İran gerilimi kaynaklı enerji maliyetlerindeki yükselişin enflasyon görünümünü etkilediğine vurgu yapan ICBC analistleri, TCMB’nin nisan ayı toplantısında faiz artırımına gidebileceğini öngördü. İran savaşı enerji fiyatlarını yukarı yönlü baskılamaya devam ederken, TCMB’ye yönelik tahminler de şekillenmeye başladı. ICBC Yatırım, Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin ardından TCMB’nin nisan toplantısında politika faizini yüzde 40 seviyesine çıkarabileceğini söyledi. Mart ayında Merkez Bankası’nın bankaları politika faizi olan yüzde 37 yerine yüzde 40'la fonlamaya başladığını hatırlatan ICBC analistleri, günlük bülteninde şunları paylaştı: “Global piyasalar açısından oldukça olumsuz geçen bir Mart ayının ardından, ABD ve İran’dan gelen mesajları iyimser algılamak isteyen piyasalar Nisan ayına olumlu bir havada girmişti. Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam etmesine rağmen Brent petrol fiyatı iki günde %8 gerilemişti. Bu iyimserliği destekleyen unsurlardan biri de Trump’ın İran’a yönelik saldırıların 2-3 hafta içinde sona ereceği beklentisiydi. Ancak dün akşamki konuşmasında yine 2-3 hafta vurgusu yapmasına rağmen, genel ton olumsuzdu. Anlaşma sağlanamaması durumunda İran’ın elektrik altyapısına saldırılabileceğini ifade etti. Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikler sürerken (ve Trump’ın konuşmasından net bir mesaj çıkmazken), petrol fiyatları yeniden yükselişe geçti. [news_id:841408] Yıl sonu enflasyon tahmini Borsaların sürekli değişen haber akışına verdiği kısa vadeli olumlu/olumsuz tepkileri doğal karşılamakla birlikte, barışın kısa vadede sağlanıp sağlanmayacağından bağımsız olarak, son bir ayda yaşanan gelişmelerin etkilerinin görece uzun süre kalıcı olacağını düşünüyoruz. Bu nedenle yıl sonu enflasyon tahminimizi %25,5’ten %29’a, politika faizi beklentimizi ise %30’dan %35’e yükselttik. Bölgedeki gerilim devam ederken, yurt içinde odak enflasyon, faiz ve bu iki değişkenin yerel piyasalar üzerindeki etkileri olmaya devam etmektedir. Yarın açıklanacak Mart ayı enflasyonu için beklenti aylık %2,35 artış yönündedir (Şubat: %2,96). Öncü göstergelerden biri olarak değerlendirilebilecek İstanbul perakende fiyatları Mart ayında aylık %2,97 artmıştır (Şubat: %3,85). [news_id:840803] Ham petrol fiyatlarındaki %10’luk artışın tüketici enflasyonunu yaklaşık 100 baz puan artırdığı bilinmekle birlikte, kur üzerindeki baskının artması halinde bu etkinin daha yüksek olabileceğini değerlendiriyoruz. TCMB, yılın ilk Enflasyon Raporu’nda 2026 yılı için ortalama petrol fiyatını 61 dolar olarak varsaymıştı. Ancak yılbaşından bu yana Brent petrol ortalaması yaklaşık 77 dolar seviyesinde gerçekleşti. Petrol fiyatlarının yılın geri kalanında 100 dolar civarında kalması durumunda, %25 seviyesindeki konsensüs enflasyon beklentisinin %30’a yükselebileceğini öngörüyoruz. S&P son raporunda enflasyon tahminini %29’a, OECD ise %27’ye yükseltmişti. [news_id:837251] TCMB’nin enflasyon hedeflerinde olası bir revizyonun 14 Mayıs’ta yayımlanacak bir sonraki Enflasyon Raporu’nda duyurulması beklenebilir. Hatırlanacağı üzere, 12 Şubat tarihli raporda TCMB, 2026 yılı için enflasyon orta nokta hedefini %16 seviyesinde korurken, belirsizlik aralığını %15-21 olarak güncellemişti. Nisan ayı faiz tahmini Artan petrol fiyatlarının TCMB’nin para politikası üzerinde de etkili olmasını bekliyoruz. TCMB’nin 22 Nisan tarihli PPK toplantısında politika faizini, halihazırda fiilen kullandığı %40 seviyesindeki gecelik borç verme oranına yükseltmesini bekliyoruz. Yukarıda belirttiğimiz üzere, konsensüs enflasyon beklentilerindeki olası yukarı yönlü revizyonla birlikte yıl sonu politika faizi beklentisinin %30-31 seviyesinden %35 civarına yükselmesini bekliyoruz. Piyasada %40 olan gecelik borç verme oranında yaklaşık 160 baz puanlık artış fiyatlanmaktadır. Orta Doğu’daki gerilimin sürmesi halinde, TCMB’nin 11 Haziran toplantısında faiz indirimi için alanının sınırlı olacağını değerlendiriyoruz. Buna karşın piyasada, Haziran toplantısıyla birlikte faiz indirimlerinin yeniden başlayacağı fiyatlanmaktadır. “Olası faiz indirimi döviz talebini artırabilir” Nisan ayında yüksek gelebilecek bir enflasyon verisi sonrasında olası bir faiz indirimi, yatırımcıların TL dışı varlıklara yönelmesine neden olabilir. Hanehalkının %85’i önümüzdeki 12 ayda enflasyonun düşmesini beklemezken ve bu oran artarken (Ocak: %75, Şubat: %80), TL’nin cazibesini azaltabilecek olası bir hamle hanehalkının dövize olan talebi artırabilir. Bununla birlikte, artan jeopolitik risklere rağmen TCMB’nin rezervleri aracılığıyla kur oynaklığını yönetmeye devam edeceğini ve doğrudan politika faizi kullanılmasa dahi makroihtiyati önlemlerle TL’nin cazibesini koruyacağını düşünüyoruz.“ [news_id:841058]