Sosyal Güvenlik Kurumu otuz bir yıl sonra ilk kez bütçe fazlası verdi. Kurumun 2025 yılı gelirleri giderlerini aşarak tarihi bir seviyeye ulaştı. Tahmin edilen açık rakamlarının aksine yıl sonu bilançosu artıya geçti. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 1994 yılından bu yana süregelen bütçe açığı geleneğini 2025 yılında sona erdirdi. Kurumun yıl sonu verilerine göre, 5 trilyon 599,1 milyar lira olarak gerçekleşen toplam gelirler, 5 trilyon 563,3 milyar liralık toplam gideri geride bıraktı. Başlangıçta 322,8 milyar lira açık vermesi öngörülen SGK, yılı 35 milyar 740,6 milyon liralık gelir fazlasıyla tamamladı. Prim gelirlerindeki artış ve bütçe dengesi Gelir kalemlerinde yaşanan artış, bütçe dengesinin beklenen sınırların üzerine çıkmasını sağladı. 3 trilyon 752,5 milyar lira olarak tahmin edilen prim gelirleri, 4 trilyon 36,2 milyar liraya ulaştı. Prim tahsilatındaki bu yükselişle birlikte, toplanan tutarın dörtte biri oranında sağlanan devlet katkısı da 864,9 milyar liradan 888,7 milyar liraya yükseldi. Harcamalar tarafında ise emekli aylığı ödemeleri 3 trilyon 775,5 milyar lira, sağlık harcamaları ise 1 trilyon 353,1 milyar lira olarak kayıtlara geçti. Sosyal güvenlik sisteminin 2000’li yılların başındaki performansıyla bugünkü durumu arasında belirgin bir fark gözlemleniyor. 2000 yılında yüzde 78,05 olan toplam gelirlerin giderleri karşılama oranı, 2003 yılında yüzde 67,50’ye kadar gerilemişti. Devlet katkısının başladığı 2008 yılından itibaren düzenli bir artış grafiği sergileyen bu oran, 2023 yılında yüzde 98,24, 2024 yılında yüzde 99,74 ve nihayet 2025 yılında yüzde 100,64 seviyesine çıkarak dengeyi sağladı. Bütçe transferleri ve sürdürülebilirlik verileri SGK’ya her yıl bütçe açığını kapatmanın ötesinde; ek ödemeler, emekli ikramiyeleri, istihdam teşvikleri ve prim indirimleri gibi kalemler için bütçe transferi yapılıyor. 2009 yılında gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranı yüzde 5,19 olan bu transferler, 2025 yılında yaklaşık yüzde 3,04 seviyesinde gerçekleşti. Sadece prim gelirlerinin emekli aylığı ve sağlık ödemelerini karşılama gücü ise 2009’daki yüzde 56’lık dip seviyesinden 2025 yılında yüzde 78,9’a yükseldi. Yıl Toplam gelirlerin giderleri karşılama oranı (%) Prim gelirlerinin aylık ve sağlık giderlerini karşılama oranı (%) 2000 78,05 70,0 2003 67,50 - 2009 - 56,0 2023 98,24 76,4 2024 99,74 74,1 2025 100,64 78,9 Sistemin tarihsel gelişim süreci Türkiye’de 2006 yılına kadar SSK, Emekli Sandığı ve BAĞ-KUR ayrı yapılar altında hizmet veriyordu. Bütçeden kaynak aktarımı gereksinimi BAĞ-KUR için 1991, SSK için ise 1994 yılında başladı. 2008 yılında hayata geçirilen her 100 liralık prime karşı 25 liralık devlet katkısı uygulaması, sistemin finansal yapısını destekleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Otuz bir yıl aradan sonra ilk kez 2025 yılında verilen bu gelir fazlası, sosyal güvenlik maliyesi açısından kritik bir dönüm noktası teşkil ediyor.