Grönland'ın güvenliğini sadece ABD'nin sağlayabileceğini belirten Donald Trump, "Orası çok kilit, stratejik bir öneme sahip. Orayı alacağız ancak kaba kuvvet kullanmayacağız. II. Dünya Savaşı'nda orayı kurtardık ve Danimarka'ya geri verdik. Ne kadar aptalmışız" açıklamasında bulundu. 2025 yılında başkanlık seçimleri nedeniyle İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen zirveye video-konferans yoluyla katılan Trump, bugün de uçağında yaşanan arıza nedeniyle Davos'a gecikmeli katıldı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Davos’ta yaptığı konuşmadan öne çıkanlar şunlar oldu: "Biden yönetimi döneminde Amerika, düşük büyüme ve yüksek enflasyon anlamına gelen stagflasyon kabusuyla karşı karşıyaydı. Bu tablo, sefaletin, başarısızlığın ve gerilemenin reçetesiydi. Ancak politikalarımın hayata geçirilmesinden sadece bir yıl sonra bunun tam tersini görüyoruz. Neredeyse hiç enflasyon yok ve olağanüstü yüksek bir ekonomik büyüme var. Bu büyümeyi çok yakında herkes görecek. Ülkemiz daha önce böyle bir tabloyla hiç karşılaşmadı; belki de hiçbir ülke böyle bir şey yaşamadı. Son üç ayda çekirdek enflasyon yalnızca yüzde 1,6 oldu. Dördüncü çeyrek büyümesinin ise yüzde 5,4 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu oran, benim ve birkaç kişi dışında neredeyse kimsenin öngörmediği kadar yüksek. Göreve başladığımdan bu yana 1,2 milyondan fazla insanı gıda yardımı programlarından çıkardık. Biden’ın dört yıllık görev süresinde ülkemize kazandırılan yeni yatırım ise 1 trilyon doların altındaydı. Düşünün, 1 trilyon dolar bile değil. “Avrupa’nın bazı bölgeleri artık tanınmaz halde” Bu ekonomik mucizeyi nasıl başardığımızı, vatandaşlarımızın yaşam standartlarını daha önce hiç görülmemiş seviyelere nasıl yükseltmeyi planladığımızı ve belki de sizlerin ve geldiğiniz ülkelerin, bizim yaptıklarımızı izleyerek nasıl çok daha iyi bir noktaya gelebileceğini anlatacağım. Çünkü Avrupa’nın bazı bölgeleri artık tanınmaz halde. Gerçekten tanınmaz halde. Bunun üzerine tartışabiliriz ama aslında tartışılacak bir durum yok. Farklı ülkelerden gelen arkadaşlarım var; kimseyi rencide etmek istemem ama bana ‘artık tanıyamıyorum’ diyorlar. Üstelik bunu olumlu bir anlamda değil, son derece olumsuz bir şekilde söylüyorlar. Avrupa’yı seviyorum ve Avrupa’nın başarılı olmasını istiyorum. Ancak doğru yönde ilerlemediğini düşünüyorum. “Amerika kötüye gittiğinde dünya da kötüye gider” Tarih gösteriyor ki Amerika kötüye gittiğinde bütün dünya da kötüye gider. Biz düştüğümüzde siz de düşersiniz; biz yükseldiğimizde siz de yükselirsiniz. Enerji santrallerini kapatmak yerine açıyoruz. Etkisiz ve zarar eden rüzgar türbinleri inşa etmek yerine, onları söküyoruz ve yenilerinin yapılmasına onay vermiyoruz. Şunu fark ettim, bir ülkede ne kadar çok rüzgar türbini varsa, o ülke o kadar fazla para kaybediyor ve durumu da o kadar kötüye gidiyor. Rüzgar türbinlerinin neredeyse tamamını Çin üretiyor. Buna rağmen Çin’de rüzgâr çiftlikleri bulabildiğimi söyleyemem. Çin çok akıllı. Üretiyor, aptal insanlara bir servet karşılığında satıyor ama kendisi bunları kullanmıyor. "Dünyayı korumak için bir buz parçasını istiyoruz" Grönland'la ilgili birkaç şey söylememi ister misiniz? Aslında bu konuyu konuşmamın dışında tutacaktım ama söyleyeyim. Benim Grönland ve Danimarka halkına çok büyük saygım var. Hiçbir ülke ABD haricinde, Grönland'a sahip olmamalı. ABD haricinde hiçbir ülke Grönland'ı güvende tutamaz. Biz II. Dünya Savaşı'nda Grönland'ı kurtardık ve Danimarka'ya geri verdik. Ne kadar aptalmışız. Grönland'ın nadir elementlerine ihityacımız yok. Bizim Grönland'ı istememizin sebebi nadir elementler değil. Orası çok stratejik bir alanda ABD ve Çin arasında. Bizim orayı II. Dünya Savaşı'ndan sonra geri vermememiz gerekiyordu. Grönland'ı satın almak istiyoruz. Bu NATO'ya bir tehdit olmamalı. Bu NATO'yu güçlendirecek bir adım. Dünyayı korumak için bir buz parçasını istiyoruz ve bize bunu vermiyorlar. Başka hiçbir şey istemedik şu ana kadar. Bize 'hayır' dersiniz ve biz bunu unutmayız."