Suriye'nin kısıtlı su kaynakları zeytinyağı ihracatıyla daha da tükeniyor

Okuma Süresi: 4 Dakika
Suriye'nin kısıtlı su kaynakları zeytinyağı ihracatıyla daha da tükeniyor
Doviz.com
26 Şubat 2026 18:45

Suriye şiddetli bir su kriziyle karşı karşıya kalırken, binlerce metreküp yeraltı suyu zeytinyağı formunda küresel pazara akıyor. Bu ihracat kalemi hem ulusal bir gurur kaynağını hem de doğal kaynakların sessizce tükenmesini temsil ediyor.

Tarımsal ziraat mühendisi Abdullatif Boubki, İdlib'in kuzeybatısındaki Salqin şehrinde bulunan evinin bir köşesinde, geçen sezonun hasadından elde edilen zeytinyağı dolu metal tenekeleri istifliyor.

2012 yılına kadar geçimini tamamen zeytinyağından sağlayan Boubki, bölgedeki çatışmaların şiddetlenmesi ve yolların kapanmasıyla ürününü satamaz hale gelince yağı evinde depolamaya başladı.

Zeytinyağı değerini kaybetmeyen stratejik bir meta olsa da Boubki'nin endişesi dinmiyor. Günlük hayatının merkezinde zeytin veya yağdan ziyade su sorunu yer alıyor. Mahallesindeki şebeke suyunun durumunu öğrenmek veya bir su tankeri satın alıp almayacağına karar vermek için saatlerce yerel sosyal medya kanallarını takip ediyor.

Akdeniz'in kuraklık riski en yüksek ülkesinde su krizi

Boubki'nin hikayesi, 2022'den bu yana Küresel Çatışma Risk Endeksi'nde Akdeniz'in kuraklığa en eğilimli ülkesi olarak ilk sırada yer alan Suriye'nin genel durumunun küçük bir özetini oluşturuyor. Ülke ağır bir su krizi yaşarken, binlerce metreküp yeraltı suyu zeytinyağı ihracatı yoluyla dünya pazarlarına gidiyor.

Tarım Bakanlığı verilerine göre 2026 yılı için zeytin sezonunun ortalama veya düşük seviyede geçmesi bekleniyor. En fazla 412.000 ton zeytin hasadı ve bunun karşılığında yaklaşık 65.000 ton yağ üretimi öngörülüyor. Uluslararası Zeytin Konseyi verileri, bu miktarın Suriye'deki kişi başı yıllık ortalama 2.6 kilogramlık iç tüketim miktarının altında kaldığını gösteriyor.

İhracatla birlikte ülkeden çıkan "sanal su" kavramı, tarımsal ticaret ile su güvenliği arasındaki ilişkiyi inceliyor. Kasabalar ve köyler günlük içme ve tarım suyu ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken, zeytinyağı ülkeden su taşıyan beyan edilmemiş bir aracı haline dönüşüyor.

Su stresi ve yeraltı kaynaklarının durumu

Dünya Kaynakları Enstitüsü'nün Aqueduct platformundan alınan açık kaynaklı veriler, Halep ve İdlib'deki su stresinin 1 ile 5 arasındaki ölçekte 4.6'yı aşarak çok yüksek seviyeye ulaştığını gösteriyor. Lazkiye ve Tartus'ta bu oran 3.9 seviyesinde seyrediyor. Su kıtlığı ve tükenme oranı her dört ilde de 4.15'in üzerine çıkmış durumda; bu da su kaynaklarının yenilenme hızından daha çabuk tüketildiği anlamına geliyor.

Boubki, geçmişte arazisinin bir kısmını modern sulama sistemiyle donatarak verimi artırmayı başarmıştı. 15 dönümlük araziyi sulayan kuyunun kurumasıyla bu proje sona erdi. Boubki bu durumu "bölgedeki kontrolsüz kuyu açma faaliyetlerinin yeraltı su rezervlerini benzeri görülmemiş bir hızla tüketmesine" bağlıyor.

Suriye'deki yıllık yağış miktarı 2017 yılına kıyasla 100 milimetreden fazla azalarak 2023'te 299.42 milimetreye, 2024'te ise 291.59 milimetreye geriledi. Su Ayak İzi Ağı tarafından Mart 2024'te yayımlanan rapor, Suriye tarımının ülkedeki mevcut su kaynaklarının yüzde 80'inden fazlasını tükettiğini ortaya koyuyor.

