofisi Grubu CEO'su Mehmet Abbasoğlu, akaryakıtın altın ve Bitcoin gibi günlük olarak fiyatlanması gerektiğini söyledi. Petrol Ofisi Grubu CEO'su Mehmet Abbasoğlu, Bloomberg HT ekranlarında enerji piyasasının mevcut durumunu, arz güvenliği başlıklarını ve Türkiye'deki fiyatlandırma süreçlerini ele aldı. Sektörde günlük fiyatlamanın en sağlıklı yöntem teşkil edeceğini dile getiren Abbasoğlu, Türkiye'deki mevcut akaryakıt fiyatlama sisteminde yer alan %3’lük bant uygulamasının piyasada birtakım anomalilere ve mağduriyetlere sebebiyet verdiğini bildirdi. Mevcut düzende fiyatların son 3 günün ortalaması baz alınarak belirlenmesinin, satılan ürünün yerine konulması aşamasında maliyet farkları doğurduğunu ve istasyonlarda yoğun kuyruklara yol açtığını kaydeden Abbasoğlu, akaryakıtın da altın veya Bitcoin gibi günlük olarak fiyatlanması gerektiğini savundu. Eşel Mobil sisteminin geçmiş uygulamalardan farklı bir yapıya sahip olduğuna değinen Abbasoğlu, sektördeki tüm paydaşların "elini taşın altına koyduğunu" aktardı. Akaryakıt fiyatlamasındaki 14 liralık ÖTV hacminin yaklaşık 6 liralık kısmının halen bir rezerv (cephe) olarak kullanılmaya devam ettiğini belirten Abbasoğlu, Brent petrolün 90-91 dolar seviyesine yükselmesi halinde bu kaynağın da tükenebileceği uyarısını yaptı. İthalat stratejisindeki değişim ve yerel rafinerilerin rolü Türkiye'nin küresel kriz süreçlerine yüksek envanter doluluğu ile hazırlıklı bir giriş yaptığını ifade eden Mehmet Abbasoğlu, Petrol Ofisi Grubu bünyesinde stratejik bir revizyona gittiklerini duyurdu. Geçtiğimiz yıl 1/3 oranında seyreden ithalat payını bu yıl 1/4’e düşürdüklerini açıklayan Abbasoğlu, gereksinimlerini ağırlıklı olarak Tüpraş ve Star gibi yerel rafinerilerden temin etmeye başladıklarını, bu tercihin süreci daha verimli yönetmelerine olanak tanıdığını söyledi. Küresel piyasalarda tırmanan risk primleri, sigorta ve navlun maliyetleri sebebiyle fiyatlarda ani bir gerileme beklemediklerini kaydeden Abbasoğlu, yüksek işletme sermayesi gereksinimi ile enflasyonist baskıların altını çizdi. [news_id:816162]