SAP: Türkiye, büyüme stratejimizin önemli bir parçası

Okuma Süresi: 4 Dakika
SAP: Türkiye, büyüme stratejimizin önemli bir parçası
Doviz.com
26.01.2026 11:25

Avrupa'nın teknoloji devi SAP'nin üst düzey yöneticisi Manos Raptopoulos, Türkiye'nin genişleme stratejilerinde kritik bir rol oynadığını vurgulayarak ülkedeki şirketlerin teknolojik adaptasyon yeteneklerini değerlendirdi.

Avrupa merkezli en büyük teknoloji kuruluşu SAP bünyesinde Asya Pasifik, Orta Doğu, Orta ve Güney Avrupa Gelirden Sorumlu Başkanlık görevini yürüten Manos Raptopoulos, Türkiye pazarındaki güçlü ortaklık yapısına dikkat çekti.

Türkiye'nin ilerleyen süreçte şirketin büyüme planları içinde temel bir unsur olarak yer alacağını ifade eden Raptopoulos, halihazırda somut yol haritaları üzerine çalışıldığını belirtti.

Raptopoulos, Türk iş dünyasının en dikkat çekici özelliğinin esneklik ve zorlu şartlara uyum sağlama becerisi olduğunu dile getirdi. Ekonomik dalgalanmalar veya küresel rekabetin getirdiği yoğun baskılara rağmen, yerel firmaların büyüme ivmesini korumayı başardığı ve teknolojik dönüşümü bir kaldıraç olarak kullandığı vurgulandı.

Türk şirketlerinin teknolojiye olan yüksek talebi

Türk işletmelerinin teknoloji kullanımı konusunda sadece operasyonel bir araç arayışında olmadığını, aynı zamanda somut bir katma değer hedeflediğini belirten Raptopoulos, bu şirketlerin taleplerini detaylandırdı.

İş dünyasının uygun maliyetli çözümlerle birlikte öngörülebilirlik ve esneklik arayışında olduğunu, bu durumun da Türkiye'deki dijital ekosistemi oldukça dinamik kıldığını anlattı.

Şirketlerin teknolojiyi nasıl entegre edecekleri konusunda bilinçli ve talepkar bir tutum sergiledikleri, bu nedenle SAP'nin Türkiye'deki gelişmeleri yakından takip ettiği ifade edildi.

Mevcut iş birliklerinin derinleştirilmesi ve Türkiye'nin küresel genişleme stratejisindeki yerinin korunması, şirketin öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Türk şirketlerinin en zorlu dönemlerde dahi ayakta kalarak yollarına devam etme azmi, küresel yönetim kademesinde takdirle karşılanıyor.

Yapay zekada ajan tabanlı sistemlerin yükselişi

Dünya genelinde yapay zeka kullanımının 'uçtan uca dönüşüm' odaklı bir yapıya evrildiğini belirten Raptopoulos, şirketlerin bu teknolojiden doğrudan finansal ve operasyonel sonuçlar beklediğini söyledi.

Bölgesel bazda küçük farklılıklar olsa da yapay zekanın benimsenme hızının küresel ölçekte benzer bir seyir izlediği kaydedildi.

Finansal süreçlerin hızlandırılması, likidite yönetiminin optimize edilmesi ve arz-talep dengesinin daha isabetli tahminlerle kurulması gibi kritik alanlarda yapay zekanın vazgeçilmez bir güç haline geldiği anlatıldı.

Geleneksel ve basit botların yerini artık çok daha kapsamlı veri işleme kapasitesine sahip olan 'ajan tabanlı yapay zeka' (agentic AI) sistemlerine bıraktığı vurgulandı. Bu yeni nesil sistemlerin otomasyon kalitesini artırdığı, hata payını minimalize ettiği ve karmaşık iş süreçlerini çok daha verimli bir yapıya kavuşturduğu ifade edildi.

Teknolojik borç ve inovasyon arasındaki denge

Teknoloji sektörünün günümüzde karşı karşıya kaldığı en temel zorluklardan birinin, eski kod yapıları ve karmaşık entegrasyonlardan kaynaklanan 'teknolojik borç' ile başa çıkmak olduğu dile getirildi.

Müşterilerin artık uzun vadeli projeler yerine haftalar içinde sonuç alabilecekleri hızlı inovasyonlar beklediği aktarıldı. Teknoloji şirketlerinin bir yandan bu geçmişten gelen yapısal yükleri temizlemesi, diğer yandan da inovasyon hızını en üst seviyeye çıkarması gerektiği savunuldu. Bu iki unsuru birleştirmenin sektörün ajandasındaki en önemli madde olduğu belirtildi.

Müşterilerin sabırsızlığı ve pazarın dinamizmi, teknoloji sağlayıcılarını daha çevik ve sonuç odaklı çözümler üretmeye zorluyor.

Küresel belirsizlikler ve yapay zeka ihtiyacı

Jeopolitik gerilimlerin ve ekonomik belirsizliklerin yaşandığı dönemlerde, doğru karar verme mekanizmalarına olan ihtiyacın arttığı ve bunun da yapay zeka araçlarına olan ilgiyi tetiklediği ifade edildi.

İstikrarın ekonomik büyümenin temeli olduğu ancak belirsizlik anlarında gelişmiş teknolojik araçların birer rehber görevi gördüğü vurgulandı.

Başarılı bir yapay zeka stratejisi için veri kalitesi, donanım yeterliliği ve dijital egemenliğin bir arada bulunması gerektiği anlatıldı. Hiçbir kurumun veya ülkenin bu karmaşık yapıyı tek başına yönetemeyeceği, bu nedenle küresel iş birliğinin her zamankinden daha önemli hale geldiği kaydedildi. Avrupa merkezli bir vizyonla, farklı unsurların bir araya gelerek oluşturacağı sinerjinin başarıyı getireceği belirtildi.

SAP Türkiye'nin bilişim ekosistemindeki yeri

Türkiye'de çeyrek asırdır faaliyetlerini sürdüren SAP Türkiye'nin, yerel ve küresel ölçekte 60'tan fazla iş ortağıyla geniş bir ağa sahip olduğu bilgisi paylaşıldı.

Şirketin oluşturduğu ekosistemin, Türkiye bilişim sektöründeki toplam istihdamın yüzde 9 gibi önemli bir bölümünü temsil ettiği açıklandı.

Dijitalleşme yolculuğunda 1600'den fazla kuruma rehberlik eden kurumun, özellikle bulut bilişim pazarında Türkiye için yıllık yüzde 35 civarında bir büyüme beklediği ifade edildi. Kurumsal uygulamalar ve iş odaklı yapay zeka alanında sunulan ileri teknolojiler, her ölçekten firmanın verimliliğini artırmaya yönelik çözümler sağlamaya devam ediyor.

REKLAMI KAPAT X