Zeytinyağı üretiminin su maliyeti

Orta Doğu'daki ürünlerin su ayak izine dair istatistiksel kaynakların azlığına rağmen, mevcut veriler bir ton zeytin üretimi için yaklaşık 5.000 metreküp su gerektiğini gösteriyor. Bu hesapla, bir kilogram zeytin üretimi için 5.000 litre su harcanıyor.

Bir litre yağ üretimi için 4 ile 6 kilogram arasında zeytin kullanılması gerektiğinden, her bir litre zeytinyağının üretimi yaklaşık 20.000 litre su tüketimi anlamına geliyor. Salqin'de 1996'dan beri zeytin sıkma tesisi işleten Saadallah Hamida, tesisin su ihtiyacını karşılayan kuyunun artık günde sadece dört saat yetecek kadar su sağladığını, geri kalan ihtiyacı tankerlerle karşıladığını belirtiyor.

Hamida, "Hasat mevsiminde tesisin saatte yaklaşık sekiz metreküp suya ihtiyacı oluyor. Kuyudaki suyun azalması nedeniyle, işletme sırasındaki her saat için sekiz metreküplük bir tankere 800 Türk lirası ödemek zorunda kalıyorum" ifadesini kullanıyor.

Atık yönetimi ve çevresel riskler

Zeytin karasuyu, arıtılmadan doğaya bırakıldığında ciddi bir çevresel risk oluşturuyor. Yoğun organik madde, yüksek kimyasal oksijen ihtiyacı ve asitlik içeren bu atıklar, toprağın ve yeraltı sularının kirlenmesine yol açıyor. Açık havuzlarda bekletilen atık sular metan ve hidrojen sülfür gibi gazlar yayarak hava kalitesini de olumsuz etkiliyor.

Salqin'deki saha ziyaretleri, lisans şartı olan arıtma tesisi planlarının çoğunlukla kağıt üzerinde kaldığını gösteriyor. Birçok tesis atıklarını kanalizasyon sistemlerine veya yakındaki nehirlere boşaltıyor. Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) tarafından hazırlanan rapor, zeytinyağı tesislerinden kaynaklanan sıvı atıkların Suriye'nin bazı bölgelerinde yeraltı suyu kirliliğinin ana kaynağı olduğunu teyit ediyor.

Üretim ve ihracat verileri

Kategori Miktar / Değer
2026 Tahmini Zeytin Üretimi 412.000 ton
2026 Tahmini Zeytinyağı Üretimi 65.000 ton
İç Tüketim Ortalaması (Kişi başı) 2.6 kg
Geçen Yılki Yağ Fiyatı (Litre) 6 dolar
Beklenen Yağ Fiyatı (Litre) 8 dolar üstü

Tarım Bakanlığı Zeytin Bürosu Direktörü Abeer Jawhar, üretimdeki düşüşün bir nedenini zeytin ağaçlarının bir yıl verim verip ertesi yıl dinlenmesi olarak bilinen "periyodisite" olgusuna, diğer nedenlerini ise çiftlik yönetimindeki yapısal sorunlara ve tarım arazilerinin parçalanmasına bağlıyor. Bu faktörler çok sayıda ağacın kurumasına ve verimin düşmesine yol açıyor.

Su ve çevre uzmanı Hala al-Hamid, su kıtlığı çeken ülkelerin ihracat politikalarını yeniden gözden geçirmeleri gerektiğini savunuyor. Dış pazarlarda Suriye zeytinyağı şişeleri rafları süslerken, bu ürünlerle birlikte binlerce metreküp su da ülkeyi terk ediyor. Kaynak yönetimi politikalarının eksikliği, tarımsal ticareti ekonomik bir fırsat olmaktan çıkarıp su kaybını artıran bir unsura dönüştürüyor.

Bu inceleme, Ulusal Demokrasi Vakfı (NED) desteğiyle Suriye Medya ve İfade Özgürlüğü Merkezi (SCM) tarafından yürütülen bir proje kapsamında hazırlanmıştır.

REKLAMI KAPAT X